"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şeytanın insanla, insanın taşla imtihanı

Sadettin Önal
01 Ocak 2019, Salı
O cinlerdendi.1 Kendisine öfke kuvvetinin yanında akıl nimeti de verilmişti. Aklını iyi kullanıyordu. Ama böylesinin başına geleceğini hiç mi hiç akıl etmemişti ve edememişti.

Kendisine İblis de deniyordu. Şeytan, İblis olalı böylesini görmemişti. Böyle bir sınava tabi tutulacağını hiç düşünmemişti. Korktuğu değil de düşünemediği başına gelmişti.

“Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere, ‘Âdem için saygı ile eğilin’ dedik. İblis’ten başka hepsi saygı ile eğildiler. O, saygı ile eğilenlerden olmadı.”2

İblis’in kovulmasına neden insan mıydı? Yoksa iblisin kovulmasına neden olan kendisinin şeytanlığı mıydı?

İnsan, yaratılmıştı. Olayda herhangi bir suçu yoktu. Sadece konu mankeniydi. Ama İblis’in durumu öyle değildi. O bir oyuncuydu. Ona bir emir verilmişti. O bu emri dinlemedi.

O kendisine verilen emri dinlemediği gibi bir de gerekçe öne sürdü. “Ben” dedi. Şeytanın söyleyişinde “Beeennn!” derken bir ben daha çıkıyordu: “Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş balçıktan yarattığın insan için saygı ile eğilemem.”3

O emri vereni dikkate almadı. Emri verenin en büyük olduğunu göz ardı etti. Secde emrini vereni cehaletle itham edercesine, şeytanlığıyla kendisinin insandan üstün olduğunu söyledi. O kibirlendi ve büyüklendi. Bu tavrı ve bu halde ısrarı ona çok pahalıya maloldu. Şeytanın bu isyanı onun kovulmasına, lanetlenmesine ve dahi sonsuz olarak cezalandırılmasına neden oldu.

Şeytan, cezalandırılmadan önce kıyamete kadar süre istedi. Hikmetle iş gören Rabbimiz ona dedi: “Sen o bilinen vakte kadar mühlet verilenlerdensin.”4

Şeytan o vakte kadar boş mu duracaktı? Şüphesiz değil. Bunun cevabını şeytanın kendisi vermişti, hem de yemin ederek: “Senin şerefine andolsun ki, içlerinden ihlâslı kulların hariç, elbette onların hepsini azdıracağım.”5

Şimdi sınav sırası insanda idi. Onun sınavı da şeytanınkinden pek farklı değil. Sınavın konusu yine “secde” veya “serfüru” diğer bir söyleyişle “saygı ile boyun eğmek.”

İnsanlara ibadet emredildi. Bu ibadetler içerisinde özellikle bir tanesi “dinin direği” olarak vasıflandırıldı. Yine emir “secde” veya “serfüru” diğer bir söyleyişle “saygı ile boyun eğmek.”

“Ey iman edenler, rükû edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.”6

Boyun eğmek ve secde etmek. Bu kime ve nasıl olacak? Bakara suresinde insan bu emirle şöyle yönlendirilir: “Nereden yola çıkarsan çık, Mescid-i Haram’a doğru dön. Bu, elbette Rabbinden gelen gerçek bir emirdir. Allah, sizin işlediklerinizden asla habersiz değildir.”7

Nereden yola çıkılırsa hangi fikirden yola çıkılırsa çıkılsın her işte yönelinmesi gereken yer Mescid-i Haram. Bu emir namazda dinleniliyor, hac ibadetinde dinlenildiği gözüküyor ama onun dışındaki yol ve fikirlerde bu emre ne kadar dikkat ediliyor?

Dünyanın dört bir tarafından insanlar Mekke’ye doğru yönelip saygı ile boyun eğiyorlar. Çünkü Mescid-i Haram orada. Mekke’dekiler taştan yapılmış tek katlı bir binanın etrafında halka olup ona secde ediyorlar. Hatta bu taştan yapının etrafında ibadet için dönüyorlar. Bu dönme esnasında da özellikle bir taşın hizasına geldiklerinde ona serfüru edip selam veriyorlar. Kara bir taşa selam durmak, taşa serfüru etmek ve secde etmek. Hatta onu öpmek. 

Hacerül Esved denilen bu kara taş ile ilgili olarak Hz. Ömer şöyle der: “Ey taş biliyorum ki, sen bir taşsın, ne fayda sağlayabilirsin ne de zarar verebilirsin. Eğer Allah Rasûlünün seni öptüğünü görmeseydim seni asla öpmezdim.”

Şeytanın insanla ve insanın taşla sınavı. Herkes biliyor ki taş taştır. Taş insana ne fayda sağlayabilir ne zarar verebilir. Bunu herkes bilirken nefis ve şeytan insanın önüne taşlar ve putlar döşüyor. İnsana yaratılışında verilen şehvet (menfaat) duygusu bu taş veya putlardan birisine takılıyor. Hele hele insanın bir de aceleci olup akıbeti görmemesi peşin menfaatlere kapılması onu perişan ediyor, şeytanın tuzağına düşürüyor. Nefsinin kalbini taşlaştırarak kendisini putlaştırması en dar dairedeki sınavı. Kabilelerin putlarını dikerek güç gösterileri. İnsanlığın bilimi putlaştırarak ilahi emirlere karşı kayıtsızlığı. Hak ve hukuku dinlemeksizin dünya menfaatleri uğruna ilahi emirleri paspas yapmaları. Bunları yaparken de şeytana bile ders vermesi çok ilginç.

Peygamberimizin sünneti terbiyedir, edeptir. Sünnete uymak huzur verir. Kimin huzurunda olduğunu fark ettirir. Bu taşa secde etmek de olsa böyledir. Taşa yapılan bu “secde” veya “serfüru” veya “saygı ile boyun eğmek”, o camit şeyin arkasındaki güce boyun eğmektir. Onun bütün emirlerine boyun eğmektir. Bu itaati ferdî, sosyal, siyasî ve dünyaya ait bütün işlerde göstermektir. Onun huzurunda olmanın verdiği huzurla yaşamaktır.

Taş gibi camit olan, donuk olan şeylere secde ediyoruz. Ama asıl sorgulanması gereken nedir? Taşlara yapılan secde mi sorgulanmalıdır? Taşın arkasındaki mutlak güce itaat mi sorgulanmalıdır? Yoksa taşın arkasına gizlenen mutlak gücün yarattıklarına, şeytana taş çıkartırcasına dünya menfaatlerine tapan güce mi boyun eğme sorgulanmalıdır?

Dipnotlar:

1. Kehf suresi: ayet 50.

2. Araf suresi: ayet 11.

3. Hicr suresi: ayet 33.

4. Sad suresi: ayet 80-81.

5. Sad suresi: ayet 82-83.

6. Hac suresi: ayet 77.

7. Bakara suresi: ayet 149.

Okunma Sayısı: 4834
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Şakir argın

    1.1.2019 13:55:27

    Harika çok yönlü tefekküre sevk eden düşündüren bir yazı kaleminize kuvvet

  • O.alagoz

    1.1.2019 13:21:01

    Mükemmel bir yazı tebrik ederim

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı