"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Medyanın hayat tarzı dayatmaları

Yasemin GÜLEÇYÜZ
09 Mart 2022, Çarşamba
Günümüzde her şeyi mübah sayan bir yaşama tarzı medya vasıtasıyla modern hayat anlayışı adı altında insanlara dayatılmaktadır. Ben merkezli hayat modelleriyle insanlar adeta kutsallaştırılmaktadır.

Ehl-i iman bu tablo içinde yer almamalı, Peygamberimizin (asm) çizdiği çerçeve içinde ifrat ve tefritten uzak “vasat”ı tercih etmelidir. 

BİLEREK VE SEVEREK TERCİH

Bediüzzaman Hazretleri, görenek, tiryakilik ve alışkanlık yollarıyla ehl-i İslâm’ın da, “zarar-ı dünyevî yüzünden elmas gibi umur-u diniyeyi” terk ettiğini belirterek “ehl-i dalâlet nazar-i dikkati şu hayata celb ede ede o derece nazar-ı dikkati kendine celb etmiş ki, edna bir hacat-ı hayatiyeyi, büyük bir mesele-i diniyeye tercih ettiriyor” der. (Kastamonu Lâhikası) 

Bediüzzaman, “Onlar dünya hayatını seve seve ahirete tercih ederler” mealindeki İbrahim Sûresi’nin 3. âyetini, “bu asır, hayat-ı dünyeviyeyi hayat-ı uhreviyeye, Ehl-i İslâm’a da bilerek severek tercih ettirdi” şeklinde tefsir ederek içinde bulunulan şartların vehametini belirler. (age)

Modern hayat tarzının öngördüğü adetlerin (ister trend deyin, isterseniz moda) ehl-i İslâm’ın hayatında da aynen görüldüğü vakıadır. Bütün insanlar gibi ehl-i İslâm da medyanın etkisiyle “şekillendirilen bir meta” durumundadır. Bediüzzaman Hazretleri bu sonucun, fıtrat-ı insaniyede derc edilen “cihaz-ı insaniye”nin yaralanmasıyla ortaya çıktığını belirtir. Bundan dolayıdır ki, ahirzamanda gelecek zatın, “hayat”, “şeriat” ve “iman” safhalarına dair görevleri arasında en mühimi iman meselesi olarak zikredilir. Ayrıca, “hayat-ı içtimaiyeye giren” her Müslüman’ın “hangi şeye temas etse, ekseriyetle günahlara maruz” kaldığı, günahlardan kaçınıp Sünnet-i Seniyyeye ittiba edenlerin “yüz şehid ecri” sevabı kazanmasına sebep olacağı ifade edilmiştir. 

AHLÂK PANİĞİ

Modern diye dayatılan yaşama tarzları Batıda da muhafazakâr kesimlerce endişelere sebep olur. Çağdaş hayatın gereği diye dayatılan sapkınlıklar, “ahlâk paniği” kavramı altında değerlendirilir. Özellikle İsevilerin endişelerini ifade eden “Nereye gidiyoruz? Ne oluyoruz?” gibi sorular ahlâkî değerleri korumaya yöneliktir. 

Ahlâk paniği kavramı konusuna medyanın yaklaşımı ibretlidir. Halkın sosyal tepkisinin önünü kapatmaya çalışır, sümen altı eder. Meselâ, İngiltere’de, cinsel tacize uğramış çocuklar adına hareket eden iki çocuk doktoru, (Marietta Higgs ve Geoffrey Wyatt) medya tarafından ahlâk koruyucusu kahramanlar olarak tanıtılmaları beklenirken, halk düşmanı ilân edilmişlerdir. Medyanın bu tavrı kimi politikacılar tarafından da Avam Kamarası’nda onaylanmış desteklenmiştir. “Cleveland child abuse scandal” adıyla tarihe geçen bu olay medya ve siyasiler arasındaki ilişkiyi göstermesi açısından da ibretlidir.

HÜLÂSA 

Ülkemizde de gazeteler, özel televizyon kanalları ve sosyal medyada kadın ve aileye, çocuğa yönelik yayınların hali ortadadır. 

Böyle bir tablo karşısında toplum hayatında Kur’ân ve iman hakikatlerini anlatan her türlü yayına destek olmak iyiye güzele kuvvet vermektir. 

Bu vesile ile 53. yılına giren Yeni Asya Gazetemizi ve neşriyatımızı kitap yayınları, dergileri, çocuk yayınları, sosyal medya hesaplarıyla iyiye güzele “hüsn-ü misal” oldukları için tebrik ediyoruz. 

(Bizim Aile Dergisi Mart 2022 sayısından alınmıştır)

Okunma Sayısı: 1621
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı