"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Oruç, “külliyetli rahmâniyet”e karşı intizamlı bir ubûdiyettir!

Prof. Dr. İlyas Üzüm
15 Mart 2024, Cuma
RAMAZAN RİSALESİNDEN GÜNLÜK MESAJLAR

Ramazan Risalesinin Birinci Nüktesinde Said Nursi, orucun “Cenab-ı Hakkın rubûbiyeti”ne bakan hikmetlerinin birisinden bahsederken bu ayda bütün müminlerin adeta muntazam bir ordu hükmüne geçtiğini söylüyor. Nasıl ki muntazam bir ordu bir emirle, bir komuta ile hareket ederse, ehl-i imanın da iftar vakti, sofra başında Allah’ın adeta “buyurunuz” emrini beklediğini kaydediyor. Bu suretle orucun “şefkatli ve haşmetli ve külliyetli rahmâniyete karşı vüs’atli ve azametli ve intizamlı bir ubûdiyet ile mukabele” olduğunu belirtiyor.1

Sözlükte “merhamet etmek, sevip acıyarak korumak ve ihtiyaçları karşılamak” anlamındaki “rhm” kökünden gelen “rahmaniyet”, Allah’ın sonsuz merhametiyle tecelli etmesi ve her çeşit ihtiyaçları karşılayan olması mânâsına geliyor. Müellif başka bir eserinde Allah’ın “rahmân” ismini açıklarken onun aynı zamanda “rezzâk” yani “her türlü rızkı ihsan eden” demek olduğunu belirtiyor.2 Burada “rahmaniyet” zikredilirken sıfat olarak getirilen “şefkatli”, “haşmetli”, “külliyetli” kelimeleri dikkat çekici görünüyor. Gerçekten bakıldığında, Allah’ın bedenimize dönük ihtiyaçların karşılanmasında bile rahmaniyetinin bu sıfatlarla muttasıf olduğunu görüyoruz. Öyle şefkatli bir rahmaniyet ki bütün yiyecekler ve içecekler dişimize göre, dilimize göre, zevkimize göre yaratılıyor, ihsan ediliyor. Öyle haşmetli bir rahmaniyet ki bütün rızıklarda görkemli bir nitelik müşahede olunuyor. Öyle külliyetli bir rahmaniyet ki -fert çapında- rızıklar bedenimizin muhtaç olduğu her türlü vitamin, mineral vs. gibi içeriklere sahip biçimde sunuluyor. Diğer taraftan “külliyetli” kelimesi “bütünlüklü, kapsamlı” anlamına geldiğine göre rızıklar tüm insanlık hatta tüm canlılar planında en güzel, en uygun şekilde hazırlanıp bahşediliyor. 

Metin, işte orucun Allah’ın böyle şefkatli, görkemli, kapsamlı “rahmâniyet” tecellisine karşı “vüs’atli, azametli, intizamlı” yani geniş, yücelik dolu ve düzenli bir ubûdiyet, bir kulluk olduğunu ifade ediyor. En basit haliyle-, buradaki sıfatları düşündüğümüzde metin orucun niyet itibariyle taşıdığı genişliğe, görkeme ve kapsama işaret ediyor. Yani oruç tutan bir insan bu vesile ile Allah’ın bazı nimetlerine değil bütün nimetlerine şükürde bulunmuş oluyor. Yine oruçlu bir kimse sadece kendisine verilen nimetler karşı değil, bütün insanlara, bütün canlılara verilen rızıklardan dolayı Allah’a şükürde bulunmuş oluyor. Bunun “intizamlı bir ubûdiyet” olduğuna gelince, gerçekten bu özellikle imsak ve iftar vaktinde çok belirgin şekilde gözlemleniyor. Sahura kalkan müminler serbestçe yiyip içerken Kur’an’ın tabiriyle “siyah iplik ile beyaz iplik birbirinden ayrıldığı zaman”3 yani imsak vaktinin girmesiyle birlikte buna son veriyorlar. Aynı şekilde guruba yani güneşin batması anına kadar, acıksalar ve susasalar da buna aldırış etmiyor, disiplinli bir şekilde iftar vaktini kolluyorlar.

Sonuç olarak metnin verdiği mesaj istikametinde orucun, Allah’ın şefkatli, azametli külliyetli rahmâniyetine karşı kapsamlı, görkemli ve intizamlı bir ubûdiyetle mukabele niteliği taşıdığı açıkça müşahede ediliyor.

Dipnotlar:

1- Mektubat (İstanbul 2020, YAY), s. 395.

2- İşârâtü’l-i’câz (İstanbul 2020, YAY), s. 21. 

3- Bakara 2/187.

Okunma Sayısı: 856
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı