"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Vazifeyi yapıp, Allah’ın işine karışmamalı

Risale-i Nur'dan
18 Ocak 2021, Pazartesi
Ey insan! Rahm-ı maderde iken, tıfıl iken, ihtiyâr ve iktidardan mahrum bir vaziyetteyken, seni pek leziz rızıklarla besleyen Allah, sen hayatta kaldıkça o rızkı verecektir.

I’lem Eyyühe’l-Aziz!

Gafil olan insan, kendi vazifesini terk eder, Allah’ın vazifesiyle meşgul olur.

Evet, insan gafletten dolayı iktidarı dâhilinde kolay olan ubudiyet vazifesinin terkiyle, zayıf kalbiyle rububiyet vazife-i sakilesinin altına girer, altında ezilir. 

Ve aynı zamanda, bütün istirahatini kaybetmekle, asi, şakî, hain adamların partisine dâhil olur.

Evet, insan bir askerdir. Askerlik vazifesi başka, hükûmetin vazifesi başkadır. Askerlik vazifesi talim, cihad gibi din ve vatanı koruyacak işlerdir. Hükûmetin vazifesi ise erzakını, libasını, silâhını vermektir. Binaenaleyh, erzakını temin için askerliğe ait vazifesini terk edip ticaretle –meselâ– iştigal eden bir asker, şakî ve hain olur. Bu itibarla, insanın Allah’a karşı ubudiyet vazifesidir, terk-i kebair takvasıdır, nefis ve şeytanla uğraşması cihadıdır. Amma gerek nefsine, gerek evlât ve taallûkatına hayat malzemesini tedarik etmek, Allah’ın vazifesidir. 

Evet, madem hayatı veren O’dur; o hayatı koruyacak levazımatı da O verecektir. Yalnız, hükümetin asker için ofislerde cem’ ettiği erzakı askerlere taşıttırdığı, temizlettirdiği, öğüttürdüğü, pişirttiği gibi, Cenab-ı Hak da hayat için lâzım olan levazımatı küre-i arz ofisinde yaratıp cem’ ettikten sonra o erzakın toplanmasını ve sair ahvalini insana yaptırır ki insana bir meşguliyet, bir eğlence olsun ve atalet, betalet azabından kurtulsun.

Ey insan! 

Rahm-ı maderde iken, tıfıl iken, ihtiyâr ve iktidardan mahrum bir vaziyetteyken, seni pek leziz rızıklarla besleyen Allah, sen hayatta kaldıkça o rızkı verecektir. 

Baksana! 

Her bahar mevsiminde, sath-ı arzda yaratılan envâ-ı erzakı kim yaratıyor ve kimler için yaratıyor? Senin ağzına getirip sokacak değil ya! Yahu, eğlencelere, bahçelere gidip, dallarda sallanan o güleç yüzlü leziz meyveleri koparıp yemek zahmet midir?

Allah insaf versin!

Hülâsa: Allah’ı ittiham etmekle işini terk edip, Allah’ın işine karışma ki, nankör asiler defterine kaydolmayasın.

Mesnevî-i Nuriye, s. 244

LÛ­GAT­ÇE:

rahm-ı mader: Ana rahmi.

betalet: Avarelik, işsizlik.

i’lem eyyühe’l-aziz: Ey aziz kardeşim, bil ki.

küre-i arz: Dünya, yer küre.

libas: Elbise.

rububiyet: Rablık, Cenab-ı Hakk’ın her şeyi terbiye ve idare etmesi.

şakî: Eşkıya, başkaldıran, haydut.

taallûkat: Hısımlar, yakınlar, akrabalar.

terk-i kebair: Büyük günahları terk etmek.

tıfıl: Çocuk.

ubudiyet: Kulluk.

vazife-i sakile: Ağır vazife, görev.

Okunma Sayısı: 1858
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cenk Çalık

    18.1.2021 14:28:13

    Nefsi ikna eden misallerle açıklıyor Üstadımız. Hem de en kritik konulardan biri olan rızık mevzusunda. Önce başlangıç noktasına yani bebekliğe döndüğümüzde en güzel bir şekilde beslendiğimizi hatırlatıyor. Askerlik misali ise yetişkin olduğumuz dönemde aynı kaidenin geçerli olduğunu ortaya koyuyor. Demek ki vazifeye odaklanmak, üzerimize vazife olmayan işlere yoğunlaşmamak en doğrusu. Çok tecrübelerle sabit olan bu hakikati Rabbim cümlemize hakkıyla yaşamayı ihsan eylesin inşaAllah!

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı