"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Büyükler ve büyüklenenler arasındakiler

Ahmet BATTAL
30 Ocak 2026, Cuma
Dış politika uzmanı değiliz. İlgi sahamızda da değil. Dolayısıyla yazacaklarımız dış politikaya temas ediyorsa ihtiyatla yazıyoruz. Bu yazı da öyle…

AKMHP cumhurunun başkanı Erdoğan’ın uzun zamandır Birleşmiş Milletleri eleştirdiği ve “dünya beşten büyüktür” sloganını kullandığı malumdur. 

Gerçekten, 15 üyeli Güvenlik Konseyi’nin beş daimî üyesinin, ellerindeki veto yetkisi yardımıyla Konseyin karar alma ve icraat yapma kapasitesini sınırlaması ve adeta BM’yi kilitlemesi meselesi eleştiriyi hak eden bir husustur. BM’nin müdahale gücünün bu şekilde sınırlanması uluslararası hukuku da ilişkileri de zora sokuyor. 

Ancak unutmayalım ki İslâm Dünyasını ve Türkiye’yi de ilgilendiren uluslararası meselelerde tıkayıcı görevini gören daimî üye genellikle ABD oluyor.

Bu işin çaresi BM’ye alternatif olabilecek milletler arası yapılar kurmaktan geçiyor. 

Benzetme yapacak olursak, uluslararası sivil toplumu güçlendirmek gerekir ki BM denilen devlet hizaya çekilebilsin ya da hizada tutulabilsin. 

Ama bu yapıların ABD dışında oluşması lâzım ki tıkanıklık gerçekten açılabilsin. 

***

ABD’yi çıldırtan Başkan Trump, “Barış Kurulu” adını verdiği alternatif bir yapıyı kurmak üzere Davos’ta önemli bir adım attı.

“Trump dünyası” kurmak isteyen bir megalomanın “paran kadar konuş” kuralına tâbi olarak dayattığı, adeta çılgınlara has çılgın bir proje. 

Devletlere tâbi değil, kişilere endeksli. 

Gazze meselesi de diğer bölgesel çatışmalar da işin bahanesi. 

Bu kurula AB üyesi ülkeler ve bilhassa Fransa çekimser bakıyor. Zira adil değil ve BM’ye dair mevcut milletlerarası antlaşmalara aykırı yönleri var. 

Ama Türkiye bu projeye adeta “balıklama atladı”. Sebebi de iç kamuoyuna izah edilmedi. (Hadi diyelim ki hakkıyla izah edilemedi.) 

Şimdi herkes “neymiş bizimkilerdeki bu Trump hayranlığı” sorusunu cevaplandırmaya çalışıyor. 

Türkiye’yi yönetenler “Bu siyasî bir tercihtir, manevra bu işin tabiatında var” diyebilir. 

Belki de haklı ve doğru bir tercihtir ya da manevra mecburî olmuştur o da ayrı mesele. 

Ama hem dışarıda bunu yapıp, hem de içeride “BM’yi bloke eden ABD’ye kafa tutuyor” görüntüsü vermek, ancak Türkiye gibi ülkelere has bir “tribünlere oynama” halidir. 

Gönüllü “BOP eş başkanlığı”ndan yirmi dört sene sonra Trump’a koltuk değneği olmaya çalışan bir Türkiye görüntüsü İslâm Dünyasında entelektüel camiada ve Avrupa’da nasıl algılanır? 

Dış politikada Türkiye’nin geldiği yer bu olmamalıydı. 

Biz hep söyledik: Asıl derdi iç siyasete propaganda malzemesi üretmek olan her dış politik söylem, “şimale müteveccihen namaz kılmak” gibidir. 

Türkiye açısından mesele, bu milletlerarası projelerin dünya barışı için amaç mı yoksa iç siyaset için araç mı olduğudur ve biz araç kokusu alıyoruz.  

Nitekim yıllar önce Davos’taki “one minute” çıkışı da böyle oldu. Şimdi gelinen noktada o “bir dakika”dan sonra Filistin’de, Suriye’de ve diğer yerlerde masumların başına ne çoraplar örüldüğünü herkes görüyor.

Bu sebeple şimdi “Bundan sonra acaba neler olacak” sorusu haklı olarak herkesçe soruluyor. 

Türkiye büyüktür. Devleti de. Devleti yönetenlerin içeride büyüklenmesine gerek olmadan da devletimiz büyük kalabilir. 

Dünya beşten büyüktür, Türkiye de “bir”den büyüktür; o müstekbir mütekebbir “bir” gidince de büyük kalacaktır ve kalabilmelidir. 

Okunma Sayısı: 232
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı