Ayasofya Camii, 537 yılında Bizans İmparatoru Justinianus tarafından kilise olarak inşa edilmişti. 1453’te İstanbul’un fethiyle Fatih Sultan Mehmed tarafından camiye çevrildi. Minareleri, mihrap ve minberiyle Ayasofya, fethin askerî zaferden ibaret olmadığını ilân eden bir mana kazandı.
Bediüzzaman Said Nursî, Ayasofya’yı şeair-i İslâmiyeyi temsil eden, İslâm’ın İstanbul’daki manevî mührü olarak ele alır. Ayasofya, fetih gününün ruhunu, tevhidin sesini ve bu topraklarda İslâm'ın sürekliliğini hatırlatan güçlü bir şahittir.
Ne zaman müze oldu?
Ayasofya 24 Kasım 1934’te Cumhurbaşkanı M. Kemal’in teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile 1 Şubat 1935’te müze olarak ziyarete açılmıştı. Bediüzzaman Said Nursî Ankara’da M. Kemal ile yaptığı görüşmede Ayasofya misâli üzerinden Müslüman bir devlet adamının nasıl olması, neler yapması gerektiğini anlatarak caminin şeâir-i İslâm cihetine dikkat çekmişti. Cami olması için çok defa tahşidat yapmıştı.

Ayasofya HIristiyanlığın İslâmiyet'e teslimidir
“Ayasofya Hıristiyanlığın İslâmiyet’e devir ve tesliminin bir abidesidir. Bunun için kilise iken cami olmuştur. Elbette tekrar camiye çevrilecektir.” 1
Başbakan Menderes’e hitaben yazdığı bir mektubunda ise demokratlara şöyle seslenir: "Ezan-ı Muhammedî’nin (asm) neşriyle demokratlar on derece kuvvet bulduğu gibi; Ayasofya’yı, beş yüz sene devam eden vaziyet-i kudsiyesine çevirmek… Âlem-i İslâmı, hattâ bir kısım Hıristiyan devletlerini de memnun etmek için, Ayasofya’yı muzahrafattan temizleyip ibadet mahalli yapmaktır.“ 2
86 yıl boyunca müze olarak hizmet veren Ayasofya, "Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi" ismiyle, kılınan Cuma namazı ile 24 Temmuz 2020 tarihinde resmen ibadete açıldı.
Dipnotlar:
1- Son Şahitler, c. 1, s. 244.
2- Emirdağ Lâhikası, s. 396.