"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Siyasî tercihlerde ölçü

Hüseyin GÜLTEKİN
22 Haziran 2026, Pazartesi
Vatandaş olarak herkes istediği bir siyasî partiye taraftar olabilir, rey vererek destekte bulunabilir.

Rey verirken de karşılığında şahsı için herhangi bir maddî-manevi menfaat veya makam mevki beklentisine girmeden destekte bulunmalıdır. Yoksa herhangi bir menfaat karşılığında verilen desteklerde, Üstad Bediüzzaman’ın ”menfaat üzerine dönen siyaset canavardır” sözüyle ifade ettiği gibi, o siyaset bir gün gelir her iki taraf için de yırtıcı bir canavara dönüşebilir.

Ayrıca menfaate dayalı pazarlıklar üzerinden her hangi bir partiye rey kullanılarak verilen destekler zamanla taraftarlığa dönüşür ve bu duruma düşen kişi desteklediği siyasî partinin açıkça yaptığı yanlışları, hata ve kusurları görmezden gelmenin ötesinden savunmaya kalkışır; bilerek veya bilmeyerek partinin yaptığı haksızlıklara hukuksuzluklara ortak olur.

Böyle bir vebale ve bir tehlikeye girmemek için hemen her konuda olduğu gibi bu meselede de Üstad Bediüzzaman’ın tercih ve tavırlarını örnek almakta fayda var.

O, siyaseti dinsizliğe alet eden partilere, dinî değerler üzerinden siyaset yapan siyasî kadrolara, ayrıca ırkçılık üzerinden siyaset yapan partilere şiddetle karşı olduğunu Risale-i Nur’un muhtelif yerlerinde açıkça belirtmiştir.

Ayrıca aktif fiilî siyasetten şiddetle kaçınan Üstad Bediüzzaman, hiçbir karşılık beklemeden bütün siyasî partilere ikaz ve tavsiyelerde bulunmuştur.

Bu gibi siyasî tavır ve duruşlarına ilave olarak Üstad Bediüzzaman’ın hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde Demokrat siyasî kadrolara açıkça destek verdiğini görüyoruz.

Hak ve hürriyetler üzerinden siyaset yapmaya çalışan demokratların başa gelmeleri için; “vatan, İslâm ve Kur’ân” adına dua ederek, onlara nokta-i istinat olarak yardımcı olan Üstad Bediüzzaman’ın talebelerine bu yönde tavsiye ve telkinlerde bulunduğunu biliyoruz.

Bediüzzaman Said Nursî’nin Demokratlara verdiği bu önemli desteklerle birlikte, onlara özetle şu hususlarda ikaz ve tavsiyelerde bulunduğu görüyoruz: "Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez" ayeti gereğince kurunun yanında yaşın yakılmaması; "Milletin efendisi ona hizmet edendir" hadis-i şerifi doğrultusunda memuriyetin bir tahakküm aracı değil, bir hizmetkârlık makamı olduğu; ayrıca hak ve hürriyetler çerçevesinde bütün vatandaşlara eşit muamele edilmesi gerektiği...                     

Üstad Bediüzzaman’ın kesin ve net tavır ve tercihleri böyle olmakla birlikte, Risale-i Nurlar’dan haberdar olduklarını bildiğimiz bazı dostların, özellikle darbe dönemleri başta olmak üzere, demokratların zaafa uğradığı ve demokratlıkla alâkası olmayan bazı siyasî hareketlerin siyaset sahnesinde yer aldığı dönemlerde farklı tavırlar sergilediklerine çok defa şahit olunmuştur.

Ve maalesef bugüne kadar, milletten rey devşirerek kendilerini ‘demokrat’ olarak lanse eden siyasî partilerin, uyguladıkları yanlış politikalarla gerçek demokrasi anlayışıyla bir bağının ve benzerliğinin olmadığı ortaya çıkmıştır. Ancak çoğu zaman iş işten geçmiş, her seferinde bunun ağır bedelini vatandaş ödemiştir.

Okunma Sayısı: 3331
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Enes

    3.07.2026 08:46:07

    Dindarları halk partisinden, solcu zihniyetten, Kemalist kafalardan başka terörist ilan eden yok. Hüseyin bey bu konuda çok haklısınız.

  • Hüseyin İlhan

    2.07.2026 08:49:38

    Evet evet.Ahir zaman hızlı işliyor .Zira din adına diyerek din kardeşini katledene,din diyerek dini tahrip edene,dindarları terörist ve vatan haini gösterene,dindarları her haksızlığı yapacak biri olarak lanse edene ama yedikleri haram mama ile savunanlara veyl olsun.

  • Enes

    29.06.2026 08:59:38

    CHP'nin zulümlerini hafife alacak bir hüsnü zan sahibi olacak kadar safdil olmak bir hıyanet olur. Allah o dehşetli şahsın damına düşmekten muhafaza eylesin. Onlarla omuz omuza verecek kadar hüsnü zan sahibi olmaktan bizleri korusun.

  • Ömer

    26.06.2026 15:56:43

    CHP Yeni Asya ‘ya karşı haksız yere yapılan ayrımcılık konusuna değinmesi, Bandrol meselesinde baş olması, Yeni Asya,nın ilanını meclis kürsüsünden dile getirmesi , demokrasi,hak,hukuk, dile getirmesi insanlık adına yapılanları görmeyip,CHP ‘likle suçlamak nasıl bir partizanlıktır hayret doğrusu. Lahikaları ve müdafaaları çok okumak lazım vesselam.

  • Yusuf Hani

    23.06.2026 23:26:45

    Dinde hassas muhakemeyi akliyede noksan kardeşlerimizden bazıları demokrasi adına chpnin içinde olduğu tarafta yer alıyorlar maalesef. Bunu kendilerine nasıl tevil ediyorlar insan hayret ediyor. Bir Müslüman chp ile aynı safta yer alabilir mi...

  • Ömer

    22.06.2026 18:53:10

    Dinde hassas muhakemeyi akılda noksan;isim ve şekle göre yorum ve değerlendirme yapanlar Bediüzzaman’ı ve lahikaları ve Risale-i Nurları anlamak istemiyen eneleri kör, tavan yapanlar enes’i olmuş pelikanlar tuti kuşları gibi nakarat ederler. Demokrattan ne anladıklarınıda ifade etselerde bilsek.Kaleminize sağlık tebrikler

  • Enes

    22.06.2026 09:16:41

    Biliyoruz ki Üstad CHP ile din adına siyaset yapanları aynı kefeye koymuyor. CHP'nin iktidar olmasına kesinlikle karşı. Zaten halkçılar için onları bu millet iktidara getirmez diye de bir öngörüsü var. Ama dindarlar için belli şartlarda iktidar olabilirler diyor. Bu farkı gözden kaçırmamak gerek. CHP ilr dindarların partisi aynıdır demek Üstadımızın demediği bir şeydir.

  • Burhan Kula

    22.06.2026 01:04:52

    Oy verirken birçok kişinin ve sözde muhafazakarın ölçüsü; şahsi menfaati çıkarı adaveti ve hasedi nereye götürüyorsa oraya gidiyor, Adalet hukuk din iman, hürriyet demokrasi, vebal mebal de çoğunluğun umurunda bile değil, yıllardır görüyoruz görmeye de devam ederiz..

  • Recep Ayer

    22.06.2026 00:46:51

    3-Sonrasında 1950 seçimlerini kazanınca ve ezanı aslına çevirince de memnuniyetini belirtir.Tebrik eder.Burada azamüşşer karşısında bir ehveni şerrin desteklenmesi hadisesi vardır.Bunu es geçersek analizimiz üstadın benimsemiş olduğu Kur ani perspektife çok uygun olmaz.Azamüşşerrin gelme ihtimali olmadığı bir denklemde analiziniz büyük ölçüde doğrudur.Ancak azamüşşerrin gelme ihtimalini olduğu bir denklemde bunun karşısındaki hareketin cereyanın sadece ismi demokrat olmadığı için desteklenmemesi de ayrı bir problemdir.İçtimai hayatımıza dair bir hakikate işaret eden mektubun sonunda ise " Dindar Demokratlar, hususan Adnan Menderes gibi zatların hatırları için, otuz beş seneden beri terk ettiğim siyasete bir iki saat baktım ve bunu yazdım. "der.Siyaset yine üstadımızın meşgalesi değildir.Mecbur kaldığı için bakmıştır sonrasında da.

  • Recep Ayer

    22.06.2026 00:41:52

    2-Emirdağ Lahikası 1 in sonuna doğru olan mektupları okuduğumuzda bu mektuplarda 1950 seçimlerinin hemen öncesine rastgelen kimi hadiselerin anlatıldığını ve üstadın siyasete mesafeli, ve Risale i Nur hizmetini esas alan duruşunu görürüz. Tabiri caizse hayat gayesini buna vakfettiğini ve talebelerini buna teşvik ettiği tarzını görürüz.Siyasete yine mesafelidir.Ancak kendisiyle ve hizmetle uğraşan bir siyasi harekertin karşısına bu sefer onunla uğraşan ve zayıflatan bir siyasi cereyanın olmasından da memnundur.

  • Recep Ayer

    22.06.2026 00:28:48

    1-Risale i Nur eksenli siyasi analizlerde hakikatten kopmamak ve uzaklaşmamak gibi bir mesuliyetimiz de var.Son elli yılda yaşanılan siyasi hadiselerde ve ülkemizde bizzat yaşamış olmak ve aynelyakin kimi zaman hakkalyakin şahitliklerimiz ve üstadımızın siyasi ölçülerini bunlara tabiri caizse uyarlamakta fikri farklılıkların olduğu bir vakıadır.Üstad 1950 öncesini yaşamış biri olarak 1950 de DP nin iktidara gelmesi ve ezanın aslına çevrilmesiyle sevinmiştir.Müsbet icraatleri takdir etmiş ve ikazlarını da yapmıştır.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı