"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir kahraman daha göç etti: Abdulhalim Çelik

Sinan Özden
23 Haziran 2019, Pazar
Değerli ve muhterem ağabeyimiz, hocamız, büyüğümüz, Bursa’mızın ehl-i hizmet müdâvimlerinden Abdulhalim Çelik, âhirete göç etti.

Ağır bir hastalık geçirdiğini duyduğum değerli Abdulhalim Çelik Ağabeyimiz, bir süre hastanede yattıktan sonra Hâkk’ın râhmetine kavuştu. Kendisini, Ramazan Bayramının 2. günü genç kardeşlerle birlikte hastanede ziyaret etmiştik. Ziyaretimizi, -hasta ziyaretinin kısası makbuldur- kabilinden kısa tutmuştuk. Ziyaretimiz kendisini ziyâdesiyle memnun ve mesrur eylemişti. Hatta bu memnuniyetini, “Hoşgeldiniz gençler, Allah razı olsun. Abinize duâ edin.” ifadeleriyle dile getirmişti. Hastalığının vermiş olduğu yorgunluk ve bitkinlik olmasına rağmen, o güzel ve heyecan dolu “Hoşgeldiniz, sefa getirdiniz.” bakışlarıyla bizlere bakıp tekraren “Abinize duâ edin” diyordu. Bizler de “Abi duâmız her daim sizinle, Allah size Şâfi ismi ile tecelli edip şifâ versin.” diyorduk. Ziyaretimizin sonuna gelmiştik. Kendisiyle helâlleşip oradan ayrılmıştık. Aradan 8 gün geçti ve ağabeyimiz bu dünyadan ahirete hicret etti.

 Allah rahmet eylesin, mekânı Cennet olsun inşaallah. Abdulhalim Çelik Ağabeyin vefatı, hepimizi derinden etkilemiş, üzmüştü. O, Bursa’mızın demirbaşlarındandı. Kendisine hâs (tatlı) aksanı, güler çehresi, hizmet aşkı, ismi ile müsemmâ hâlim ruhu, soy ismi gibi çelik imânıyla hizmet dolu bir hayat yaşadı. Ne zaman bir arada bulunsak; her daim “Hizmet hizmet” derdi. Rabbim hizmetlerini kabul buyursun. O kadar hizmetle bütünleşmişti ki âdeta onu gören bir kişi, “Bu insan hizmete meftun, hizmete hizmetkâr.” derdi. 

Bir gün ben dershanenin mutfağında temizlik yaparken, “Kardeşim, dershane temizliği çok önemlidir. Dershaneye gelenler, dershanenin temizliğini, tertip ve düzeninin iyi olduğunu görmesi gerekir. Dershane; ilim ve hizmet yeridir. O yüzden temiz, düzenli ve tertipli olması gerekiyor.” derdi. Çok merhametli, hâlim, selim bir insandı. Abdulhalim Çelik Ağabeyde, bir yandan Celâl ismi tezahür ederken diğer yandan El-Hâlim ismi de tezahür ediyordu. Çocukları çok seven, onlara Kur’ân-ı Kerîm hocalığı yapan çok lâtif biriydi.

 Abdulhalim Ağabeyin talebe hizmeti yaparken yanında bulunduğum sıralarda talebelerle ilgilenişi, onlara hitâbı son derece iyiydi. Talebelere hem dinî, hem de ailevî konuda birçok manevî eğitim veren çok değerli bir ağabeyimizdi. Abdulhalim Ağabeyin Kur’ân okuyuşu ayrı bir hoşuma giderdi. Çünkü güzel olan Kur’ân-ı Kerîm’i o yanık sesiyle o kadar içten ve hissederek okurdu ki, dinlediğimde hayran kalırdım. Bir de o güzel insan, o kadar tatlı ve kendi hususî okuyuş tarzı ile çok güzel namaz tesbihatı yapardı. Rabbim tekrar tekrar kendisinden razı olsun inşâallah.

O, ömrünü istikamette ve hizmette sarfeden bahtiyar bir Nur Talebesiydi. Her zaman umumî ve mahal derslerine iştirak eder, hizmetlerde ağabey ve kardeşlere şevk aşılardı. Hasta dahi olsa dersleri ihmal etmemeye özen gösteren örnek bir ağabeydi. Kendisi biz gençlerle çok ilgilenirdi. Her karşılaştığımızda son derece samimî ve içtenlikle musafaha eder, halimizi hatırımızı sorardı. Bize, dünyevî ve uhrevî noktalarda çok önemli tahşidatlarda bulunurdu. Birlikte bulunduğumuz derslerde ders okurken, çok hoş bir eda ile okurdu. Okurken “Maşaallah, Barekallah, Sübhanallah, Allahü Ekber” zikirlerini sık sık yapardı. Rabbim seni sevsin ve sana rahmetiyle muamele etsin aziz ve sıddık Abdulhalim Ağabey.

İşte ölüm; insanı ailesinden, sevdiklerinden alır götürür. Abdulhalim Çelik Ağabey de ölüm ile tanışmış, ötelere yolculuğu başlamıştı. Ailesi hüzünlü, sevenleri onun gidişi ile bir anda müteessir olmuştu. Ceset ile ruhun bir ömür boyu süren arkadaşlığı, bu dünya hanında sona ermişti. İşte ayrılık zamanı gelmişti. Ruh, bir ömür boyu arkadaşlık ettiği ceset libasını bırakmakta zorlansa da, sonunda Azrail Aleyhisselâm emr-i Hakk’ı yerine getirir ve insan da bu emre boyun eğer. Ve ruh; dar ve fani bedenden, zindan-ı dünyadan; bostan-ı cinana irtihal etmiş olur. Terhis teskeresini alan insan, inşaallah iman vesikasını da sağlam elde etmişse; işte o bahtiyar insana müjdeler olsun. Cennet bahçelerinde Allah’ın onun için hazırladığı nimetlerden faydalanacak. Rü’yet-i Cemalullah ile müşerref olacak inşaallah.

Elhasıl: Ölüm, bu hayatta herkesin başına gelecek en büyük gerçektir. Hiç kimse ölümden kaçamaz! O yüzden ölüm bize uğramadan; güzel bir ölüm(hüsn-ü hatime) için güzel bir hayat (İman ve istikamet üzere) yaşayalım. Herkes, “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve herkes yarın ne hazırladığına baksın!” (Haşr/18) âyetini düşünüp yarın (mahşer) için ne hazırladığını sorgulasın ve ölüm hakikatini tefekkür edip bir gün kendisinin de ölüp kabre konulacağını ve bitmeyecek gibi yaşadığı şu fani dünya hayatının bir gün biteceğini aklından asla çıkarmasın!

Abdulhalim Çelik Ağabey, istikamet üzere yaşadı ve o yarın için çok güzel şeyler hazırladı ve hazırladıklarına imrenerek bakacak inşaallah. Yarın için hazırladıklarımıza iğrenerek mi yoksa imrenerek mi bakmak istersiniz? Tercih sizin…

Abdulhalim Çelik Ağabeye Allah’tan râhmet, ailesine baş sağlığı diliyorum. Rabbim mekânını Cennet eylesin. Ailesine ve sevenlerine sabr-ı cemil versin inşâallah. Âmin.

Okunma Sayısı: 763
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı