"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gençlik gidiyor

Rüstem GARZANLI
09 Aralık 2019, Pazartesi 00:04
Kavram olarak “gençlik”, bülûğa erme neticesinde, biyolojik ve psikolojik bakımdan çocukluğun sonu ile toplum hayatında sorumluluk alma dönemi olan 12-25 arasında kalan yaş gurubudur.

Gençler hareketli, hayattan beklentileri yüksek ve üretken kişilerdir. Aynı zamanda gençlik dönemi en kritik bir dönemdir.

Bediüzzaman Hazretleri gençliği şöyle tarif eder:

“Evet, gençlik damarı akıldan ziyâde hissiyâtı dinler. His ve heves ise kördür, âkıbeti görmez; bir dirhem hazır lezzeti, ileride bir batman lezzete tercih eder; bir dakika intikam lezzeti ile katleder, seksen bin saat hapis elemlerini çeker; ve bir saat sefâhet keyfiyle, bir nâmus meselesinde, binler gün hem hapsin, hem düşmanın endişesinden sıkıntılarla ömrünün saadeti mahvolur”1

Mü’minin işlediği günahlar “imansızlık”tan değildir. Ancak  akıbeti görmeyen nefis, his, heves, vehim gibi duygularının akıl, kalp ve ruhuna galebe etmesinin neticesinde günah işlenebilir.

Mü’min için en müessir silâh  akıl, kalp ve ruhunu “iman hakikatleri” ile beslemelidir ki, his ve hevese mahkûm olmasın.

Gençlik döneminde öylesine hatalar yapılabiliyor ki bir hayat boyunca telâfisi mümkün olamaz.

Hasbelkader beklediğini görmeyen bir kısım gençler ya kendine veya başkasına zarar verir. Bunun temelinde iman zaafiyeti vardır.

“Ey zevk ve lezzete müptelâ insan! Ben yetmiş yaşımda, binler tecrübelerle ve hüccetlerle ve hadiselerle ayne’l-yakîn bildim ki, hakikî zevk ve elemsiz lezzet ve kedersiz sevinç ve hayattaki saadet yalnız imandadır ve iman hakikatleri dairesinde bulunur. Yoksa, dünyevî bir lezzette çok elemler var. Bir üzüm tanesi yedirir, on tokat vurur, hayatın lezzetini kaçırır.” 2

Demek ki sıhhatli ve istikametli bir hayat kurabilmenin yolu mutlaka sağlam bir itikat ve güçlü bir inançtan geçer.

Bediüzzaman gençliği “zarif ve güzel bir güle” benzetir. İnsanlar, hayvanların aksine, 15 yaşında ancak fayda ve zararı anlayabilecek yaşa gelirler. İslâm dininde bu yaş, dinî mükellefiyetler yaşıdır. Gençlik de vakti gelince yerini hazan mevsimine benzeyen ihtiyarlığa bırakacaktır.

“Sizdeki gençlik kat’iyen gidecek. Eğer siz daire-i meşrûada kalmazsanız, o gençlik zayi olup, başınıza hem dünyada, hem kabirde, hem ahirette, kendi lezzetinden çok ziyade belâlar ve elemler getirecek.” 3

Bediüzzaman Hazretleri bir çok gençlere ebedî hayatı kazandıracak önemli tavsiyelerde bulunmuş ve onlara önemli sorumluluklar vermiştir.

Günümüzde Risale-i Nur eserlerini okuyan gençler, gençlik his ve hevesinden uzaklaşarak istikbale doğru imanlı bir nesil olarak yürümektedir.

Bediüzzaman’ın nesl-i âtî olarak müjdelediği gençliğe bizden de  selâm olsun!..

Dipnotlar :

1- Sözler, 13. Söz. 2.Mak. say. 161.

2- Sözler,  13. Söz. 2. Mak. Say. 163.

3- Sözler,  13. Söz. 2. Mak. Say. 158.

Okunma Sayısı: 1973
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı