"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mülâkat mağdurları ile kart memurları

Mehmet KARA
22 Haziran 2026, Pazartesi
Seçim meydanlarında verilen sözlerden biri de kamuya alımlarda mülâkatın kaldırılmasıydı.

Aradan geçen zamana rağmen bırakın kaldırılmasını, mülâkat uygulaması bütün hızıyla devam ediyor. Sonuçta binlerce mülâkat mağduru ortaya çıktı.

Özellikle öğretmen alımlarında uygulanan mülâkat sistemini eleştiren eğitim sendikaları, kamu vicdanında karşılığı olmayan, ürettiği sosyal maliyet telafi edilemeyen ve öğretmen adayından çok mağdur üreten bu uygulamanın hâlâ sürdürülmesini kabul edilemez buluyor. 

KPSS’den yüksek puan almasına rağmen mülâkatta elenen memur adayları bulunurken, diğer yandan “istisnaî kadro” adı alında imtihansız, mülâkatsız memur atamaları yapılıyor. Basın danışmanlığı ve özel kalem bazı kişiler daha sonra farklı görevlere atanıyor.  Yeni kadro tahsis edildiğinde ise eski kadrodakilerin, kamuoyunda “kart memuru” olarak adlandırılan şekilde işe gitmeden maaş almaya devam ettikleri görülmektedir. 

Konu Meclis genel kurulda bir karışıklığa ve karşılıklı atışmalara neden oldu.

Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, iktidar partisi grup başvekilini kast ederek, “Sınava girmeden memur olamazsın. KPSS’ye giren öğrencilerin hakkını çalmışsın” dedi. Hedef alınan grup başkanvekili bunun yasal olarak verilmiş bir hak olduğunu belirterek kendisini savundu.

Oturumu yöneten MHP’li Meclis Başkanvekili Celal Adan’ın, “Allah diyen, demokrasiye inanan 30 bin lira aylığı olmasına rağmen Cenab-ı Allah’a şükredip isyan etmeyen çok büyük bir milletiz” şeklindeki sözleri ise dikkat çekti.

Bir tarafta açlık sınırının çok altında gelirle hayat mücadelesi veren asgarî ücretliler ve emekliler, diğer tarafta işe gitmeden maaş alan “kart memurları”… 

Bir yanda 30 bin liraya şükretmek zorunda bırakılan insanlar, diğer yanda bakanlıklar önünde hak ararken ters kelepçe ile gözaltına alının mülâkat mağdurları…

Ülkeyi yönetenler gelir adaletsizliğini, milyonlarca insanın açlık sınırının altında yaşadığını ve mağduriyetleri görmüyor. Görselerdi “ekonomi iyi yolda” demek, yerine çözüm üretilirdi.

Bu tablo, yalnızca ekonomik bir sorun değil; aynı zamanda adalet ve eşitlik sorunudur.

***

CHS YÜRÜMÜYOR

Partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin (CHS) Türkiye’ye uymadığı her geçen gün daha net görülüyor. Sistemin yürürlüğe girdiği ilk yıllarda aksayan yönlerinin düzeltilmesi amacıyla komisyonlar oluşturulacağından söz edilmişti. Ancak bugün yeni anayasa tartışmaları yeniden gündeme gelirken, CHS’nin kendisi neredeyse hiç konuşulmuyor.

Oysa tek bir kişinin belirleyici olduğu bu sistemin sağlıklı işlemediğini gösteren pek çok örnek var. Bir gece bir üniversitenin kapatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararı yayınlanırken, 24 saat geçmeden aynı üniversitenin eğitim faaliyetlerine devam edeceğine dair yeni bir karar alınabiliyor.  

CHS’yi en iyi anlatan örneklerden biri de Resmî gazetede yayınlanan bir kararnameydi.

Başlık, “Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi” yazıyor. Devamında ise “Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı hakkında Cumhurbaşkanı kararnamesinde değişiklik yapılmasına dair cumhurbaşkanlığı kararnamesi…” yer alıyordu. Sistemin özeti bu.

CHS’nin en büyük eksikliği ise TBMM’nin güçsüzleştirilmesidir. Meclis’in denetim yetkisi büyük ölçüde ortadan kaldırıldı. Güvenoyu ve gensoru mekanizmaları kaldırıldı. Bakanlar milletvekilleri arasından seçilmediği için Genel Kurul’a gelip milletvekillerinin sorularını doğrudan cevaplayamıyor. Sözlü soru uygulaması sona ererken, yazılı soruların da önemli bir bölümü süresi içinde cevaplandırılmıyor

TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli’nin TBMM Başkanlığı’na verdiği “yazılı soru önergelerinin akıbetine” ilişkin soru önergesini cevaplamış. Cevaba göre, milletvekilleri tarafından verilen toplam 44 bin 154 yazılı soru önergesinden 12 bin 742’si henüz cevaplanmadı. Soru önergesinden ancak 6 bin 157’si süresi içinde, 24 bin 53’ü süresi geçtikten sonra cevaplandırılmış.

Bakanlıklar arasında en fazla yazılı soru önergesinin 6 bin 82 önerge ile Adalet Bakanlığı’na yöneltilmiş olması, adalete olan ihtiyacı gösteriyor.

***

ÇÖZÜM: GPS

Bütün bu örnekler, CHS’nin ciddî sorunlar ürettiğini gösteriyor. Türkiye’nin daha fazla istişareye, daha güçlü denetime ve kuvvetler ayrılığının daha etkin işletildiği bir yönetime ihtiyacı var. Bu nedenle “güçlendirilmiş parlamenter sistem” tartışmasının yeniden gündeme gelmesi kaçınılmaz görünüyor.

Okunma Sayısı: 219
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı