"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hastaya ve hastalığa bakış

Mustafa Gönüllü
06 Ekim 2020, Salı
Eğitimimizde ve bilhassas tıp eğitiminde her zaman hastalıkların görünen yönleri anlatılmış, oluşum sebepleri, korunma yolları ve tedavilerine odaklanılmıştır.

Manevî cihetler ise hep gözardı edilmiştir. Böyle olunca da hastalıkların asıl mahiyeti anlaşılamamış, gönderiliş amaçları fark edilememiştir. Maneviyattan yoksun bakışlar da yeni yeni hastalıklara kaynak oluşturmuştur. Bediüzzaman Hazretleri ise Hastalar Risalesi adlı eserinde hastalıklardaki göremediğimiz yönleri tesbit etmiş ve çok farklı ve geniş bakış açılarını bizlere sunarak hastalığın sadece biyolojik yönlerinin olmadığını, her insana aslında özel manevi mektuplar olduğunu anlatmıştır.

Tıp, genelde hastalıkları birer kalıba koymaktadır. ‘Şu hastalıkta şöyle olur, bunda böyle olur’ tarzında genellemeler mevcuttur. Bu kalıplar belki de hastalıkların zahiri tedavisinde kolaylık sağlamaktadır, ancak hastalığın manevî yönlerine hiçbir katkısı ol- mamaktadır. İnsana baktığımız zaman sadece maddeden ibaret olmadığını gördüğümüz halde, hastalıklara yaklaşımımızda nasıl sadece biyolojik faktörleri ele alıyor ve bununla yetiniyoruz? Ruhî, hissî, manevî birçok yönü mevcut olan insan için maddî tedavilerden daha ziyade manevî tedavilere ihtiyaç yok mudur? İnsanlığa hizmet etmek amacıyla yüzyıllardır süregelen tıp bilimi manevî yaralara çare bulma noktasında gereken hassasiyeti gösterebilmekte midir?

Bu eksikliği gören Bediüzzaman Said Nursî hastalıklara, yaklaşılması gereken yönlerden yaklaşmış ve çok önemli ve gerekli bir vazifeyi yerine getirmiştir. Hastalıkları kalıplara koymaktan ziyade, her hastalığın her insana özel mesajlar taşıdığını söylemiş ve hastalıkların, kişinin zafiyetleri, kabiliyetleri, ruh halleri ve duyguları göz önüne alınarak Cenab-ı Hak tarafından gönderildiğini vurgulamıştır.

İçerisinde bizlerin göremediği binlerce hikmet bulunan hastalıklar üzerine doğru düşünülürse eğer, Allah’ın bizler için gönderdiği hastalık üzerimizde olumlu etkiler bırakacak ve biz de hastalığın gönderiliş hikmetine uygun davranmış olacağız. Neticede hastalıktaki zahmetlerimiz azalacak ve çektiğimiz sıkıntılar hafifleyecektir. Bu da ancak hasta- lıklardaki hususî mesajları okuyabilmekle ve hastalığın da bir vazifeli mahlûk olduğunu anlayabilmekle olacaktır.

İşte Hastalar Risalesi hastalıkları bize tanıtan, hastalıkların içindeki güzellikleri görebilmeyi sağlayan çok mühim bir eserdir ki, eğer tam anlaşılırsa dünyevî ve uhrevî birçok yanlıştan bizleri koruyacaktır. Böyle bir eseri, bilhassa pandemi sürecinde, hastaların ve hastalıkların yayıldığı bu dönemde anlamaya çalışmak büyük faydalar sağlayacaktır.

Biz de Youtube Risale-i Nur Tv kanalındaki bir gençlik dersinde bu konuyu müzakere etmeye karar verdik. Doktor adayları olan M. Furkan Akbaş ve bizle birlikte eğitimci Sebahattin Yaşar, Hastalar Risalesi’ni ele aldık. 

Müzakereli derslerin, tek başımıza göreme- yeceğimiz birçok hakikati ortaya çıkarmasıyla ve adeta Allah’ın rahmetinin bu derslerde tecelli etmesiyle, bu ders bizlere büyük kazançlar sağladı.

Hastalar Risalesi’nin başında, “Hastalara bir merhem, bir teselli, manevî bir reçete, bir iyadetü’l-mariz (hasta ziyareti) ve geçmiş olsun makamında yazılmıştır” cümlesini görmekteyiz. Hastalar Risalesi’ni okuyan insan, bu Risalenin hastalara verdiği büyük tesellileri görecektir. Çünkü hastaların belki de her şeyden önce en çok ihtiyaç duyduğu şey tesellidir, moraldir. Moralsiz hastalarda ilâçların da tesiri düşmektedir. Bu yüzden maddî ilâçlardan önce bu Risaleyi anlamak manevî teselliler vereceği gibi, ilâçların da etkisini arttıracaktır.

Hastalar Risalesi aynı zamanda manevî bir reçetedir. Hastalar maddî reçetelere olduğu gibi manevî reçetelere de ihtiyaç duyarlar. Özellikle ağır hastalıklarda hastanın duyguları galeyana gelebilir, hastayı ümitsizlik sarabilir ve hastalık kişiyi yaşamaya dair olumsuz bakışlarla baktırabilir ve bu sebeple kişi manevî sıkıntılarla da boğuşuyor vaziyette olabilir. Bu Risale kişinin maneviyatına tesir edip, duygularını nasıl kontrol etmesi gerektiğini de öğretmektedir.

Hastalar Risalesi’ni anlamaya devam edelim inşaallah.

Fotoğraf: Erhan Akkaya

Okunma Sayısı: 1336
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali R. Yardimoglu

    6.10.2020 01:16:06

    "..tib hem fen'dir, hem sanat' tir" S. N. Bz., madem oyle dedi, ne dogru dedi, hekimleri hastalara sanatkar gibi nazik eyledi.....

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı