"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Bir aileden bir kurban yeter’

Mikail YAPRAK
13 Şubat 2020, Perşembe
Yüzyıllardır geçerliliğini sürdüren atasözlerimiz vardır.

Lâkin şu “Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir” atasözü bu gidişle biraz sorgulanır hale gelecek gibi.. Zira artık bazı meseleler Perşembe sabahı bile belli olmuyor. Aslında atasözünün asâletine ve doğruluğuna bir halel gelmiş değildir. Asıl sorgulanması gereken biziz, kendimiziz ve şu gaflet perdeleri alabildiğine kalınlaşmış insanlardır! Çünkü gelmekte olanın haberini değil Çarşamba’dan; çok öncesinden almamıza rağmen gaflet uykusundan uyanamıyoruz! 

Hani kıssadan hisse babından anlatılır ya.. Hazret-i Azrail, Yakup Aleyhisselâm’a; canını almaya gelmeden önce haberci göndereceğine dair söz vermiş. Son bir görüşmede, Yakup Aleyhisselâm’ın, “Yine ziyaret için mi, yoksa canımı almak için mi geldin?” sorusuna; Azrail Aleyhisselâm’ın, “canını almaya geldim” demesine karşılık, ona nazı geçen Yakup Aleyhisselâm, “Hani bana önceden haber gönderecektin” demiş. Ve… Hazret-i Azrail, bütün insanların kulaklarına küpe olması gereken şu sözleri söylemiş:

“Aslında sana üç haberci gönderildi. Önce siyah iken ağaran saçın, güçlü iken halsizleşen vücudun ve dimdik iken kamburlaşan belin. Ey Yakub, işte bunlar Cenab-ı Hakk'ın âdemoğullarına gönderdiği ön habercilerdir.''

Kaldı ki, ecel gizlidir. Genç, ihtiyar demeden her an gelebilir ve Azrail Aleyhisselâm da bir vazifedar olarak, ansızın orada hazır olur.

*

Evet, asıl sorgulanması gereken, dünyanın gidişatında rol üstlenen sorumlulardır! Halklarının ve ülkelerinin bugünlerini karışıklığa, yarınlarını karanlığa gark eden gafil liderlerdir! Ebedî dünyada kalacaklarmış gibi, makamlarına ve koltuklarına sımsıkı sarılıp, bu uğurda her şeyi gözden çıkaranlardır. Müslüman olup, İslâm ülkelerinin başında bulunup “Müslümanca” yaşamayan zalimlerdir! Onların her birisine birer Hazret-i Ömer tokadı lâzım ki, demiş: “Bir aileden bir kurban yeter!”

Evet, bu söz; ağır yaralı yatağında iken, oğlu Abdullah bin Ömer’in halife tayin edilmesi, kendisinden istenince, adaletiyle meşhur o Halife-i Zîşan’ın, dünya durdukça unutulmayacak bir sözüdür: “Bir aileden bir kurban yeter!”

Demek ki, “Emir’ül Mü’minin” olmayı, hak ve adalet yolunda kurban olmakla aynı görmüş... Ah bir ibret alınabilse!

*

Bizim Avusturya Mektubu’na, yani Perşembe’lik yazımıza gelince… Aslında üç gün öncesinden belli olurdu… Yani Çarşamba’ya bile kalmazdı...  Ama bu defa, Çarşamba sabahına kadar, “yazmamacasına” bir belirsizlik hâkimdi… Ama ne olduysa oldu, Perşembe’nin gelişi yine Çarşamba’dan belli oldu... Yani bu atasözü, bizim canipte hamdolsun bir sıkıntı yaşamıyor… Düşünüyorum da… Acaba bir yazının sorumluluğu bizi bu kadar tedirgin ediyorsa; milletlerin, ümmetlerin sorumluluklarını ve tüyü bitmemiş yetimlerin haklarını zayıf omuzlarına yüklenenler buna nasıl tahammül ediyorlar!  Acaba çok güçlü olduklarından mı, yoksa çok gafil olduklarından mı? Düşünmesi bile, omuzları çöktürüyor!

Okunma Sayısı: 1647
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mikail Yaprak

    13.2.2020 17:56:14

    Evet Mustafa kardeşim, aynen dikkat çektiğin şekilde ifadeyi düzeltiyorum. "Ey Yakub, işte bunlar Cenab-ı Hakk'ın âdemoğullarına gönderdiği ön habercilerdir.”

  • Mustafa Şahin

    13.2.2020 11:48:45

    Aziz kardeşim, yazılarınızı zevkle okuyorum ve inanın çok da istifadeli oluyor, Allah razı olsun, son yazınızda bir cümleye takıldım, ne de olsa Hoca abi (İsmail Yaprak) ile yılllarımız tetkikat ve mütalaa ile geçti. Bunu en iyi bilen sizsiniz. Cümle şu: “Aslında sana üç haberci gönderdim. Önce siyah iken ağaran saçın, güçlü iken halsizleşen vücudun ve dimdik iken kamburlaşan belin… Ey Yakub, işte bunlar benim âdemoğullarına gönderdiğim ön habercilerdir.” Burada benim ademoğullarına gönderdiğim yerine Cenab-ı Hakkı nazara verip, O'nun ölümün habercileri olarak size gönderdiği ön haberci olsa daha iyi olmazmıydı. Selam ve Dua ile Allah'a emanet olun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı