"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir ağacın feryadını duyabiliyor muyuz?

Eyüp Yusuf KAYA
06 Temmuz 2026, Pazartesi
Yaz mevsimiyle birlikte ciğerlerimizi yakan orman yangınları yeniden gündemimize geldi.

Devletimiz, bu büyük tehlikeye karşı ormanlara girişleri geçici olarak yasakladı. Bu tedbir, sadece bir güvenlik uygulaması değil; gelecek nesillere bırakacağımız emaneti koruma sorumluluğunun da bir gereğidir.

Aslında millet olarak bizler insanı yeryüzünün sahibi değil, emanetçisi olarak tanımlayan bir inanıştan gelmekteyiz. Çevreye yapılan zararın ne kadar yanlış ve de günah olduğunu şüphesiz toplumumuz bilmektedir. Dolayısıyla dikkatsizlik neticesinde çıkan bir kıvılcım ile binlerce ağacı, sayısız canlıyı ve yılların emeğini yok etmek de en acı israflardan ve günahlardan birisidir.

“İnsanların kendi elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde fesat ortaya çıktı.” (Rum Suresi: 41) buyrulur. Bugün dikkatsizlik, ihmal veya kasıt sonucu çıkan yangınlar bu İlâhî uyarının ne kadar güncel olduğunu bizlere göstermektedir. Sönen yalnızca ağaçlar değildir; kuşların yuvaları, geyiklerin yaşam alanları, arıların çiçekleri ve çocuklarımızın geleceği de küle dönmektedir.

Geçtiğimiz yıllarda özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde yaşanan büyük yangınlar milletimizin hafızasında derin yaralar bıraktı. Kamuoyunda bu yangınların bazılarıyla ilgili farklı iddialar ve şüpheler zaman zaman dile getirilmektedir. Bu tür iddialar mutlaka delillerle araştırılmalı, gerçekler hukuk çerçevesinde ortaya çıkarılmalıdır. Fakat kesin olan bir gerçek vardır: Yanan her orman, hepimizin ortak kaybıdır.

Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) ise çevreye verilen değeri şu müjdeyle ortaya koymuştur: “Bir Müslüman bir ağaç diker de ondan insan, hayvan veya kuş yerse, bu onun için sadaka olur.” Diktiğimiz bir fidan sadaka ise, yanan her ağaç da omuzlarımızdaki ağır bir vebali hatırlatmaktadır.

Bugün hepimize görev düşüyor. Ormanda ateş yakmamak, sigara izmaritini çevreye atmamak, cam şişe bırakmamak, en küçük bir dumanı bile vakit kaybetmeden yetkililere bildirmek artık bir vatandaşlık görevi olmanın ötesinde, dinî ve vicdanî bir sorumluluktur. Bu konuda caydırıcı olacak cezalar da şüphesiz ortaya konulmalıdır. 

Orman yalnızca ağaç değildir; nefestir, sudur, berekettir, vatandır. Çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras, yemyeşil bir Türkiye’dir. Gelin, bu emanetine sahip çıkalım. Çünkü yanan sadece orman değil, gelecek nesillere bırakacağımız ortak tabiî mirasımızdır.

Okunma Sayısı: 138
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı