"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ene ve edep

Nurenda Yaşar Coşkun
09 Eylül 2023, Cumartesi
Bir çocuk hadd-i buluğa vasıl olmadan önce, kâinatı izlemeyi öğrenmek zorundadır. Kâinatın nasıl izleneceğinin talimi, ailede yapılır. Cenab-ı Hakkın alem-i sarayını izlemek, izleyiş usulünü bilmek ve edepli bir şekilde, mütefekkirane, hayret içerisinde, hassasiyetle, şükürle izleyebilmek talim gerektirir.

Çocuk yaratılanı görebilmeyi aileden öğrenir. Tefekkür, ruh inceliği gerektirir. Ruhun inceliği ise ene terbiyesi ile hasıl olur. Sokağa çıktığımızda bizi belki de en çok rahatsız eden durum insanların kaba sabalığı, bencilliği, toplum içinde yaşamayı bilmemesi ve incelikten yoksun oluşlarıdır. Bu kaba bir ruhun neticesidir. Kendi dışındakini fark edememek hastalıktır. Kötü ahlaktır. Gönderildiği bu alemin sadece ona lezzet veren tarafına iltifat edip yaratılıştaki inceliği, sanatı görememek, hissedememek ruhun kabalığıdır.

Çocuklarımızla beraber tefekkür talimlerini çok yönlü, çok duyulu ve çok duygulu yapmak gerek. Sanat farkındalığı dikkat ister. Yediğin çileğin sadece tadı leziz değildir. Onun kendine has kokusu, rengi, dokusu da çok özel ve sanatlıdır. Fıtri yiyeceklerden koptukça bu sanatı görebilmek, bu tefekkürü yapabilmek zorlaşır. Bu yüzden de çocuklarla tefekkürünü yapabileceğimiz rızıklardan yemeyi tercih etmek gerek. Basit bir yeme içmenin, ruhun inceliği ile olan alakası dikkate değerdir.

Biz gönderilmiş olan bir rızkı fark ediyoruz. Yani aslında kendi dışındakini çok yönlü fark edebilme talimi yapıyoruz. O rızkı her yönden deneyimliyoruz ve rızıkla ilişki kuruyoruz. Bu bir ene terbiyesidir. Ene, kendi dışındaki bir varlığı fark eder ve onda Sânî’yi okumaya başlar. Tefekkürle, aslında ene düşünmeye başlar ve kendi dışındakine olan farkındalığı artar. Ene, hayret makamına çıkar ve kâinatı temaşa ettikçe bu muazzamlık karşısında edepli bir vaziyet takınır.

Edep ortamın, durumun, kişinin kıymetini bilme ve anlayabilme halidir. Edepsiz kişi hangi ortamda, kimin yanında, ya da ne bağlamda bulunduğunu fark edemez, aslında bir çeşit oryantasyon bozukluğu yaşar ve sergilediği davranışlar edepsiz olarak algılanır.

Kâinata karşı, gabi bir ruh hali içinde bulunmak bir çeşit edepsizliktir. İnsan ancak enesinin kalınlaşmış, kesifleşmiş halinden kurtulursa etrafının farkına varır.

Kâinatı okuyamayan, insanı hiç okuyamaz. Gece yarısı sokakta, son ses müzikle insanları rahatsız ede ede geçen birinin, bir meyveyi sanat eseriymişçesine incelediğini göremezsin. Tam tersini düşünecek olursak yaratılmıştaki letafeti daha çocuk yaşlarda fark edebilen, görebilen yaratılmışların en kemali olan insanı da fark eder, incitmez, rahatsız etmez.

Evet, bir çocuğun ruhu her daim hassas, ince, nazik ve hayret makamındadır. Bu ruhu, sükut ettirmemek ve bu ruhun devamı için tefekkür talimleri yapmak ailenin sorumluluğudur.

Okunma Sayısı: 2009
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı