Mehmet Vehbi Efendi, 1862’de Konya’nın Hâdim kazasının Kongul Köyü’nde doğmuştur. Tefsir kitapları yazmış bir âlimdir.
1908’de Meb’usan Meclisi’nde Konya mebusu olarak vazife yapmıştır. Birinci şer’iyye ve evkaf vekili olarak da çalışmıştır. Babası ulemâdan Çelik Hüseyin Efendidir. Mehmet Vehbi Efendi, Hâdim’de ve Konya’da tahsil ettikten sonra müderris olmuş, Ali Gâv Medresesi’nde, Konya Hukuk Fakültesinde yüzlerce talebe yetiştirmiştir.

Risale-i Nur’ların yazıldığını bilseydim tüm eserlerimi yakardım
Üstad Bediüzzaman Hazretleri’nin talebelerinden (Vahşi) Şaban Akdağ, hatırasını şöyle anlatmış: “Hacılar Köyü’nden koyun çobanı, Vehbi Efendi’ye ‘Hocam! Bir Bediüzzaman geldi Isparta’ya, [okunup okunmayacağına dair] eserlerinden birini oku da bana bir yol göster.’ diyor. ‘Peki’ diyor ve Yirmi Birinci Lem’ayı hem okuyor, hem ağlıyor, hem yemin ediyor, ‘Kardeşim, Mehmed Vehbi’nin imdadına Bediüzzaman yetişti. Eğer bu eserlerin yazıldığını görseydim, bütün eserlerimi yakardım ben!’ diyor. ‘Değil elini, ayaklarının altını öp, beni de talebeliğine kabul etsin, selâm söyle…’ diyor.
“Döndükten sonra Üstad, cümle kapısının önüne çıkıyor, ‘Keçeli! Sahra dolusu kırmızı koyunu tasadduk ettin.’ diyerek iltifat ediyor. Çoban da ‘Sayenizde Üstad’ım…’ diyor.”