"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Meşveret, şûrâ ve şahs-ı manevî -1

Abdülbakî ÇİMİÇ
22 Haziran 2026, Pazartesi
Meşveret, istişâre ve şûrâ

Meşveret, yapılacak işler hususunda, ehil olan kişilere danışmak, onlardan görüş almaktır. Şûrâ ve istişâre kelimeleri de aynı kökten gelir. 

İstişâre Nedir?

İstişâre, bir konuda başkalarının görüşünü almak, danışmak ve fikir alışverişinde bulunmak demektir. Daha çok fiili, yani danışma eylemini ifade eder. 

Şûrâ Nedir?

Şûrâ ise, istişârenin kurumsallaşmış ve sistemli hâlidir. Bir meselenin ortak akıl ile görüşülüp karara bağlanmasını ifade eder. Bu yönüyle şûrâ, yalnız danışma fiilini değil, danışmaya dayalı yönetim ve karar mekanizmasını da içine alır.

Ancak aralarındaki fark vardır. İstişare; danışma fiilidir. Daha çok ferdî bir eylemdir. Bir fikir alma merhalesidir. Bir kişinin ihtiyacı için başkalarına danışması ve onların düşüncelerini almasıdır. Şûrâ ise; danışmaya dayalı bir sistem ve meclistir. Daha çok geniş bir heyetin çalışma sistemini ve fikirlerin ortak karara dönüşmesini ifade eder. Bir topluluğun ortak akıl ile çalışma meclisini ihtiva eder. Bediüzzaman da eserlerinde çoğu zaman bu iki kavramı birbirini tamamlayan şekilde kullanır. “Meşveret-i şer’iye”, İslâmî ölçüler içinde yapılan istişareyi ifade ederken; “şûrâ” ise bu istişarenin toplum ve yönetim hayatındaki kurumsal tezahürünü anlatır. Bu sebeple denilebilir ki: İstişâre, şûrânın temel taşıdır; şûrâ ise istişârenin sistemleşmiş ve kurumsallaşmış şeklidir. Yani her şûrâda istişâre vardır; fakat her istişâre mutlaka şûrâ seviyesinde kurumsal bir yapı anlamına gelmez.

Peygamber Efendimiz(asm) meşverette ısrar ediyor

Hz. Peygamber (asm), hemen her hususta Ashâbıyla meşveret eder, onların görüşlerini alırdı. Ebu Hüreyre (ra), Resûlullah’ın bu yönüyle alâkalı olarak şu tespitte bulunur: “Ben, Resûlullah’tan daha fazla arkadaşlarıyla meşveret eden birini görmedim.”1 Bedir, Uhud, Hendek Harbleri öncesi, Ashâbına danışmış, onların fikirlerini almış, ona göre hareket etmiştir.2 Meşveret, hak ve hakikati ortaya koyma ve mevcut şartlar içinde yapılması gerekeni en isâbetli şekilde belirleme imkânı verir. 

Allah, Âl-i İmrân Sûresi’nde Uhud Harbi’nin mağlubiyetinden sonra Peygamber Efendimiz’in (asm) Ashâbına karşı hareketini şöyle övüyor: “O zaman, Allah’tan bir rahmet sebebiyle onlara yumuşak davrandın. Ve eğer sen, kaba, katı yürekli olsaydın, mutlaka senin etrafından dağılırlardı. Artık onları affet ve onlar için mağfiret dile ve işler konusunda onlarla müşâvere et (danış). Azmettiğin zaman, artık Allah’a tevekkül et. Muhakkak ki Allah, tevekkül edenleri (Allah’a güvenenleri) sever.”3 Hz. Ali’nin (ra rivâyet ettiğine göre, Resûlullah’tan bu ayette geçen “azim” ile neyin kastedildiği sorulmuş, o da “Rey ehli kimselerle istişâre etmek, sonra da ona tâbi olmaktır.”4 cevabını vermiştir.

Peygamberimiz (asm), hem sözleriyle hem de tatbikatıyla meşveret ve istişârenin İslâm hayatındaki önemini göstermiştir. Kur’ân’ın kendisine hitaben: “İş hususunda onlarla istişâre et.”5 emrine muhatap olmuş, vahiy ile desteklenmesine rağmen Sahabeleriyle sık sık istişâre etmiş ve ümmetine numune-i imtisâl olmuştur. İstişâre hakkında “Allah bunu (istişâreyi) benim ümmetime bir rahmet kıldı. Onlardan her kim istişâre ederse, doğrudan mahrum olmaz, her kim de terk ederse hatadan kurtulamaz.”6 buyurmuştur. Öyleyse “Akıl sahipleriyle istişâre edildikten sonra ona itaat et.” 7 olan emr-i peygamberiye tâbi olmak gerekir.

Dipnotlar:

 1- Tirmizî, Cihad, 35.

 2- İbni Kesir, II, 128-129.

 3- Al-i İmran Suresi:159

 4- İbn Kesir, 3:159 tefsiri

 5- Âl-i İmrân Suresi: 159

 6- https://sorularlarisale.com/makale/mesveret-ve-kurallari-hakkinda

 7- Ebû Mansûr el-Mâtürî, Te’vîlâtü’l Kur’ân, c. 2, s. 510

Okunma Sayısı: 197
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı