28 Ocak 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR Mobil İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Kazım GÜLEÇYÜZ

Allah: Sadece savaşta mı?


A+ | A-

Org. İlker Başbuğ’un Genelkurmay karargâhında ilk kez yapılan ve—dayandırıldığı temele yönelik eleştirilerimiz olsa dahi—bu yönüyle takdire şayan olan “Kâzım Karabekir’i anma” programının ardından, gündemdeki balyoz darbe planıyla ilgili olarak yaptığı değerlendirmeler içinde en çok “Allah Allah diye taarruz eden bir ordu nasıl olur da Allah’ın evi olan camiyi bombalar?” sözü dikkat çekti.

Bu tepki, söz konusu iddialara TSK adına verilmesi gereken bir reaksiyon ve infialin ifadesi.

Millet, “Peygamber ocağı” olarak görüp bağrına bastığı ve mensuplarını Peygamberimizin (a.s.m.) adına izafeten “Mehmetçik” olarak isimlendirdiği ordusundan böyle bir tavrı bekliyor.

Ancak mesele, “cami bombalama” iddiasına eksenli ve onunla sınırlı böyle bir çıkışla bitmeyecek kadar derin ve kapsamlı boyutlar taşıyor.

Bir taraftan askerî talimatnamelere taarruzların “Allah Allah” diye yapılmasına dair maddeler yazılır ve donanmadaki gemilerin en yüksek direğine Kur’ân-ı Kerim konurken, diğer taraftan TSK adına bu mânâlarla bağdaşmayan görüntüler verilmesi, problemin temelini teşkil ediyor.

Konuya “uzak” ve yakın tarihten ve günümüzden bazı örneklerin ışığında bakacak olursak:

Meselâ “Dindar” Mareşal Fevzi Çakmak Genelkurmay Başkanı iken birçok yerdeki camiler ot deposuna çevrilip o şekilde kullanılmadı mı?

CHP’nin tek parti döneminde belki camiler bombalanmadı, ama meselâ Ayasofya Camiinin müzeye dönüştürülmesi sürecinde, minarelerini de havaya uçurma planları gündeme gelmedi mi?

28 Şubat sürecinin başlamasından bir yıl önce Jandarma Genel Komutanlığının genelgesiyle, kışlalarda yeni cami yapılması yasaklanmadı mı?

Osmanlı paşaları adlarına inşa ettirdikleri camilerle anılırken, Cumhuriyet dönemi komutanları, laiklik ve çağdaşlık adına camiye mesafeli, hattâ uzak bir duruşa konumlandırılmadı mı?

Rütbeli subayları camide cemaatle birlikte namaz kılmaktan alıkoyan ağır psikolojik baskı hâlâ devam etmiyor mu? Yakın tarihlere kadar, şehit cenazelerinde bile generaller namaz kılmaktan imtina edip cami avlusunun bir köşesinde dizilmiş halde beklemeyi tercih etmediler mi?

Kadınlarımızın büyük çoğunluğunca “dinin bir emri” olarak takılan başörtüsüne karşı, adı türban olarak değiştirilmek suretiyle TSK adına ortaya konulan ve yıllardır sürdürülen dışlayıcı ve yasakçı tutumda ısrar edilmesinin sebebi ne?

Gerek balyoz planının, gerek BÇG’nin, gerek EMASYA protokolünün kilit ismi olarak gündemde olan e. Org. Çetin Doğan’ın 1. Ordu Komutanlığı dönemindeki marifetlerinden birinin de, askerin eğitimi için hazırlanan bir kitaptan hadis-i şerifleri ve dinle ilgili ifadeleri çıkarttırmak olması ve karargâhın o konuda Doğan’a boyun eğmesi (Zaman, 26.1.10) ne anlama geliyor?

(Bu haber bize 19.8.94 tarihli yazımızı hatırlattı. Orada—2007 YAŞ’ında orgeneralliğe yükseltilip KKK Eğitim ve Doktrin Komutanlığına getirilen—Kara Kuvvetleri Komutanlığı Okullar Daire Başkanı Tuğg. Erdal Ceylanoğlu’nun orta dereceli askerî okul komutanlıklarına gönderdiği bir gizli emirle, Gazalî, Erzurumlu İbrahim Hakkı, İbn Haldun, Ali Fuat Başgil ve Şerif Mardin’in kitaplarını “yanlış yönlendirici ve zararlı” oldukları gerekçesiyle yasaklamasını eleştirmiştik. Bkz. Ordu ve Demokrasi kitabımız, s. 96-7)

Sayısı maalesef çok daha fazla arttırılabilecek olan bu örnekler, Genelkurmay’ın—TSK’nın değil!—dinle ilişkisinde son derece ciddî sorunlar bulunduğu acı gerçeğini gözler önüne sermekte.

“Vicdansızlar”a yönelik “Lânetliyorum” tepkisinde “ordunun tümü”nün sözü edilen iddia ve suçlamalara hedef yapılmasından rahatsızlığını dile getiren Başbuğ’un infialinin yerini bulması için, bu yanlışların bir an önce düzeltilmesi şart.

“Allah Allah” nidalarıyla ifade edilen mesaja sadece savaşta değil, hayatın her safhasında ihtiyacımız var. Bu, ordu mensupları için de geçerli.

28.01.2010

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Geri


Önceki Yazıları

  (27.01.2010) - Darbeye gerek var mı?

  (26.01.2010) - “Sivil dikta”nın arkaplanı

  (24.01.2010) - Haiti dersleri

  (23.01.2010) - Bu açıklama yetmez

  (22.01.2010) - Bu kaçıncı balyoz?

  (21.01.2010) - Tetikçi "Mesih"

  (20.01.2010) - AKP ve Ergenekon

  (19.01.2010) - Açılım ve ekonomi

  (17.01.2010) - Kardeşlik dersleri

  (20.12.2009) - İmanî devalar

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Ali Rıza AYDIN

  Atike ÖZER

  Baki ÇİMİÇ

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Muzaffer KARAHİSAR

  Nejat EREN

  Nurullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu

Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.
Kurumsal Linkler: Risale-i Nur Kongresi - Bediüzzaman Haftası - Risale-i Nur Enstitüsü - Yeni Asya Vakfı - Demokrasi100 - Yeni Asya Gazetesi - YASEM - Bizim Radyo
Sentez Haber - Yeni Asya Neşriyat - Yeni Asya Takvim oktay usta yemek tarifleri Köprü Dergisi - Bizim Aile - Can Kardeş - Genç Yaklaşım - Yeni Asya 40. Yıl