"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sorular…

Orhan Ali YILMAZ
26 Aralık 2021, Pazar
Her şeyin bir ağırlığı mı vardı?

Her insan için, bir ağırlık mı vardı kaldırabileceği?

Değişir miydi birinden diğerine?

Kimisinin, kendi ağırlığı kadar mıydı kaldırabileceği?

Diğerinin onun yarısı kadar

Bir de, kendi ağırlıklarını kaldıramayanlar mı vardı?

En az, kaldıramayacağı ağırlıkların altına girenler kadar…

***

Ağırlık neydi?

Neyin ağırlığıydı?

Niye ağırdı?

Nasıl bir ağırlıktı?..

***

Cevapların önemi kadar mıydı sorulan o sorular?

Soruların büyüklüğünce miydi verilen o cevaplar?

Cevapların ağırlığınca mıydı sorulan o sorular?

Cevapları olduğunca, olabildiğince, verilebildiğince miydi o sorular?

Soruların, sorunların çözümünce, çözülebildiğince miydi o cevaplar?..

***

Ben neydim, kimdim?

Nerden gelmiştim?

Neden gelmiştim?

Nasıl gelmiştim?

Bir “Gönderen” var mıydı?

“Gönderilmiş” miydim?

“Gönderen” kimdi?

Niye gönderilmiştim?..

***

Amacım neydi; neler olabilirdi?

Benden “istenenler” var mıydı?

“İstediğim gibi” yaşayabilir miydim?

“Serbest” miydim?

“Serbestliğim” ne kadardı; nereye kadardı?..

***

Gelmeyebilir miydim?

Geldiğimden geleceğimden bin pişman olabilir miydim?

Buna “hakkım” var mıydı?

Hakkım, “haklarım” ne kadardı?

Sonra görevlerim, sorumluluklarım..

Sorumluluklarım da görevlerim kadar mıydı?

Yetkilerim de var mıydı, yetkinliklerim?

Bir sorumsuzluklarım..

Sorumlu olmadıklarım

Sorulmayacaklarım…

***

“Sorularım” ne kadardı?

Sorabileceklerim…

Cevaplarım olabilir miydi cevapsız bırakabileceklerim kadar?

Soru sormanın anlamı neydi?

Cevap aramak kadar mı?

Cevaplar, başka sorulara geçildiği, geçilebildiği kadar mıydı?..

Geçebileceğim, geçilebilecek sorularım var mıydı?

Önemsenmeyebilecek, önemsemeyebileceğim..

***

“Önemi” kadar mıydı sorular?

“Önemsiz” sorular da var mıydı?

Önemsiz miydi, önemsizliğin miydi bazı sorular?

Yoksa, “sorulanların”, bir de “soranların” önemsizliği miydi?..

***

Sorulara değerini verenler, soruların büyüklüğü, yoksa soranlar kadar mıydı?

Ya da küçüklüğü..

Önemsiz sorular, “önemsiz” insanların mıydı?

Önemsiz sorular, “önemsiz” insanlar kadar mıydı?

Önemsiz “insan” var mıydı?..

İnsan “önemi” kadar mıydı?

***

“Önemsiz” insanlar “önemliler”den fazla mıydı?

Önemsizlik “değersizlik” miydi?

İnsanın değeri “önemi” kadar mıydı?..

***

Yoksa, insana değerini veren “sorular” mıydı?

İnsanın değeri, soru sormayı, sorgulamayı bilmek kadar mıydı?

İnsanla hayvanın “ayrıldığı” nokta mıydı?

Soru sormak mıydı?

“Sorulanlar” mıydı?...

Okunma Sayısı: 1347
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • A. AYDIN

    26.12.2021 00:24:15

    En iyi öğretmen, iyi anlatan değil, iyi soru soran öğretmendir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı