"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dâvâmıza sahip çıkın!

26 Ocak 2021, Salı 00:25
Okuyucularımızdan Ahmet Denktaş ile vefatından önce yapılan bir röportajı istifadenize sunuyoruz.

RÖPORTAJ - YENİ ASYA

* Kendinizden kısaca bahseder misiniz?

1933 doğumluyum, Antakyalıyım, terzilik yapıyordum. 1960’dan beri Yeni Asya temsilci olarak görev yaptım. 35 sene Yeni Asya’nın dağıtımını yaptım.

* Risale-i Nur eserleriyle nasıl tanıştınız?

1957-58 yıllarında askerdim. Daha sonra askerden geldikten sonra mahallede radyo yoktu, başka bir yerde vardı. Oraya radyodan haberleri dinlemeye giderlerdi. Onlarla ben de giderdim. Haberlerde şu kadar Nurcu ayin yaparken yakalandı derlerdi. Dedim, nedir bu Nurcular? Dediler, ‘İslâmiyet’in bazı kurallarını değiştiriyorlar.’ ‘Böyle şey mi olur?’ dedim. Sonra o dönemlerde kapalı bayan yoktu, hepsi açıktı. İki tane bayan geçerken işte bunlar Nurcular dediler. “Ee böyle Nurcu’ya can kurban” dedim. 

Sonra sordum kim bunların temsilcisi diye. Kimin nesi bunlar diye sordum soruşturdum. Onlarda Hüseyin Sevinç var, burada terzilik yapardı, yanında rahmetli Hüseyin Bulut vardı. Onunla tanışırsan o seni bu cemaatle tanıştırır dediler. Nerde bulurum dedim. Dedi Habib Neccar Camii’nde gelip namaz kılar dediler. Habib Neccar Camii’ne gittim, falan adamı gösterdiler, gittim adama yapıştım beni yetiştirin dedim. Sene 1960-62, o zamanlar yeni askerden gelmiştim. 30-34 yaşlarındaydım. Sonra o adamla beraber Habib Neccar Camii’nin yanı başında bir dershane vardı oraya gittim. Orada herkes, gençler, ihtiyarlar, çocuklar oturuyorlardı. Ben de onlarla oturdum. Risale-i Nur okunuyordu. Öylece tanışmamız oldu. Ondan sonra Yeni Asya’ya bağlandık Allah’a şükür, hiç taviz vermedik. Rahmetli Hüseyin Bulut bu cemaatin bir elemanı, vakfıydı. Onla nereye gittiyse kendiyle beraber gittim. Bediüzzaman’ın insanlığa ne vermek istediği mesajı, gayesi İmandan başka bir şey yok. Zaten Risale-i Nurlar’ı okuduktan sonra her şeyi öğrendik.

* Bediüzzaman gençlerin elemleriyle elemlenen bir şefkat kahramanı olarak biliniyor. Ve gençlerin 50 sene sonraki halleriyle halleşiyor ve onlara hitap ediyor. Neden 50 sene sonraki, bugünün, gençliğine hitap ediyor ve önem veriyor?

Yani maksat olursa gençler olur. Yani bu dâvâyı gençler sahiplenir. Başkası zor yani, herkes bu dâvâyı sahiplenmez. Bugün bu dâvâ elinde ateş tutmak durumunda.

* 50 sene sonraki halimizi bugünü görebilseydik gençlik ne durumda olurdu? Ümit var mıyız?

İnşallah… Çok büyük ümidimiz var elhamdülillah… Kemiklerimiz, ruhumuz onlara duâ ediyor. Şimdiki gençler daha iyi, imkânlar daha iyi. Araştırıyorlar, bakıyorlar. Eskiden herkes kendi sıkıntılarındaydı. Eskiden yokluk vardı. Bir metre keten bulamazdık üstümüze giymeye. Ben çocukluğumda annem rahmetlik takva bir kadındı. Ben daha beş yaşındayım. Annemle beraber abdest alırım, namaza dururum. Kendi sesli okur bende yavaş yavaş okurum. Köyde kırk sene yaşadım. Köydekiler anneme babama siz Cennete giderseniz bu çocuk sayesinde gidersiniz diyordu. O zaman bir metre bez bulamazdık. Sümerbank’tan alırdık, nüfus cüzdanına yazarlardı, kaşe koyarlardı, bir seneye kadar başka kumaş alamazdık. Babam bana namazda dizlerim yırtılır diye kumaş alacak para olmaz, para varsa kumaş olmaz diye “oğlum sana namaz düşmez. Dizlerin yırtılır” derdi. Ben de babamın gönlünü kırmamak için baba namaz kılmayacam bir su döküp gelecem derdim. Gider abdest alırdım babama söylemeden namaz kılar gelirdim. Sıkıntı çoktu. Allah’a hamd olsun şimdi her şey çok, bolluk var. İmkân var her şey yapılabilir.

* Bu eserler sizin için ne anlam ifade ediyor?

Risale-i Nurlar Allah’ın yolu, kurtuluş yolu demek. Bundan başka bir kurtuluş yolu yok. Bediüzzaman Said Nursî asrın müceddidi. Onu tanımayan Allah korusun mahf... bir şey yok, boş… yani bu bir Allah’ın ihsanıdır, kurtuluş yoludur. Çok şükür hayatımdan çok memnunum. Memnun oluşumun sebebini çok aradım. Hakikati, hakkı aramadık bir kuruluş koymadım. Tatmin edecek bir yer bulamadım. Ne zaman bu yolu buldum o zaman rahatladım. O yıllarda (gençlik yılları) en güzel şeyi buldum Allah’a şükür dedim. Senelerdir aradığımı, bocaladığım şeyi buldum. Böyle hoşuma gidecek sağlam bir kuruluş görmedim. Bu kitapları gördüm, derslere gider gelirdim. Okunan şeyler çok hoşuma giderdi.

* Aradığın yolu bulduğunda ne hissettin?

Aradığımı bulduğumda dünya benim oldu… (sevinç gözyaşları) Tanıdıklarımı, çocuklarımı, arkadaşlarımı bu hakikatle tanıştırdım. Bu yolda olmalarını istiyorum. Olana seviniyorum olmayana üzülüyorum, başka bir şey yapamıyorum. Gece gündüz her vakit namazdan sonra iki üç cüz Kur’ân okuyorum, duâ ediyorum elimden geldiğince. Zekiye Hanım (rahmetli eşi) için, ailem için hatim indiriyorum, duâ ediyorum. Antakya’da Kur’ân Kursu hocası yoktu. Zekiye Hanım evlere gider Kur’ân öğretirdi. Sonra evde bekleyen talebeleri de olurdu, Zekiye Hanım yatsı vakti eve gelirdi. Bin küsur Kur’ân hatmettirirdi. Gitmediği ev, mahalle kalmamıştı. 30 tane talebesi vardı.

Bir gün Sadullah Abi geldi, Hastalığımda beni muayene etti. Biz dedik doktor eve gelince 100 lira para veriyoruz. Yok dedi ben para almam. Rüyamda Sadullah Nutku Abiyi gördüm. Nur yüzlü bir doktordu. Dedi “yenge hanıma selâm söyle.” Bende “Ne diyeyim, bir doktor sana selâm söyledi desem bana kim bu doktor demeyecek mi? Ne söyleyeyim” dedim. O da “Ben Sadullah Abinim, dâvâ arkadaşınım” dedi. “O hanım çok değerli bir hanım, selâm söyle” dedi. (gözyaşlarını tutamadı.) Ben Sadullah Abini bilirim, bir doksan boyunda, ama rüyamda bu dünyanın adamlarına benzemez idi. Zekiye Hanım İnşallah mükâfatını alır. (gözyaşlarını siler.)

* Sizin gençlik yıllarınızdan, hizmetlerinizden bahseder misiniz?

İttihad yılları… İşte bu… (İttihad nüshasını eline alarak) burada İttihad’ı ben dağıtıyordum. Aldım, tanıdıklarıma verdim. Ama herkesten fazla ben aldım, okuyordum. O zaman müşterisi çok azdı. Buraya o yıllarda Mustafa Polat gelmişti, onunla görüşmüştüm nur içinde yatsın. İstanbul’a, Ankara’ya, toplantı, istişare olan yerlere gittim. Yine Bediüzzaman’ın talebelerinden Doktor Nutku gelmişti onunla görüştüm, Antakya’ya misafir olarak geldi. Bir hafta gezdirdim kendini… Bunlar benim (ittihad) kurtuluş hayatımın sembolü, kurtuluş reçetem. Bu yazılan yazıların hepsi eskisi gibi yani ben şimdi Yeni Asya’ya bakıyorum o zamanın İttihad’ı ile aynı. O dönemlerde elimizden ne gelirse hepsini bu hizmete verdik. İster genci, ister ihtiyarı olsun hepsiyle ilgilenmeye çalıştık. Bir yabancı geldiği zaman, Üstadın talebeleri geldiği zaman onlarla ilgilendik. O dönemler arabamız, motorumuz, bisikletimiz yoktu. Elimizle kapı kapı gazete dağıttık. 100 tane gazetenin 35 tanesini yayan, elimle dağıtmıştım. Sonra arkadaşlar dedi bizim arabamız var biz dağıtalım sen yorulma… Sonra onlar bir gün, iki gün gittiler yapamadılar. Yaşım ilerleyince dershanede talebeler vardı, onlar sen bize aboneleri göster biz dağıtırız dediler. Denediler… Sonra ben onlardan önce vardım kendileri beni bekleyeceğine ben onları bekledim. Geldiklerinde ‘biz motorla, bisikletle geldik sen yayan nasıl geldin buraya, arabayla mı geldin’ dediler. Yok ben kestirme yollardan geldim, ben bütün gün bu yollardan gider gelirdim dedim. Sonra ben yaşlanınca dediler artık bir motorcu bulalım o dağıtsın, motorcuyu buldular aylık gazete dağıtması için parasını ben veriyordum. Ben bıraktıktan sonra gazete alanların sayısı düştü. 100 tane gazete dağıtıyorsam 50’si bu muhterem adamın hürmetine alalım diyorlardı. Bende artık yapamaz oldum. Yapamaz olduktan sonra 50’ye düştü gazete, yarı yarıya düştü. İşte böyle zamanımız böyle geçti Allah’a şükür.

* Gençliğinizde unutulamayan hatıralarınızı bizimle paylaşır mısınız?

Gençlik hatıralarım bu cemaati tanıdıktan sonra kendime geldim. Yoksa eski hayatımdan bir şey yok. Hayatım boş geçmiş. Gençlik yıllarımda arkadaş çevremin hepsi boştu. Ne zaman cemaati tanıdım, sevindim, genişledim. Gençlik yıllarımda ben hep bu hakikatleri, hakkı aradım. Herkese gittim, herkese baktım boş. İşte ne zaman bu cemaati tanıdım, o zaman hakkı hakikati gördüm Allah’a şükür. Bu dâvâyı bu hakikatleri görmeyen Allah korusun kör gider o dünyaya… Benim hatıralarım bunları tanıdıktan sonra kendimi bu dâvâya adadıktan sonra başka bir şey bilmiyorum. Allah bir, bu Risale-i Nurlar iki… Bu dünyada bunu biliyorum. Başka gayem, başka maksadım yoktur. Elimden geldiği kadar etrafıma kitaplar dağıttım. Ne imkânım varsa Allah’a şükür hepsini bu dâvâya yönelttik. Risale-i Nur getirir parası olana parasıyla veriyorum. Olmayana da öylece veriyorum. Yeter ki herkes tanısın, sahiplensin bu dâvâyı. Başka bir isteğim başka bir gayem bu dünyada yok. Bunları okuyan, tanıyan Allah’ın izniyle kurtulur. Tanımayana, okumayana kurtuluş zor. Allah basiret versin, duâ ediyorum Allah herkese göstersin. Elimdeki kitapları veriyorum, para istemiyorum yeter ki al oku…

* Bediüzzaman gençlere yönelik tavsiyeleri istikbal endişesinden ziyade genel olarak ahiret için çalışmalarını ve ahiretlerini kurtarmaları yönünde olmuştur. Sizce bunun mahiyeti nedir?

Bunun önemi hayatını kazandırmak. Allah bize Kur’ân’da ne demiş; “sizden mal istemiyorum, Bana kulluk yapın yeter” diyor. Bizim vazifemiz bu, çabalamak, mal kazanmak para kazanmak değil. Biz başka bir şey için değil, Allah için dâvâ için yaşarız. Benim hiçbir şeyim yok, bir iş yaptığım yok, memuriyetim yok, ama Allah veriyor. Ben de hayret ediyorum nerden veriyor. Allah’ın rahmeti, lütfu bir şeye benzemez.

* Son olarak “Cennet âsâ baharda gelen gençler” için neler tavsiye edersiniz?

Hayatımızı iyiye yöneltmek en büyük duâ budur. Hayatımızı iyiye yöneltip hizmet etmek en iyi duâ olur benim bildiğim bu. Ben elimden geleni bu dâvâya, Allah yoluna sarf ettim. Benim bildiğim bu bunu söyler bunu tavsiye ederim, vasiyet ederim. Elinden geldiği kadar Allah yoluna yönelmelerini isterim. Şu kitaplardan alın okuyun ben başka bir şey istemiyorum. Okuyun bes…

Okunma Sayısı: 2348
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Bedreddin

    26.1.2021 12:20:20

    Amin

  • Abdurrahman

    26.1.2021 08:34:00

    Allah rahmet eylesin...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı