"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hizmet metodlarına uyalım

SALİH SÜTÇÜOĞLU
13 Nisan 2020, Pazartesi 00:09
İslâmiyet; insanlığa dünya ve ahiret saadetini temin edecek esasları ihtiva eden bir din olarak gönderilmiştir.

Hazreti Muhammed (asm), bu en son ve en mükemmel dinin tebliğ edicisi olarak; hem öğretmen hem de uygulayıcısı olmuştur.

Peygamberimiz (asm) çevresine karşı; çok yumuşak ve şefkatli bir şekilde davranmış, gönüllerini kazanmış, ondan sonra da getirdiği cihanşümul dini onlara anlatmıştır. Bu dâvet neticesinde de etrafında “Anam babam sana feda olsun ya Resulallah” diyen sahabe efendilerimiz toplanmışlar ve Peygamberlerden sonra insanların en faziletlisi olmuşlardır.

Demek ki tebliğden önce güleryüz gelmektedir. Benim samimî bir arkadaşım vardı. Kendisi ile zaman zaman Yeni Asya Gazetesi’nin abone çalışmalarını yapardık. Çok sıcak kanlı, herkesle hemen kaynaşabilen iletişimi kuvvetli bir arkadaşımızdı. O her zaman şöyle derdi: “Biz insanlara tatlıdil güleryüz gösterirsek, önce onların kalbini kazanırız. Daha sonra da abone yapmak, sonbete dâvet etmek kolaylaşır.”

Malûmdur ki; “Hakikî irşad âlimleri peygamberlerin varisleridir.” Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri de Peygamberimizin (asm) varislerinden olması hasebi ile çevresine daima şefkate yaklaşırdı.

Bir gün talebeleri kendisini Senirkent’e dâvet etmişlerdi. Isparta ile Afyon arasında bulunan bu şirin beldeye Üstad Bediüzzaman’ın geleceğini duyan Senirkentliler meydanda toplanmışlardı. Bediüzzaman Hazretleri arabasından inince; oradakiler kendisine sevgi gösterisinde bulunurken, o ise bir kenarda olanları seyreden Veli Efendi’nin yanına doğru gitmişti. Kendisini dâvet eden talebeleri varken, daha onlarla görüşmeden bu zatın koluna girmiş ve beraber yürümüşlerdi. Veli Efendi de bu duruma çok şaşırmış, biraz da mahçup olmuştu. Çünki devamlı içki içen bir insandı.

Veli Efendi bir fırsatını bulunca topluluktan ayrılarak eve gelmiş, bahçede birikmiş olan içki şişelerini dereye atarken, şaşkınlıkla bakan hanımına da gusül abdesti almak için su ısıtmasını söylemişti.

Abdestini alıp camiye gitmiş ve Bediüzzaman’ın arkasında ikindi namazını cemaatle birlikte kılmıştı.

Bu zat o günün bereketi ile bundan sonraki hayatını da istikamet üzere ve Cenab-ı Hakk’ın emir ve yasakları doğrultusunda hareket ederek geçirdi…

Burada Bediüzzaman Hazretleri’nin şefkatli davranışının bir insanın ahretini nasıl kurtarmasına vesile olduğuna şahit olmaktayız.

Bizler çevremize şefkatle ve müsamaha ile bakamazsak kimseye faydalı olmamız mümkün olamaz.

“Karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, imanımı kurtarmaya koşuyorum….” diyen İslâm mücahidi Bediüzzaman Said Nursî’den alacağımız çok dersler var…

Ayrıca; yine bu zamanın hizmet metodu olarak müsbet hareket etmek gerektiği hususunda Bediüzzaman’ın talebelerine verdiği en son dersi de çok önemlidir…

“Aziz kardeşlerim!

Bizim vazifemiz müsbet hareket etmektir. Menfi hareket değildir. Rıza-yı İlâhiye göre sırf hizmet-i imaniyeyi yapmaktır, vazife-i İlâhiyeye karışmamaktır. Bizler asayişi muhafazayı netice veren müsbet iman hizmeti içinde her bir sıkıntıya karşı sabırla, şükürle mükellefiz. …… HEM DAHİLDEKİ CİHAD-I MANEVÎ; MANEVÎ TAHRİBATA KARŞI ÇALIŞMAKTIR Kİ; MADDÎ DEĞİL, MANEVÎ HİZMETLER LÂZIMDIR… 

Onun için ehl-i siyasete karışmadığımız gibi, ehl-i siyaset de bizimle meşgul olmaya hiçbir hakları yok…” demiştir…

Risale-i Nurlar’dan aldığımız bu hizmet metoduna uygun olarak:

* Yanımızda hediye edebileceğimiz küçük Risale-i Nur kitaplarından bulundurmamız gerekir.

* Hastalar Risalesi, Küçük Sözler, Münacat, Tabiat Risalesi, Yirmiüçüncü Söz, Ramazan Risalesi gibi kitaplar hediye için çok uygun kitaplardır.

* Günlük zarurî işlerimizi çabucak halledip, sosyal hayattan uzak kalmamalı, pek çok kimse ile görüşmeye çalışmalıyız.

* Akrabalarımızı sık sık ziyaret etmeli, onlara gazete, dergi ve kitap hediye etmeliyiz.

* Günlük içtimaî meseleler hakkında az ve öz, ama isabetli görüşler taşımalı, gerektiğinde gereksiz tartışmalara girmeden insanların gönlünü almasını bilmeliyiz…

Bu arada Peygamberimizin (asm) hayatından bir bölümü de paylaşmak istiyorum:

Bir gün uzak kabilelerden birisinin reisi Peygamberimizi (asm) görmek ve bu yeni din hakkındabilgi almak için Medine’ye geliyor. Mescid-i Nebevi’de Peygamberimizle (asm) görüşüyorlar. Peygamberimiz (asm) İslâmiyet hakkında kendisine bilgi veriyor. Daha sonra da misafirini biraz da evinde ağırlamak için Hane-i Saadete geçmek istiyorlar. 

Bu sırada yaşlı bir kadın önlerini kesiyor. Peygamberimiz (asm) bu yaşlı kadını can kulağı ile dinliyor. Bu arada biraz ilerde onları bekleyen kabile reisi şöyle düşünüyor:

“Bu zat eğer hükümdar olsa, gelen yaşlı kadına benim önemli bir misafirim var, sonra gel görüşelim diyerek onu gönderirdi. Ama bu zat Peygamberdir ki bu kadına böyle ilgi gösteriyor, derdini dinliyor.”

Ve kararını veriyor….”Ben de Müslüman oluyorum. Kabileme de İslâmın güzelliklerini anlatacağım…”

Dinimizin güzelliklerini anlatmak….

Bundan daha şerefli, daha güzel bir görev olabilir mi? Son nefesimize kadar bu vazifemizi yaparak ruhumuzu teslim etmeyi Rabbimizden niyaz ediyoruz…

“Allahım Kur’ân’a ve imana hizmet için, insanların kalplerini Risale-i Nurlar’a musahhar yap…” Amin… ”Hz. Musa Aleyhisselâm’a denizi, ve Hz. İbrahim Aleyhisselâm’a ateşi ve Hz. Davud Aleyhisselâm’a dağı, demiri ve Hz. Süleyman Aleyhisselâm’a cini ve insi ve Hazreti Muhammed Aleyhisselü Vesselâm’a şems ve kameri teshir ettiğin gibi, Risale-i Nur’a kalpleri ve akılları musahhar kıl.” Amin… Amin… Amin…

Okunma Sayısı: 1081
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Orhan Alagöz

    13.4.2020 00:48:52

    Tebrikler Salih abi,güzel bur çalışma olmuş,cenabı hak devamını getirsin

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı