"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sosyal denge ve zekât

22 Mayıs 2019, Çarşamba
Dehşetli bir zamandayız.

Bin dokuz yüzlü yıllarda, halkımızın yüzde yirmi beşi kırsal kesimlerde hayatını devam ettiriyordu.

Şimdi ise; insanımızın yüzde sekizi köylerde yaşıyor. 

Kırsal kesimde hayat daha kolaydı..

Her aile ekmeğini kendi yapıyordu,

Sebzesini üretiyordu.

Meyvesini bahçesinden temin ediyordu.

Etini ve yumurtasını kendisi üretiyordu...

Hayat şartları kolaydı.

Bu hayat mutlu ve huzurlu idi.

Şimdi hayat oldukça zorlaştı.

Şehirde elinizi attığınız her şey imkâna bağlı.

İşin içine manevî boşluğu kattığınız zaman gerisini düşünün...

Eski haller artık muhal hale geldi..

Ne bahçeli evler kaldı, ne de ekip biçtiğimiz tarlalar.

Ya yeni hali yaşayacağız ya da yok olacağız.

“Herkesin tenceresi ayrı kaynar” diye bir tabir vardı Anadolu’da.

Bizim insanımız izzetlidir.

Halini anlatmaz, sabreder.

Osmanlı döneminde bazı zenginler, fakirlerin borçlarını, onların haberi olmadan bakkala öderlermiş.

Şimdi öyle adetleri pek duyamıyoruz.

Sosyal denge o zaman açığı çıkıyor.

Bu bakımdan zekât ve tasaddukun önemi ortada.

Fakat bugün Müslümanlar bunu tam olarak yerine getirmiyor.

Birinci Cihan Savaşı’nın sebeplerini sayarken zekât, namaz ve orucun ihmali ile başımıza gelen musîbeti hatırlatır Bediüzzaman.

Zamanımızda bu hallerinde fazlaca yaşandığını görüyoruz.

Bediüzzaman, zekâtın zekâtı dahi verilse meselenin hallolacağını ifade ediyor.

Zekâtın, sadece fakire değil, ”Allah yolunda olanlara da verileceğini“ dile getiriyor.

Kendisi lüks imkânlar içinde yaşayıp, manevî hayatını ve dâvâsını ihmal ettiğinden, başımıza neler geleceğini tahmin ediyoruz.

Soru açıktır.

Cevap zaten bellidir.

Sosyal denge ancak zekâtla sağlanır.

Yoksa “sen çalış ben yiyeyim” anlayışı sosyal dengeyi bozar.

İçinde bulunduğumuz ortam gibi…

Okunma Sayısı: 875
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı