"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ölüm anındaki mürşid

Abdullah ŞAHİN
11 Mayıs 2019, Cumartesi
Kur’ân ve İslâamiyet bütün insanlığın dünya ve ahiret mutluluğunu sağlamak üzere, son Peygamber Hz. Muhammed (asm) rehberliğinde gönderilmiş ilâhî hakikatler manzumesidir.

Bu hakikatler kapsam olarak, dünyanın en medeni şehirlerinden, balta girmemiş ormanlara kadar bütün insanlığın muhatabı olan cihanşumül hakikatlerdir.

Bu yüksek hakikatlerin bu dünyaya ve âlem-i ahirete bakan evvel yüzü ve başlangıcı “Lâilahe illallah ve Muhammedur rasulullah” kelime-i tevhidiyesi olmakla birlikte, ahiri ve neticesi ise, dünyadan giderken imanlı gitmek şartıyla, saâdet-i ebediyedir.

Buna göre, süreçteki düğüm noktası son nefeste iman ile aziz olarak ahiret biletini elde edebilmektir. Bu noktada kimsenin bir garantisi yoktur.

Dünya ve ahiret hayatının, güneş kadar parlak bir asrı olan, Asr-ı Saadette yaşanmış şu hadise, hepimiz için, ne kadar ibretlidir:

Osman bin Maz’ûn (ra), Medîne’de Ümmü’l-Alâ isminde bir kadının evinde vefât etmişti. 

Bu kadın: “Ey Osman, şehâdet ederim ki şu anda Allah Teâlâ sana ikrâm etmektedir” dedi.

Efendimiz (asm) müdâhale ederek: “Allâh’ın ona ikram ettiğini nereden biliyorsun?” buyurdu.

Kadın: “Bilmiyorum vallâhi!” deyince Allah Rasûlü (asm) ona şu îkazda bulundu:

“Bakın, Osman vefât etmiştir. Ben şahsen onun için Allah’tan hayır ümîd etmekteyim. Fakat ben peygamber olduğum hâlde, bana ve size ne yapılacağını (yani başımızdan ne gibi hâller geçeceğini) bilmiyorum.”

Ümmü’l-Alâ der ki: “Vallâhi, bu hâdiseden sonra hiç kimse hakkında, bu hususta bir şey söylemedim. (Buhârî, Tâbîr, 27)

Her insanın kâinat büyüklüğünde ve kıymetinde olan son nefes ahvali Kur’ân hakikatleri olan Risale-i Nurlar’da ise şu veciz cümlelerle özetlenir: “Herkesin, iman mukabilinde, bu zemin yüzü kadar bağlar ve kasırlarla müzeyyen ve baki ve daimî bir tarlayı ve mülkü kazanmak veya kaybetmek dâvâsı başına açılmış. Eğer iman vesikasını sağlam elde etmezse kaybedecek. Bu asırda maddiyyunluk taunuyla çoklar o dâvâsını kaybediyorlar… Acaba kaybettiği dâvânın yerini, bütün dünya saltanatı o adama verilse doldurabilir mi?” (Asa-yı Musa, 4. Mesele)

Herkesin dünya ve ahiret hayatını şekillendiren iyi bir rehber ve yoldaş olan Risale-i Nur, en kritik an olan, son nefeste de sahibini yalnız bırakmadığını, (Risale-i Nur) “.....Hatta sekeratta bulunan talebelerine, imanını kurtarmak için bir mürşit gibi yetiştiğine müteaddit vakıalar şüphe bırakmıyor.....” 

(Kastamonu Lâhikası, s. 9) hakikatleriyle müjdeliyor.

Ne mutlu bunda hissesi ziyade olanlara.

Okunma Sayısı: 841
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı