"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Koronalı bayramı yaşadık

Nejdet PEHLİVAN
04 Ağustos 2020, Salı
Bu yıl önceki bayramlardan farklı bir bayramı idrak ettik.

Hac ibadeti sınırlı, ya da yok, bayram ziyaretleri kısıtlı, sosyal mesafeli ve yüzler maskeli. Kaderin hikmetlerle dolu tecellileriyle corana salgını sınavından geçiyoruz. Bu imtihandan başarıyla geçmeyi temenni ediyor, geride bıraktığımız mübarek bayramın bütün İslâm dünyası için hayırlara ve maddî manevî gelişmelere vesile olmasını niyaz ediyoruz.

Herşeye rağmen bu bayram namazında da Yaratıcının dergâhında saf saf dizilen mü’minler olarak kardeş olduğumuzu ilân eden mânâlı tablolar oluşturdu. Toplum olarak bu kardeşlik ruhunun yaygınlaşmasına çok ihtiyacımız var.

Namazdan sonra birbirimizle sevinç içinde (mesafeli de olsa) bayramlaştık, ikinci görevimizi yerine getirmek, kurbanlarımızı kesmek üzere bir başka boyuta geçtik. İnanıyoruz ki, namazla başlayan Allah’a yakınlığımız kurbanla daha ileri merhaleye erişecek, kurbanın kanıyla birlikte günahlarımız akıp gidecek içimiz ferahlayacaktır.

Kesilen kurbanlarımızın etini fakirlere, komşulara, evdeki çoluk çocuğa taksim etmek ne güzel bir davranıştır? Böylece bir taraftan Allah’a kulluk vazifelerimizi yerine getirirken insanlar arasında yardımlaşma, sevgi ve kardeşlik duygularımızı ge- liştirmiş zengin fakir kaynaşmasını sağlamış; kin, haset ve düşmanlık gibi fertleri birbirinden soğutucu halleri eritmiş oluyoruz.

Bayram günlerinde yiyip içmek ve ikramda bulunmak dinimizin mü’minlere tavsiye ettiği güzel vazifeler arasındadır. Bayram günlerinde oruç tutulmaz. Peygamber Efendimiz (asm) “Teşrik günleri yemek içmek günleridir” buyurmuşlardır. Bu bakımdan namazların farzlarının sonunda getirilen teşrik tekbirleri sebebiyle “teşrik günleri” olarak adlandırılan bayram günlerinde yemek, içmek, neşelenmek, sevincini açıkça göstermek ve etrafındakilere bilhassa çocuklara ikramda bulunmak sünnettir.

Bayramlar sevinç ve neşe kaynağı olmakla birlikte aynı zamanda Allah’ın zikrine ve şükrüne de ağırlık verilmesi gereken günlerdir. Böylece bayram sevinci insanda ve hayatında tecelli eden nimetlere duyulan bir şükre dönüşür ve bu suretle nimetler devam edip ziyadeleşir. Çünkü “şükür nimeti ziyadeleştirir, gafleti kaçırır.” Halbuki gaflet dairesinde yaşanan sevinçler geçicidir. O coşkunluk ânı geçtikten sonra geride, o lezzeti kaybetmenin eleminden başka bir şey kalmaz. Bu nedenle o lezzeti ve nimetleri ikram eden Allah’a şükredilmelidir ki, mü’min ilâhî rahmetin devamlı iltifatlarına mazhar olsun.

Nice bayramlara sağlık, sıhhat, huzur ve saadetle erişmek dileğiyle...

Okunma Sayısı: 1242
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı