"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yazar Bekir Yıldız’ın annesi Hatice Yıldız ve Bediüzzaman

Misbah ERATİLLA
28 Ağustos 2020, Cuma
Hatice Yıldız, oğlu Bekir ile karakol karşısındaki iki katlı eve gitmek için sokak başına gelir.

Korku ve endişe içinde etrafına birkaç kez baktıktan sonra oğlu Bekir’in elini sıkı bir şekilde tutarak hızlı adımlarla evin kapısına gelir. Kapının ipini çekerek açılan kapıdan içeri girer. Merdivenleri heyecanla adımlar ve Bediüzzaman’ın kaldığı odanın kapısına kadar gelir. Bohça içinde sarılı yıkanan çamaşırları kapıyı açarak önüne bırakır ve “Üstadım çamaşırlarınızı yıkadım. Bir isteğiniz var mı?” der. 

Bediüzzaman “Allah razı olsun hemşire” dedikten sonra yedi yaşındaki Bekir’i yanına çağırır ve başını okşadıktan sonra yıkanan çamaşırın parasını Bekir’in avucuna bırakır. Hatice, Bediüzzaman’ın karşılıksız bir şey yaptırmadığını bildiğinden sesini çıkarmaz ve izin isteyerek ayrılır. Hatice Yıldız, namı diğer “Urfalı Hatice” Bediüzzaman Hazretleri Kastamonu’da kaldığı süre içinde bazı zamanlar çamaşırlarını yıkar, elbiselerini yamar ve yemeğini yaparak hizmetlerinde bulunur. Bu hizmet için bazen kızı Emine ile bazen de oğlu Bekir veya Ali ile evine giderdi. Özellikle Hatice’nin küçük kızı Emine, Bediüzzaman’ın yanına sık sık gider gelirdi. Hem polis kızı hem de küçük olduğundan kimse ona karışmazdı. Emine her gidiş gelişinde koltuk altına tashih için kitap getirir, çıkarken de tashih edilen kitapları annesine verirdi. Hatice Yıldız bu kitapları gitmesi gereken yerlere ulaştırır ve bir nevi Nur postacılığı görevini yapardı.

Bediüzzaman Barla, Isparta ve on bir aylık Eskişehir hapsinden sonra Kastamonu’ya sürgün olarak gelince ilk üç ayını karakolda geçirdi. Daha sonra sürekli gözetimde tutularak karakolun karşısındaki eve yerleştirilir. Şehre “Sürgün bir hoca gelmiş” diye haber yayılınca herkeste bir merak uyanır ve kısa zamanda kitapları gizliden gizliye elden ele dolaşmaya başlar.

Polislerin bir kısmı amirlerine yaranmak için ona keyfi bir şekilde zulüm ederken bir kısmı da ona derin hürmet duydu. İşte Bediüzzaman’a hürmet duyanlardan biri de komiser Şükrü Yıldız’dır. Komiser Şükrü Yıldız, Urfalı Hacı Bekir Ağanın en küçük oğludur. Babasının ölümünden sonra kardeşleri arasında mal paylaşılır. Şükrü eline geçen malını mülkünü kısa zamanda harcayarak sefil hale düşünce polisliğe müracaat eder ve polis olarak Van’da göreve başlar. Komiser Şükrü’nün 1935 yılında Van’dan Kastamonu’ya tayini çıkar. Komiser Şükrü’ye verilen görev, Bediüzzaman’ı takip etmek ve hakkında rapor hazırlamaktı. Komiser Şükrü ibadetini yerine getiren biri değildi, ama inanca saygılı olmasından Bediüzzaman’a yardım edenlere ses çıkarmadığı gibi gizliden izin dahi verirdi.

Komiser Şükrü’nün hanımı Hatice Yıldız, Bediüzzaman’ın ismini duyduktan sonra meraklanır Risaleleri bulur ve okumaya başlar. Daha sonra da yazar. Hatice Yıldız Risalelerle tanıştıktan kısa bir süre sonra imanı şefkatiyle yoğrularak dönemin karanlık ve zor günlerinde bir “Asr-ı Saadet” kadını olarak iman meşalesini korkusuzca yakar. Hatice, aslen Ermeni bir babanın kızı olarak dünyaya gelmiş ve zamanın acımasız dalgaları arasından Şükrü Yıldız’la evlenir. Sahipsiz kimsesiz gönlü kırık çıktığı hayat yolculuğunda Bediüzzaman ve Risale-i Nurlar’la tanıştıktan sonra kendini İslâmiyet’in güven ve şefkatli kucağında bulur. Her sıkıntıya göğüs gererek ihlâsla Rabbine teslim olur. Bu yürüyüşü son nefesine kadar sebatla devam eder.

Bediüzzaman, Komiser Şükrü Yıldız’a “Vazifeni yap, Allah’a tevekkül et, seni ihbar eden, kendisi zarara uğrar” deyip ona korkmamasını söyler.

Komiser Şükrü’nün tayini 1942 yılında Tosya’ya çıkar ve bir yılı dolmadan Antep’in Nizip ilçesine tayin olur. Risale-i Nur ile bağlantısından dolayı Nizip’te evlerine baskın düzenlenir ve komiser Şükrü Adana’ya sürülür. Daha sonra da İstanbul’a tayini çıkar ve oraya yerleşirler. Hatice Yıldız gittiği her şehirde imanın verdiği güçle Risaleleri ihtiyaç sahiplerine dağıtarak yetiştirir, her yerde Bediüzzamanı ve Risale-i Nurlar’ı anlatır. Hatice Yıldız’ın oğlu yazar Bekir Yıldız “Annemin Said Nursî’ye bağlılığı ölünceye kadar devam etti. El yazma kitaplarını ömrü boyunca okudu. Basılı kitaplarını “posta” vazifesini üstelenerek gizli gizli dağıttı. Babam Kastamonu’dan sonra Tosya’ya oradan da Nizip’e tayin oldu. Annem burada da Risale-i Nur’un yaygınlaşması için çalıştı. Ankara’dan gelen emirle evimiz basıldı. Said Nursî’nin kitaplarını arıyorlardı. Annem benim için bir gün doğru yolu bulacağıma hep inandı” diye annesini anlattı. 

Hatice Yıldız, üç kızı ve iki oğlu içinde en çok Emine adlı kızından memnundu. Diğer evlâtları için ağlayarak hidayetlerine hep duâ etti. Hatice Yıldız, kocası Şükrü için “Sinirli biri idi, ama hizmetlerime ses çıkarmaz her defasında Bediüzzaman için o mübarek bir hocadır” derdi.

Hatice Yıldız 1959 yılında İstanbul’da yapılan ilk hanımlar dersinde yerini aldı ve halkanın genişlemesi için son nefesine kadar çalıştı. Çok sevdiği ezanın okunduğu saatte 1982 yılında ruhunu Hakk’a teslim etti.

Kaynak: Yasemin Güleçyüz, Şefkat Kahramanları 

Okunma Sayısı: 2014
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hasan Muharrem okur

    28.8.2020 21:20:13

    Allah razı olsun.Şefaatlerine nail eylesin

  • Abdulkadir

    28.8.2020 15:51:13

    Allah(cc);Hatice anamız gibilerin sayısını arttırsın İnşaALLAH.Kaleminize sağlık Misbah ağabeyim...

  • HAYRETTİN YILDIZ

    28.8.2020 15:20:52

    ALLAH RAZI OLSUN. Onun gibi hanımların sayısını ALLAH Çoğaltsın

  • Mehmet Emin

    28.8.2020 10:32:02

    Saffı evvel ablamızı rahmetle ve hürmetle anıyorum.Kalemine sağlık.

  • ihsan pilatin

    28.8.2020 10:10:35

    Allah razı olsun. Kalemin güç ve kuvvet bulsun, hocam.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı