"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Risale-i Nur’da imânî ölçüler

Süleyman KÖSMENE
12 Kasım 2021, Cuma
Tokat’tan Nuri Kapusuz: “Risale-i Nur’un verdiği imânî ölçüler nelerdir?”

Ölçüleri şaşmış bir asırda telif edilen Risale-i Nur, âlem-i İslâm için ve insanlık için her alanda ölçülerle doludur. Risale-i Nur adeta bir ölçüler mahzenidir. 

Risale-i Nur’un iman alanındaki ölçülerine kısaca göz atalım:

1- Tevhid inancı:

 İmanı ve teslimiyeti zayıf bir asrın insanı olarak, ilk kazanacağımız değer iman ve tevhid inancıdır. Çünkü hem dünyanın, hem âhiretin zorluklarını yenme ve saadetini kazanma tevhit inancını ruhumuzda yerleştirmemize bağlıdır. 

Tevhit inancının aksi şirktir. Önceki asırlarda şirk cehaletten geliyordu. Cehaletten geldiği için izalesi kolay oluyordu. Oysa bu asırda fenden ve felsefeden yayıldığı için önceki asırlara nazaran şirk daha vurucu ve yıkıcı olmuştur. Bu asırda şirke karşı savaşmak için çok kuvvetli bir burhan gerekiyor. Risale-i Nur böyle kuvvetli bir burhan sunuyor.

Risale-i Nur’un sunduğu burhan Allah inancını iman-ı tahkiki seviyesine çıkarıyor. Bu seviyedeki iman şüphelerden, vesveselerden, agnostik sorulardan sarsılmıyor.1 Dolayısıyla bu imanı kazanan inşallah kabre imanla giriyor. 2

2- İhlâs

İhlâs, imanda ve amelde sadece Allah’ın rızasını gözetmek, başka hiçbir rızayı esas almamaktır. Allah’ın razı olduğu bir işte bütün dünya küsse, bütün işler ters gitse ehemmiyet verilmez. Allah’ın rızasının olmadığı bir işte ise bütün insanların alkışlamasının ve bütün işlerin yolunda gitmesinin hiçbir kıymeti yoktur. 3 

Risale-i Nur, Allah’ın her an kalbimize baktığını, kalıbımıza ve şeklimize bakmadığını 4 esas alan ihlâsı ruhumuza yerleştiriyor.  

3- Dünyayı İhmal Etmeden Uhrevileşmek

Risale-i Nur okuyucusuna ahireti mutlaka kazandıran bir motivasyon veriyor. Bu motivasyon dünyayı terk etmeyi gerektirmiyor. Ancak dünyanın fani olduğunu, âhiretin baki olduğunu ruhumuza nakşediyor. Dünyayı kesben değil, kalben terk etmeyi salık veriyor. 5 

4- Ehl-i Sünnet İtikadına Sahip Olmak

Bin yıldan beri Kur’ân ve sünnet çizgisinde ümmete doğru inanç ve amel kazandıran ehl-i sünnet inancı, asrımızda da bütün hükümleriyle mevcut olmakla beraber, fen ve felsefeden gelen dalâlet karşısında savunmasız kalmıştır.   

Risale-i Nur ehl-i sünnet itikadına yepyeni bir jenerasyonla yaklaşmıştır. Ehl-i sünnetin savunduğu bütün değerleri, bütün inançları, bütün amelleri asrın dimağına hitap eden bir üslûpla yeniden ele almıştır. 

5- İlim ve Fenden İstifade Etmek

İlim ve fen imanımızı arttıran bilgilerle doludur. Çünkü ilmin ve fennin iştigal konusu tamamen Allah’ın esmasının tecelli alanıdır. Dolayısıyla her bir ilim, her bir fen bize Allah’ın varlığını, birliğini, kudretini ve sair sıfatlarını haykırıyor. 6 

6- İmanda Dereceler Vardır

Risale-i Nur, “imanı olmayanı inşâallah imana getirir. İmanı zaîf olanın imanını kuvvetleştirir. İmanı kavî ve taklidî olanın imanını tahkikî yapar. İmanı tahkikî olanın imanını genişlendirir. İmanı geniş olana bütün kemalât-ı hakikiyenin medarı ve esası olan marifetullahta terakkiyat verir; daha nuranî, daha parlak manzaraları açar.” 7

Dolayısıyla bir ders bana kâfi geldi denmez. Çünkü imanda bütün lâtifelerin hissesi vardır. 8 Akıl hissesini aldı ise, kalp de hisse ister, ruh da hisse ister, hayal bile hisse ister. Risale-i Nur ile bütün his ve duygularımıza iman dersini yedirdiğimizde yüksek iman hali elde ederiz. 

7- Risale-i Nur, Kur’ân’dan Gelen İman Yolunu Gösteriyor:

Tasavvuf ve tarikatlar yalnız kalp ayağıyla gidiyorlar. Kelâm ilmi yalnız akıl yoluyla gidiyor. Risale-i Nur ise Kur’ân’ın minhac-ı hakikisini esas almıştır ki, hem kalp, hem akıl yoluyla iman hakikatlerine ulaştırıyor. 9 Çünkü Risale-i Nur Kur’ân’dan süzülüp gelmiştir. 10

Dipnotlar:     

  1- Mektubat, s. 35.

  2- Şuâlar, s. 743; Kastamonu Lâhikası, s. 46.

  3- Lem’alar, s. 275.

  4- Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9.

  5- Mesnevî-i Nuriye, s. 139.

  6- Asa-yı Musa, s. 34.

  7- Sözler, s. 772.

  8- Mektubat, s. 386.

  9- Mektubat, s. 386.

10- Mektubat, s. 502.

Okunma Sayısı: 1494
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı