"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İnsanın kalitesi

Yasemin YAŞAR
16 Mayıs 2020, Cumartesi
İnsanın kalitesini gösteren pek çok işaret vardır.

Kimine göre ahlâkta, kimine göre hadiseler karşısında verdiği tepkide, kimine göre hikmetli sözlerinde, kimine göre yaptığı işte, kimine göre sosyal becerilerinde, kimine göre, kimine göre… O kadar çok kalite algısı var ki. Fakat öyle bir şey var ki bütün bu sayılanların çekirdeği, mayası, özü ve esası olan “namaz”. Ülfetten sıyrılmış, ihlâsla ruhlanmış, tefekkürle manalaşmış bir namaz bir mi’rac, bir yükseliş bir kalite kazanmak değil midir?

Namaz, aslında bir düşünce veya davranış biçimidir.

Namaz aslında bir ahlâk ve karakter yansımasıdır.

Namaz kişinin manevî mertebesinden işaretler taşır.

Zira ayakta el bağlamak, yavaş yavaş tevazuda olgunlaşmak manasında rükûya eğilmek, en son olarak kendini sıfırlamak manasında secde etmek. İş secde etmekle de bitmez ya manen, ya hayalen ya da niyeten nerede olduğunu, nereye secde ettiğini bilmek şuurudur namaz. Kimileri seccadede secde ettiğini düşünür, kimileri hayalen Kâbe’nin kapısında secde ettiğini düşünür, kimileri ise Arş-ı Âlâda secde ettiğini düşünür.

Kimisi nefsin zulümat perdelerini bir bir kaldırmış, kimisi ise kalbin nuraniyet perdelerini bir bir kaldırmıştır. Birisi ağaç olmaya yüz tutmuş, birisi ise meyve vermiş biri çekirdek kalmıştır.

Bu secde hali öyle kolay bir mesele değil. Zira sıfırlanmak, tecdit yapmak, bir dönüşüm gerçekleştirmek, dünya cihetiyle fani olup, kalbe esma tecellilerini doldurmak, benliğin her bir perdesini kaldırarak hüveyi göstermek, dergâh-ı İlâhînin eşiğinde yok olurken var olmak, ölürken hayat bulmak, çürürken neşv-ü nemalanmak hiç kolay bir yükseliş, hiç kolay bir mi’rac olmasa gerektir.

Namazla her şeyi terk ede ede perdeleri yırtmak ve önce O Resulün (asm) kapısına varmak, sünnetle kapıyı çalıp, farzla arşı İlâhiye’ye huruç etmek.

Bir de çekirdek olan namazlar vardır. Zulümat perdelerinden henüz kurtulamamış, bir türlü tekbirle bile olsun dünyayı elinin arkasına atamamışların namazları. Ümitsizlik yok, zira çekirdek bile olsa ağaç olma, meyve verme kabiliyeti gizlenmiş. Tam da Dokuzuncu Söz’ü okuma zamanı. Zira çekirdek olan namazın neşv-ü nemaya ihtiyacı var. O halde beş vakte tahsisini anlamakla başlamak gerekecektir. Her bir namazın vakti, mühim bir “inkılâp başı”, azim bir “tasarruf-u İlâhinin aynası”, ve o tasarruf içinde “İhsanat-ı külliyenin” ma’kesi. Demek ki her bir vakitte, hem senevî, hem asrî, hem dehrî, Kudret mu’cizelerini, Rahmet hediyelerini hatırlamakla yani tefekkürle o çekirdek büyüyecektir.

Hasılı, namaz demek nasıl yürüdüğüm, nasıl konuştuğum, nasıl düşündüğüm demektir. İnsan namaz ile bir dönüşüm geçirmelidir.

Sabah namazı öğlene kadar ki düşünce ve davranışlarımızı etkisi altına almalıdır. Öğle namazı ikindiye kadarkileri.

Bu insanın, kendini taşıma, hikmete ram olma, itaat sırrını kavrama, kulluğu yaşama şeklidir. Namaz dinin direğidir. Namazla insan, 24 saatini ayakta tutabilir, kul kalabilir.

Namazın kalitesi, namaz arası vakitlerin kalitesini belirler. Yani namaz arası vakitlerin kalitesi, namazın kalitesi ve nasıl kıldığımızın etkisinde gerçekleşir. Zira içi boşalan bir namaz, egzersiz haline gelen bir namaz insanı ayakta tutmaz, insan kılmaz, kul yapmaz. Namaz kılmak, insan kılmanın, insan olmanın, insan kalmanın duâsıdır.

Okunma Sayısı: 1572
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı