"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ramazan, dua ayıdır!

Prof. Dr. İlyas Üzüm
08 Nisan 2024, Pazartesi
RAMAZAN RİSALESİNDEN GÜNLÜK MESAJLAR

Said Nursi dokuz nükteden oluşan Ramazan Risalesinin sonunda aynı zamanda bir dua olan salavât ile, Allah’ın tenzihini ifade eden, bütün resullere selam ile hamdin yalnız Allah’a at olduğunu belirten ayetlere yer veriyor. Bu suretle Ramazanın bir dua ayı olduğuna gönderme yapıyor. Esasen Ramazan, müellifin ifadesiyle “Kur’an ayı” olduğuna, Kur’an da -alan olarak- iman, ibadet, ahlakı kapsadığına göre Ramazan -her zamankinden daha fazla olması anlamında- iman ayı, ibadet ayı, ahlak ayı oluyor. Aynı şekilde Kur’an temel kavramları itibariyle hamdi, tesbihi, şükrü, duayı, tefekkürü, tövbeyi… içine aldığına göre Ramazan “hamd ayı”, “tesbih ayı”, “şükür ayı”, “tövbe ayı”, “dua ayı” vasfını taşıyor. 

Açıktır ki burada Ramazanı bu ve benzeri kavramlarla nitelemek “tahsis” ifade etmez. Yani bu kavramlar sadece Ramazanla ilgilidir anlamına gelmez, gelmemelidir. Buradaki vurgu yoğunluğa yönelik vurgudur. Yani Ramazanda daha çok Kur’an’la meşgul olunur, Ramazanda daha çok şükredilir, Ramazanda daha çok tövbe istiğfar edilir, Ramazanda daha çok dua edilir anlamındadır. Zira hayat devam ettiği müddetçe insan, hayatını devam ettiren Yaratıcısına karşı ubudiyetle mukabele eder, etmek zorundadır. Özellikle farz ibadetlerde bunun böyle olması gerektiğinde şüphe yoktur. Kaldı ki nafile ibadetlerle ilgili olarak da Resul-i Ekrem (asm) “İbadetlerin en hayırlısı az da olsa devamlı olandır”1 buyurarak buna dikkat çekiyor.

Herkesçe malum bu genel hususa temastan sonra Ramazan Risalesinin sonundaki salavata gelince, -mealen- şöyledir: “Allah’ım! Seyyidimiz Muhammed’e, onun âl ve ashabına, Ramazan ayında okunan Kur’an harflerinin sevabı sayısınca, Senin rızanın vasıtası ve onun üzerimizdeki hakkının ifası olacak salât ve selam eyle!” Görüldüğü gibi her fıkrası ayrı bir şerhe konu olacak kapsamda ve ihtişamda olan bir salavat. Burada hem Peygamber’e (asm) hem aile efradına (ehl-i beyt) hem de bütün ashabına salât ve selam ediliyor. Bu salât ve selamın Ramazanda okunan Kur’an’ın harfleri adedinde olması (adeta sayısız) dile getiriliyor, ardından yine bu salât ve selamın Allah’ın rızasına ve Peygamber’in üzerimizdeki hakkının ifasına uygun bir nitelikte olması niyazında bulunuluyor.

 Bu salavâttan sonra Risalenin sonunda verilen ayetler ise -mealen- şu şekilde: “İzzet sahibi Rabbin, Onu tanımayanların her türlü tavsifinden münezzehtir. Bütün peygamberlere selam olsun. Ezelden ebede kadar her türlü hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur”.2

Biz de bu Risalenin sonunda yer alan salavâta oruç tutanların oruçlu olduğu anlar sayısınca “amin” diyoruz, ilaveten bu hakikatleri -kendi ifadesinden anladığımız kadarıyla- hasta halinde, Allah’ın ihsanıyla, kırk dakikalık süre zarfında telif edip önümüze koyan muhterem ve muazzez müellife ve talebelerine hadsiz rahmet dileyip dualarına milyonlarla “amin” diyoruz, bu Risaleyi okuyup feyizlenenlerin envârı sayısınca dualar ediyoruz.

Amin, ve’l-hamdü lillahi Rabbi’l-alemîn.

Dipnotlar:

1- Müslim, “Salât”, 216.

2- Saffât 37/180-182.

Okunma Sayısı: 2110
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı