"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Abdulmuhsin Alkonavî

Şükrü BULUT
25 Kasım 2019, Pazartesi
“Risale-i Nur’u dikkat ve tefekkürle okumak nimet-i uzmasına nail olan biz bir kısım üniversite gençliği, bir hüsn-ü zan veya bir tahmin ile değil, tahkikî ve tedkikî bir surette, sarsılmaz ve sarsılmayacak olan ilmelyakin bir kuvvet-i imaniye ile inanıyoruz ki, zemin yüzünden bu asra kadar görmediği bir vahşet ve dehşetin sebebi olan dinsizlik ve ilhadı, Bediüzzaman, ortadan kaldırmaya inayet-i Hak ile muvaffak olacaktır.”

Bu satırlar Abdulmuhsin’in sevgili Üstadına yazdığı son mektubunun yansımasıdır.

Onu Konya’da Zübeyir Gündüzalp’in yanında görenler veya Halıcı Sabri’nin ticarethanesindeki Nur dersinde tanıyanlar yalnızca Muhsin olarak bilirlerdi. Okulun en çalışkan ve zeki talebelerindendi, Nurun diğer sevdalıları gibi. Mekteb-i Tıbbiyeyi kazanmış ve İstanbul’da kayıt yaptırmışken, bir arkadaşının tavsiyesi üzerine Edebiyat Fakültesi’ndeki Felsefe bölümüne kaydını değiştirmiş. Sosyal ilimlerle Nur’a daha çok hizmet edeceğini düşünerek yaptığı bu değişikliğin peşini halâ bırakmamış Abdulmuhsin Alkonavî’yi Nur Talebeleri yalnızca onun kitaplardaki mektupları, 1951’de basılmasına vesile olduğu Gençlik Rehberi ve bu kitap sebebiyle açılan mahkemenin hatıralarıyla tanırlar.

Onun 15 Nisan 1931’de Konya’da Bakırcı Mustafa Efendi ile Konya’nın yerlisi bir aileye mensup Fatıma Hanımdan dünyaya geldiğini, 22 Mayıs 2010’daki “Köln buluşmamızda” öğrenecektik. Babasının neseben Kulu’dan geldiğini, Hadoğlu aşiretine mensup olan bu ailenin sonradan Konya’ya yerleştiğini de yine aynı sohbette duyacaktık. Bakırcı Hafız Mustafa Mevlevîdir. Mesnevî-i Şerifin okunduğu evinde hep ney’in nalişleri işitilir. Kamışlıktan koparılan neyin feryâdı ve şikâyeti, azıcık da vahdetten kesrete ayrılışı gönüllere üfler. Varlık âleminden veya Esma-i Hüsna’nın dünyasından, âleminden bizim dünyamıza gelişinin şikâyetiyle Mesnevî-i Şerifin dibacesi, Abdulmuhsin’in hep dikkatini celbeder:

Bisnev in ney çün hikâyet mikuned

Ez cûdayiha şikâyet mikuned

Yani;

Dinle bu ney neler hikâyet eder

Ayrılıklardan nasıl şikâyet eder

Ney’in nalişlere bürünmüş melodileriyle büyüyen Muhsin, Risâle-i Nur’la karşılaştığında, şemse tutulmuş pervane kesilir. Zira bu eserlerde firaka bedel vuslatın bestesi duyuluyordur. Ayrılık acılarından bahsedilmeden vuslatın baharı, bu baharların oluşturduğu Cennetler anlatılmaktadır. Ademden varlığa çıkışın büyük bir inkişaf, bir yükseliş ve adeta bir bayram olduğunu gören ve okuyan genç Abdulmuhsin biricik Üstadına duygularını serbest nazımla arz eder:

“Üstadım Said Nur

Onun kitapları var Risâle-i Nur

Yanına alır ve kırlara açılır

Rüzgârlar onu okşar

Güneş onu kucaklar

Çiçekler tebessümle ona doğru bakarlar

Çünkü o kâinattaki firaktan, ayrılıktan

Elemden bahsetmedi

Sevinçten, kavuşmaktan, visalden haber verdi.

Böyle tes’îd eyledi nurunun bir bendesini.”

Abdulmuhsin Alkonavî…

Molla Mehmetoğlu ile Hoca Selimoğlu’nun torunları Abdulmuhsin Alkonavî (O zamanlar henüz “Alev”) 1954 yılından sonra yine Kur’ân ve iman hizmetleri için Balkanlar’a geçmiş. Bir süre Gümülcine ve Üsküp’te kaldıktan sonra, oradan Berlin’e intikal etmiş. Oraya yerleştikten sonra üniversitede Risâle-i Nur’u neşretmeye başlayan, açtıkları mescitte Risâle okuyan Abdulmuhsin, hem Üsküp’ten, hem de Berlin’den Üstadına mektuplar yazmış. Nurun bu küçücük kıt’asındaki hizmetleri anlatmış. Bediüzzaman’ın tarihçe-i hayatını anlatan eserlerde ve Emirdağ Lâhikası- II’de bu mektupların izlerine rastlıyoruz.

1954’ten sonra Bediüzzaman’ın hizmetine giren ağabeyler ile hayatlarının ellibeş-altmış senesini Risâle-i Nur’a vakfetmiş yetmişin üzerindeki kahramanların görmeyi arzuladıkları Abdulmuhsin Ağabeyi doğrusu biz de hem merak ediyorduk, hem de ziyaret edip duâsını almak istiyorduk. Hepimizin bu ortak arzusuna Avrupa Nur Cemaati’nin meşhur Üstadı anma programı kerametvari bir cevap verdi. Abdulmuhsin Alkonavî Ağabeyi Berlin’den Köln’e uçakla getirip bütün cemaatin duâsına mazhar oldu Avrupa Nur Cemaati…

Okunma Sayısı: 1760
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • İ.Seyda

    25.11.2019 17:29:47

    Bizlere tavsiyesi: "Gelecek nesillere tavsiyem; “Risale-i Nur’u devamlı okumak, sadece okumak değil, oradaki hakikatlerin tatbikatına çalışmak şeklinde olacaktır." Üstad Said Nursi’nin "Aziz, Sıddık kardeşlerimiz Ziya ve Abdülmuhsin!” diye onları muhatap kabul ettiği mektup önemlidir: “Sebilürreşad, Doğu gibi mücahidler iman hakikatlarını ehl-i dalaletin tecavüzatından muhafazaya çalıştıkları için, ruh u canımızla onları takdir ve tahsin edip onlarla dostuz ve kardeşiz, fakat siyaset noktasında değil. Çünki iman dersi için gelenlere tarafgirlik nazarıyla bakılmaz. Dost düşman derste fark etmez. Halbuki siyaset tarafgirliği, bu manayı zedeler. İhlas kırılır.” Mekanı cennet olsun.

  • Abdulkadir Turan

    25.11.2019 17:15:46

    Allah Muhsin ağabeye ganî ganî rahmet eylesin.Ve Avrupa Nur Cemaatinden de razı olsun.

  • erol

    25.11.2019 16:50:37

    Muhsin ağabey, Nur talebelerinin saffı evvel kahramanlarından ve Hz. Üstadın has ve yakın talebelerinden mübarek bir insan. O vuslata hasret, ayrılığa gurbete alışmış, takdire boyun eğmiş Üstada, memlekete, kardeşlere hasret duymuş... O şimdi vuslata erdi. Bizler, Ona, hatıralarına, anlatacağı zengin, müstesna hizmet düsturlarından mahrum kaldık. Hizmetiyle, mektuplarıyla, hatıraları hayalimizi ebede kadar süsleyecek. Allah rahmet eylesin...

  • Hakan

    25.11.2019 14:09:02

    Muhsin ağabey Said Nursi ve Berlin artık kıyamete kadar birlikte anılacaklar. Allah rahmet etsin ve osırlardan haberdar olmayı nasib etsin.

  • Ali Tam

    25.11.2019 03:59:51

    Allah rahmet eylesin. Berlin'i Hz. Isa AS'in güzergahi telakki edip, hasretle yolunu gözlemesi bedeline Ahirette Hz.Isa AS'a komsu olsun insaallah. Köln'deki seminerde Üstadi ziyareti esnasinda agzindan düsürmedigi zikrini Hz. Üstad'in balkondan algilayip zikir ettigini o söylemeden Üstadin bildigini nakletmesi bize Zübeyir Gündüzalp ve Kastamonulu Mehmed Feyzi gibi saff-i evvellerin Risale-i Nur Dairesinde ziyarete gelenlerin düsünce ve niyetlerini okuma menkibelerini tedai ettirdi. Hz. Isa AS senin yarim asri gecen hasretle bekleyip nöbet tuttugun Berlin'e de gelecektir insaallah.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı