Fatih Sultan Mehmet, yanında Vezir Mehmet Paşa olduğu halde hocası ve devrin en büyük âlimi Akşemseddin’in huzuruna girer ve ona selâm verir. Akşemseddin oturduğu yerden “Ve aleykumu’sselâm, Hoş geldin Mehmet” diye karşılık verir. Görüşmeden sonrapadişah gitmek için müsaade ister. Yine Akşemseddin oturduğu yerden “Güle güle Mehmet” diye onu uğurlar. Başka bir gün Hoca Akşemseddin Fatih’in ziyaretine gelir. Yanında yine Vezir Mehmet Paşa vardır. Padişah hocasını kapıda karşılar, elini öper ve yanına oturtur. Giderken de onu kapıya kadar uğurlar ve elini öper. Hoca gittikten sonra Mehmet Paşa padişaha: “Hünkârım! Geçenlerde bu hocanın yanına gittik. O size ayağa kalkmadı. O gelince siz onu kapıda karşıladınız ve uğurladınız. Bu ne iştir?” Fatih:“Paşa, o ilmin izzetini muhafaza etmek için öyle yaptı. Doğrusu da budur. Ben de onun şahsında ilme saygılı davrandım. Benim yaptığım da doğrudur” diye cevap verir.