"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tabiattan sesleniyorum

Şule Konca
20 Ekim 2020, Salı
Online eğitimin yürümeyi unutturduğu günlerden sonra, ağaçların içinden geçerek şelâlelere çıkan yollarda yürüyoruz.

Yükseklik olarak kimi zaman deniz seviyesi, kimi zaman ise bunun bayağı bir’ üstüne çıkıyoruz. Canım memleketim, kaç yıl beraber yaşadık, ama bu kadar yakınımda böyle güzelliklerinin olduğunu bilmiyordum. Neyse ki çok vakit kaybetmeden gezdik gördük seni.

Eğitim için 8 yıl önce ayrıldım buradan. Ailem de yaklaşık 1 yıl önce İstanbul’a taşındılar, benim yanıma. Yani demek istediğim şu ki, yıllardır yaşadığımız mem- lekete yerli turist havası içinde gelmek bayağı bir’ hoş oldu. Hani şey derler ya, “Hiçbir İstanbullu, İstanbul’u tam olarak gezmemiştir” diye. Bizim de öyle bir şey. “Nasıl olsa daha buradayız, gezeriz”, “Diğer sene gideriz” diye diye kendi doğup büyüdüğüm yeri gezmediğimi fark ettim. Sıkılarak geçen günlerimiz, bizi de daha sakin, kalabalıklardan uzak ve tabiî mekânlara itti. Biz de bu günleri fırsat bilip şöyle bir dolaşmaya çıkıyoruz. Sizleri de hayâlen tabiata dâvet ediyorum. İlk olarak Kastamonu’nun Azdavay İlçesi’nde bulunan Çatak Kanyonu’na uğruyoruz. Arabalarla belirli bir yere gittikten sonra tabiat yürüyüşümüz başlıyor. Hava ne kadar sıcak olursa olsun orman içinde yürürken hissetmiyor, hatta üşüyebiliyorsun. Kanyonları daha yakından görebilmek ve sanırım turist çekebilmek için bir seyir terası yapmışlar buraya. Camların üzerinde yürüyoruz, aman dikkat yükseklik korkusu olanların aşağı bakmamasını tavsiye ederim.

Daha sonra Pınarbaşı İlçesi’ne doğru yol alıyoruz arabalarla. Şimdiki rotamız Horma Kanyonu. Duyumlarımıza göre yürüyüş yolu bittikten sonra Ilıca Şelâlesi’ne çıkıyor yolumuz. Biz de yürümeye başlıyoruz her şeyden habersiz. Yolumuz 3 km., kayalıklara demirlerle asılan tahta bir yoldan, kimi zaman kayalıklara çarpmayalım diye eğilerek yürüyoruz. Çok güzel manzaralar karşılıyor bizi, saatlerce fotoğraf çekilmek istiyorsun. Yürüyeceğin yolu görünce biraz korkuyorsun, ama her şeye değiyor. 3 km. yürüyüş bittikten sonra şelâleye çıkıyorsun. Bütün yorgunluğun bitiyor burada. Buz gibi su, istersen yüzebiliyorsun da. Sonra ne mi oluyor, hemen söylüyorum: Yürüdüğün bütün yolları, bütün korkularınla yeniden yürümeye başlıyorsun. Hatta yanına içmek için su almamışsan akarsulara inip susuzluğunu gidermek istiyorsun.

Buraya kadar gelmişken diğer güzellikleri de görelim, daha yorulmadık, diyorsanız devam ediyoruz. Rotamızı Valla Kan- yonu’na çeviriyoruz. Derinlik olarak Dün- ya’daki en derin 2. kanyon olarak geçmiş kayıtlara. Uzun bir yoldan sonra dağda bir köye ulaşıyoruz. Arabaları burada bırakıp 1-1.5 km. yürümeye başlıyoruz. 3 katlı bir seyir terası yapılmış kanyonlara bakabilmemiz için. Oradan Küre Dağları’nı izliyoruz, tefekkür penceresinden bakarak. Daha sonra uzun bir araba yolculuğu bizi bekliyor, eve dönüp güzelce dinlenebilmemiz için.

Ertesi gün için bize konum olarak çok yakın bir şelâle olduğunu öğreniyoruz ve oraya gitmek için yola koyuluyoruz. Burası, herhangi bir işletmeye bağlı olmayıp, tamamen dağ yollarını aşarak tabiî oluşmuş bir şelâleye çıkıyor. Biz de yürümeye başlıyoruz ağaçların içlerinden. Yolda dağ meyvelerinin tatlarına bakıyoruz. Sonra kaya- lıkların üzerinden akan bir şelâle ve şelâlelerin oluşturduğu bir göl ile karşılaşıyoruz. Eğer yüksekliğe ve suyun soğukluğuna cesaret edebilirseniz tertemiz bir havuz oluyor sizin için sular.

Yolculuğumuz burada sona eriyor, bizler de tabiatın güzelliklerini seyrederek yaşamaya devam ediyoruz. Eve dönerken masmavi gökyüzü altında ağaçların içinden geçiyorsunuz sanki, dünyada sadece kendinizin yaşadığını düşünüyor gibi bir sessizlik içinde… Sanırım sonrası betim- lenecek bir durum değil. 

Tatil bitiyor ve kalabalıkların içinde devam ediyorsun hayatına. Ben bu kısmına gelmeden biraz daha tabiatta kendimi şarj etmeye devam ediyorum.

Not: Genç Yorum Dergisi Eylül sayısından alınmıştır.

Okunma Sayısı: 1470
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı