"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Risale-i Nur ile tanıştığı için gözaltına alınmıştı

SALİH SÜTÇÜOĞLU
15 Ocak 2021, Cuma 00:58
İZMİR’DEN AHİRETE UĞURLADIĞIMIZ NUR TALEBELERİ ALBÜMÜ - 5 - HAZIRLAYAN: SALİH SÜTÇÜOĞLU

HALİL BOZKAYA 

1924 yılında doğdu. Meşakkatli bir hayatı oldu. Ama kimseye muhtaç olmadan izzetiyle yaşadı. Risale-i Nurlar’ı tanımıştı. Namazlarını da kılıyordu. Bilhassa ihtilâl dönemlerinde dindarlar üzerine baskı ve zulümler arttığı için, Halil Ağabey’in de başından üzücü bir olay geçmişti. Pazarcılık yaptığı yıllarda idi. Yine pazara çıktığı bir gün tezgâhını açmış, satışını yapacağı ürünleri yerleştirmişti. Bismillah diyerek rızkını aramaya başlamıştı. Cebinde taşıdığı küçük Risale-i Nur kitaplarını da fırsat buldukça okumaya çalışırdı. Risalelerin kıymetini takdir edemeyenler onu şikâyet ettiler. Polisler gelip tezgâhının başından alıp götürmüşlerdi. O akşam nezarethanede kaldı. Tezgâhı öylece kalıvermişti. Mahkemeye çıkardılar, bir suçlu gibi. O da Risale-i Nurlar’ı müdafaa etti: “Ben bu eserleri tanıdıktan sonra vatana, millete ve aileme faydalı bir insan oldum. Bu kitaplardan hiçbir zarar görmedim” mealinde savunmasını yapınca; savcı da onu salıvermişti. Halil Ağabey, tanımış olduğu bu güzel eserleri kardeşi saatçi Ahmet’e de tanıttı. Saatçi Ahmet İzmir Hisar Camii önünde saatçılık yaptığı için; boynuz kulağı geçer misali ağabeyini hizmette geçmiş, dükkânına gelen müşterilere ve dostlarına Risale-i Nurlar’ı tanıtarak bir çok insana faydalı olmuştu. Halil Ağabey aynı zamanda duvar ustası idi. Boş kalmazdı. Çalışkan bir insandı. Çocuklarını hiçbir zaman eksikli bırakmadı. Onları derslere de alıştırdı. Oğlu Yusuf, Risale-i Nur derslerinin müdavimi olmuştu. Halil Ağabey 88 yıllık bereketli ömrünü istikamet üzere geçirdi. 8 Haziran 2012 tarihinde ahiret âlemine irtihal etti. 

Allah rahmet eylesin...

FEYYAZ DOĞRUEL

İzmir’imizde ilk üniversite mezunu Risale-i Nur Talebesi olan malî müşavir muhterem Feyyaz DOĞRUEL Hakkı’n rahmetine kavuştu.

Cenazesi 2 Aralık 2020 Çarşamba günü Covid-19 tedbirleri çerçevesinde kabristanda kılınan cenaze namazı sonrasında mütevazı bir cemaatle defnedildi. 01 Ocak 1945 tarihinde Manisa Demirci’de dünyaya gelen Feyyaz DOĞRUEL, yarım asırlık Yeni Asya Gazetesi abonesi idi. 

Sessiz sakin bir hali vardı. Vefatı da yine öyle sessiz ve sakin oldu. Feyyaz Bey; 75 yaşında iken, bu dünya üzerindeki misafirliğini tamamlayarak öteki âleme yani asıl vatanına doğru yolculuğa çıktı. 

Allah rahmet eylesin...

CEMAL SİPAHİ

Cemal Amca, İzmir’in Çamdibi semtindeki derslere devam ederdi. Saf temiz bir insandı.

Cemal Amca’nın bir not defteri vardı. Derslerde devamlı not alırdı. 1 Nisan 2006 tarihinde dünyanın dağdağalı hayatından ahiretin ebedî hayatına geçiş yaptı. Allah rahmet eylesin... 

YAKUP ALKAN

Tedavi gördüğü hastanede 05 Aralık 2020 tarihinde Hakk’ın Rahmetine kavuştu. 02 mayıs 1960 Antakya Yayladağı doğumlu olan Yakup bey; başarılı bir hukuk adamı olmasının yanında, çevresinde sayılan ve sevilen bir kişiliğe sahipti.

Talebeliğinden bu yana Yeni Asya Gazetesi’nin okuyucusuydu.  Ve bu camianın içerisinde de aranan bir sima idi. Allah rahmet eylesin...

BİLAL ERTÜRK

1941 doğumlu. İzmir’in Pınarbaşı beldesinde ikamet ediyor, Çamdibi Yeşilova semtinde inşaat malzemesi satışı ile iştigal ediyordu. Uzun boylu gösterişli ve tok sözlü bir insandı. Nazmi Doğan, İbrahim Kaya, Kaya Kireçci gibi arkadaşlarıyla beraber Risale-i Nurlar’ı tanımış ve hayatı müsbet manada değişmişti. Evinde dersler yapılıyordu. Yazın evinin terasını açar, misafirlerini burada ağırlardı.

Çocukları da bu manevî ortamda yetiştiler. Bilal Ertürk, Ağabeyi Mehmet Ertürk’le birlikte bu zamanda bir sahabe mesleği olarak gördükleri bu halkanın içinde devam ediyorlardı. Bu arada hac vazifesini ifa etti. Gayet sağlıklı görünüyordu. Ama ölüm vakti gelmişti. Berat Kandili olarak kutladığımız mübarek günde bir sonraki Berat Kandili gününe kadar kimlerin vefat edeceği Cenab-ı Hak tarafından görevli melek Azrail’e (as) bir liste halinde veriliyormuş. Demek ki bu listede Bilal Ertürk’ün de ismi vardı. Aslında ölüm sureten göründüğü gibi dehşetli değil. Çok Risalelerde ispat edildiği gibi, “ehli İman için ölüm; vazife-i hayat külfetinden bir terhistir. Hem dünya meydanındaki imtihanda, talim ve talimat olan ubudiyetten bir paydostur. Hem öteki âleme gitmiş yüzde doksan dokuz ahbap ve akrabasına kavuşmak için bir vesiledir. Hem hakikî vatanına ve ebedî makam-ı saadetine girmeye bir vasıtadır. Hem zindanı dünyadan bostanı cinana bir dâvettir. Hem Hâlık-ı Rahim’inin fazlından, kendi hizmetine mukabil ahz-ı ücret etmeye bir nöbettir. Madem ölümün mahiyeti hakikat noktasında budur; ona dehşetli bakmak değil, bilâkis rahmet ve saadetin bir mukaddemesi nazarıyla bakmak gerektir.” 

Evet Bilal Ertürk emri Hakk’a boyun eğerek 2012 yılında 71 yaşında berzah âlemine göçmüş- tü. Allah rahmet eylesin...

Ali DÜZDEMİR 

1939’da İzmir’in Tire kazasında doğdu. Matbaacılık mesleğini seçmişti. Kardeşi ile birlikte matbaacılık yaparlarken, Hafız Mehmet Karamanlı vasıtası ile Risale-i Nurlar’ı tanıdı.

Ali Düzdemir, fedakâr ve cesur bir insandı. İhtilâl dönemlerinde baskılar arttığı zamanlarda Risale-i Nur kitaplarını elden muhtaçlara ulaştırmaya gayret ederdi. 1980 ihtilâli sonrasında 1982’de Tire’de yapılan baskında 63 kişi ile birlikte Risale-i Nur kitaplarını okudukları için hapse girdi. Üç ay Medrese-i Yusufiyede kaldı. Üç çocuğu Tire’deki bu manevî havada büyüdüler. Ali Düzdemir bir ara hac görevini de yaptı. Daha sonraki yıllarda umreye niyet etti, ancak ahirete gitme zamanı geldiği için nasip olmadı. 73 yaşında iken 1 Haziran 2012 tarihinde ebedî âlemdeki asıl vatanına göç etti. Allah rahmet eylesin...

Rıdvan AYRAL 

Karşıyaka’dan Erdal Biçer’in notunu buraya alıyoruz: Rıdvan AYRAL Doğum tarihi ve yeri: 04/03/1967, Balıkesir-Karesi. 14/Aralık/2020 tarihinde İzmir-Çiğli’de zatürre + Covid-19 sebebiyle manevî şehid...

Karşıyaka’da ev derslerini başlattıktan sonra gerçek abi-kardeşliğe varan bir dostluk. Derslerde müdavim, neşriyata abone, kira dershanemizin masarifi ile dertli. Muhabbet canlısı, samimi, fedakâr, cefakâr, vefadar, yardımsever, babasının çağırışıyla Ali’ bir zat. 

Biz razıyız, Yüce Mevlâmız da razı olsun. Amin. 

Rıdvan’ın eniştesi Niyazi YENİPAZAR kardeşimizin notu: Rıdvan Ayral 1967 doğumludur. Aslen Balıkesirli olan bir ailenin oğludur. Biri kız biri erkek olmak üzere pırıl pırıl iki evlât sahibidir. Halim selim, güleryüzlü, samimi, yardımsever huyları ile tebarüz etmiştir. Risale-i Nurlar ile 1980’li yılların başından itibaren başlayan beraberliği Yeni Asya gazetesi okuyuculuğu ile de perçinleşmiş ve sarsılmaz bir çizgide vefatına kadar devam etmiştir. 

Allah rahmet eylesin.

Hafız Cemal BENLİ 

Rahmetli Cemal Hocamız ile ilgili olarak oğlunun notunu aşağıya alıyoruz:

“Babam Cemal Benli 14.06.1945’de Tire ilçesine bağlı Kırtepe Köyü’nde dünyaya gelmiştir. Babasının adı İbrahim annesinin adı Ayşe’dir. Babasının köydeki lâkabı Malum İbramdır. (Muallim İbrahim). Babası köye hem Arapça Kur’ân-ı Kerîm hem de yeni yazı Türkçe öğretmiştir. Dört kardeş olup en küçüğü olan babam ilk okulu bitirdikten sonra Kur’ân kursuna gitmiş orada hafızlığını tamamlamıştır. Bir müddet sonra Türkiye’den ayrılarak Suriye’de Şam’da medresede eğitim görmek için bulunmuştur. Orada hac vazifesini yerine getirmiş Tireli hacıları karşılayarak onlara rehberlik yapmıştır. 

Orada kaldıktan sonra askerliği geldiğinden aranıp da bulunamamasından dolayı Türk vatandaşlığından çıkarılmıştır. Sonra yapılan çalışmalar neticesinde Bakanlar Kurulu kararı ile tekrar Türk vatandaşlığına alınmıştır. 

“1970 yılında dünya evine girmiştir. Sonra askerî arşive memur olarak girmiştir. 2 sene çalışıp ayrılmış sonra kısa bir müddet resmî imamlık yapmış daha sonra da ticarete atılmıştır. Kirada bulunduğu evin sahibi İmam İşi lâkaplı Tire’de hatimle namaz kıldıran iyi bir hafızdır. Babam da hafızlığı onun vesilesiyle iyice pişirmiştir. İmam İşi’nden sonra Tire’de hatimle namaz kıldırma işi babama geçmiştir. 1982 yılında Risale-i Nur dersi yaptıkları için babam 15 gün nezarette kalmıştır. 16 yıl hatimle herhangi bir dünyevî karşılığı olmadan namaz kıldıran babam 3 erkek çocuk babasıdır. 1992 yılında yakalandığı amansız bir hastalık yüzünden 1994’te 49 yaşında Rahmeti Rahmana kavuşmuştur. Hatimle namaz kıldırma işine iki kardeş hafız olan Hüseyin ve Ahmet Kiracı’lara vasiyet etmiştir. Ondan sonra Ahmet Kiracı hatimle namaz kıldırma işini Tire’de devam ettirmiştir.”    Allah rahmet eylesin... 

Hacı Ömer AYDIN

25 Ekim 1932 tarihinde doğdu. İzmir’in Torbalı ilçesine bağlı Çapak Köyü’nde, köy meydanındaki caminin yanında bakkaliye işletiyordu. 

Dükkânının önünde büyük çınar ağacı gölge yapıyor, dibinden de gürül gürül içme suyu akıyordu. 

Biz Yeni Asya Gazetesi’nin toplantılarından dönerken rahmetli Ömer Ağabeye uğrar, dükkânın önündeki ağacın serinliğinde ikram ettiği çayları yudumlayıp sohbet ederdik. Ömer Ağabey, Risale-i Nurlar’ı fırsat buldukça tetkik eder, önemli gördüğü yerlerini kalemle işaretlerdi. Risalelerden bir bölüm okuduğunda yüksek sesle okur, sebebini de şöyle açıklardı: “Köyde benim ders arkadaşlarım ve dinleyicilerim hep kulağı ağır işitenler olduğu için alışkanlık oldu. Hep yüksek sesle okuyorum” derdi. 

Demokrat bir insandı. 12 Eylül ihtilâlinden sonraki yıllarda; köylüler ihtilâl lideri Kenan Evren’in konuşmalarına bakıp, ihtilâli kabullendikleri ve Kenan Evren’in resmini kahvehanelere evlerine ve iş yerlerine astıkları zamanda rahmetli; “Bunların sözlerine kanmayın, demokrasiyi askıya alanlardan hiçbir hayır gelmez” diyordu. Köyde sözü dinlenen, saygı gören bir insandı. Okuduğu Risale-i Nur eserleri adeta onu zamanın müdakkik bir âlimi derecesine çıkarmıştı. Kuvvetli iman sahibiydi. Yeni Asya okuyucusu olduğu için; gazetenin promosyon olarak verdiği kitaplar da kütüphanesini doldurmuştu. “Her gelen kitabı takdim bölümünden okumaya başlıyorum” derdi. Hem bakkal olarak hem de bir Nur Talebesi olarak insanlara faydalı olmaya çalışarak ömrünü tamamladı. Bu misafirhaneden 28 Aralık 2011 tarihinde 79 yaşında iken güzel bir iz bırakarak ebedî âleme göç etti. Allah rahmet eylesin...

HABİP ÖZAKTAŞ

1943 yılında dünyaya geldi. İzmir’in mesire yerlerinden biri olan Pınarbaşı’nda hayatını sürdürmüştü. Pınarbaşı bahçeleri ve bol suları ile meşhur olduğu için Pınarbaşı ismini almış. Ancak kireç ocakları ile de meşhurdur. Pınarbaşı’nda yaşayan birçok insan bu kireç ocaklarında da çalışmışlardır. Habip Özaktaş cesur ve kabadayı bir insandı. Risale-i Nurlar’ı tanıdıktan sonra, Pınarbaşı’nda Nur Talebelerinin aleyhinde dedikodu yapan bazı kimseleri duyunca meydandaki kahveye gidip; “HER KİM NURCULARIN ALEYHİNDE BİR ŞEY KONUŞURSA KARŞISINDA BENİ BULUR” diyerek onları savunmuştu. 

Habip Ağabey ömrünün son yıllarında biraz yalnız kalmayı tercih etti. Özdere sahil beldesinde Deniz kenarına kurduğu barakasında inzivaya çekildi. Biz arkadaşlarla zaman zaman kendisini ziyaret ettiğimizde çok memnun olurdu. Habip Ağabey bir ara rahatsızlanıp göğüs hastanesine yatmıştı. Ben de kendisini ziyarete gittim. Hasta koğuşuna girdiğimde onu kapının arkasına serdiği seccadesinde namazını eda ederken gördüm. Çok duygulanmıştım. Cami cemaatinin bile hastalandığında namazı iyileşince kılarım deyip kazaya bıraktığı bir devirde, böyle bir insan Risale-i Nurlar’dan aldığı kuvvetli iman dersiyle hastanede bile namazını geçirmiyordu. Habip Ağabey bu tedavisinden sonra iyileşip normal hayatına dönmüştü. Ancak geçici dünya hayatındaki misafirliği er geç bitecekti. O nu çok sevdiği Üstadına ve Peygamber’imize (asm) kavuşturacak olan ölüm vakti gelmişti. 2014 yılında 71 yaşında iken ahiret yurduna göçtü. Allah rahmet eylesin...

METİN ÇAM

21 ekim 1948 de doğdu. İzmir’in Eşrefpaşa yokuşunda İkiçeşmelik semtinde oturuyordu. Kendisi ayakkabıcılık mesleğini seçmişti. İyi bir ayakkabı imalat ustası idi. Yine ayakkabı ustası olan Nazım Pınarcı vasıtası ile Risale-i Nur’ları tanımış, kendisi bu yanlışlara kapılmadığı gibi bir çok arkadaşının da kurtulmasına vesile olmuştu. İzmir’in Kahramanlar semtinde açılan Risale-i Nur dersanesi’nin müdavimlerindendi. 17 haziran 2018’de 70 yaşında iken Ahiret alemine göçtü. 

Allah rahmet eylesin...

SON

Okunma Sayısı: 3989
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali

    16.1.2021 02:10:19

    Allah hepsini rahmet eylesin InsaAllah Ama eb Azından bir abimizin eksik kaldığı düşüncesindeyim İzmir Tireli Merhum Ahmed Avcu abimiz onuda yad etmek ve biz o zamanın gençleri için harcadığı enerji ve vakit için hizmetlerinden dolayı müteşekkirim biz ondan razıyız Allah da ondan razı olsun inşaAllah

  • Sema Nur Gül

    15.1.2021 01:46:19

    Rabbim tüm gizli Nur kahramanlarından ebeden razı olsun inşaallah. Mekanları cennet olsun kabirleri Nurlarla dolsun.. Onlar vazifelerini bırakıp ücretlerini almaya gittiler. Onların bıraktıkları vazifeleri ,Kur'an hizmetini kıyamete kadar devam ettirecek nura hadim ihlaslı nesilleri çoğaltsın inşaallah 🤲🏻

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı