"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Keçiler, kaçıranlar ve kaçanlar…

Ahmet BATTAL
03 Şubat 2026, Salı
Birilerinin, “Erdoğan’dan sonraki Erdoğan” olarak görüp gösterdiği Necmeddin Bilal Erdoğan bir sosyal medya mecrasındaki konuşmasında şöyle demiş:

“Gençlere anket uyguladık, yaklaşık %40’ının yurt dışına gitmek istediğini gösteriyor sonuçlar. Çoğu da ABD ve Almanya’ya gitmek istiyor. Ama bu gençler ABD ve Almanya’da hayatın nasıl olduğunu bilmiyor. Amerika’da işinizi kaybettiğiniz zaman, kiranızı ödeyemezseniz kapıda kalırsınız.”

Bu cümleler aslında bir itiraf. Bir başarısızlık itirafı. 

Öyle, “bak, gitmek istemeyenler daha fazla” gibi zevzekliklerle geçiştirilemeyecek acı bir tablonun itirafı bu. Hem de birinci elden. 

Konuşmanın devamında yurt dışında okuyup dönmüş ve devlet imtiyazı ile büyütülmüş Selçuk Bayraktar örneğinin bir başarı örneği(!) olarak verilmesi veya Türkiye’nin nisbeten iyi olduğu bazı hususların zikredilmesi bu itirafı gölgelemeye yetmiyor. 

ABD görmüş bir veliaht olarak, Bilal Erdoğan’ın, Türkiye’nin gençlerine “oralarda sefil olursunuz, kurda kuşa yem olursunuz, gitmeyin” demesi hiç de anlamlı değil. Muhataplarından bir kişiyi bile vazgeçirecek bir taktik ya da tavsiye değil. 

Şunu da bilelim: “Burada kalıp rezil olacağıma gidip ya rezil ya vezir olayım” diyenlerin çoğu zaten istese de gidemeyecek. 

Gidebilecek olanların da çoğu gidince oralarda gerçekten rezil olacak. O da ayrı mesele.

Ama gerçekten vatanseverce nasihat edecek olanın, öncelikle, “kalırsanız daha iyi olursunuz, hem Türkiye oralardan daha iyi ve daha da iyi olacak” diyebilmesi gerekiyor. 

Yıllardır Erdoğan’ın ve arkadaşlarının idare ettiği bir Türkiye’de bir Erdoğan taraftarının bunu diyemeyeceği de açık. Zira en kibar tarifiyle, ortada “yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır” diyebilecek bir Demirel yok. Aksine, “kaçırdıklarımız kaçıracaklarımızın teminatıdır!” diyecek bir AKP var.

Daha da önemlisi bunları demek ya da dememek bir mânâ ifade etmez. Zira zehirli sudaki bunalmış balığa “sen anlamıyorsun, ama bu su aslında çok güzel” demek anlamlı değil.

Muhalefet, gençlere, “kalın, gitmeyin, bizimle beraber olun, hep birlikte daha iyi günlere ulaşalım” diyebilir ve diyor. O ayrı mesele…

Nitekim geçenlerde Medyascope’a röportaj veren; eskinin gazetecisi, eskinin milletvekili, eskinin teröristi(!) şimdinin “ben susayım gözlerim konuşsun”cusu Nazlı Ilıcak da bu konuda şunları söylemişti:  “Hâlâ, Türkiye’nin geleceği için umutluyum. Kapkara tablolar çizerek, istikballerini yurtdışında arayan gençlere katılmıyorum. Vatanınızı terk etmeyiniz. Yabancı ellerde ikinci sınıf vatandaş olmaya rıza göstermeyiniz.”

Söyledikleri doğru. Biz de umutluyuz. Biz de “enseyi karartmayın” diyenlerdeniz. 

Ama biz gerçekçiyiz.

Dünya halen de iki kutuplu. Biri negatif, biri pozitif kutup. Biri dafiasıyla def’edip itiyor, diğeri cazibesiyle cezbedip çekiyor: Kendisinden kaçılan ülkeler kutbu ile kendisine kaçılan ülkeler kutbu. Türkiye’nin bir cazibe devleti olmadığı ve olamadığı açık. Bu iktidarla olamayacağı da açık. 

Bu memleketin gençlerinin gözünün dışarıya ve bilhassa Hür Dünyaya ve Batıya dikilmesine sebep olanlar utansın. 

O gençler, üç kelimenin manasını burada bulamadıkları için dışarılarda arıyorlar. 

Nedir o üç mana?

İpucu verelim: Hürriyet, adalet, liyakat… 

Okunma Sayısı: 1446
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    4.02.2026 15:13:42

    'Gençlerimizin kıvrak zekasının ürünü,dediği o ürün nedir kardeşlerim. Ürün şu:İktidarın seçim rüşvetleri,milletin vergileri ile haksızca yarıştığı ve kazanmada hile olmasa asla kazanamayacağı seçimde yine milleti aldatmak için hazırlanan iftira,çamur atma ve sahtekarlık kasedidir. ADAM KAZANDI,Yahu nasıl kazandı,ne yaptı da kazandı diye düşünemiyor ve suali soramıyorsanız ve cevabının makul,hakkaniyet,vicdanınızca kabul edilir cevabı yoksa o kişinin seçimi nasıl kazandığı ortada değil mi. Bakıın yüce mevlam hepsinin gerçek yüzlerini ortaya koyuverdi. 28 ŞUBAT Zalimi mağdur ettiği milyonlarca müslümandan özür dilemez,helalik istemez iken,binlerce masumun katili,terörist ve hain marksizt-leninist inkarcı hain örgütün elebaşısına 'kurucu başkan,saygı gösterelim,diyor ve hala bunu yazamıyorsunuz amma.

  • Yusuf

    3.02.2026 19:33:27

    S. Topuz ağabey Kılıçdaroğlu senelerce seçim kaybetti. Kendisine faydası yok. Ayrıca bitti gitti. Daha da Kılıçdaroğlundan ne bekliyorsunuz?

  • yahya

    3.02.2026 15:07:17

    Hakikatı dillendirebilmişsiniz , maşallah. Kimileri de hâlâ sağım ,solum, önüm, arkam desin dursun ve borazanlık yapsınlar. Yüce buluşmada buluşmak üzere...

  • Enes

    3.02.2026 13:51:46

    Sözde özgür batılı ülkelerin en özgürü abd de durum ortada. Yemedikleri halt kalmamış.

  • Hüseyin İlhan

    3.02.2026 13:28:46

    İktidarın bir il belediye başkanı ve çevresi tarafından tertiplenen bir toplantıda işadamı konuşuyor.Ülke ekonomisi giderek krize girme ve milyonlarca dar gelirlinin ciddi geçim sıkıntısı diyor ve kutsal kitabımızı okuduğunu beyan eden işadamı cemaat ve tarikatların dine zarar verdiğini söylüyor. Kısaca her ciheti ile ana problem olan iktidar maalesef milletimizi manen ve maddeten çökertmeyi daha nasıl anlatalım uyuyan güzellere.

  • İbrahim Ersoylu

    3.02.2026 12:46:49

    Ahmet Hocamızı, Türkiye'nin çok önemli bir problemine dikkat çekip, çözüm yolunu gösteren bu yazısından dolayı tebrik ederim. Yanlış yapan idarecileri biri uyarması lazım. Hocamız, yazısında yıkıcı tenkit değil, müspet, yapıcı tenkit ile uyarılarını yapıyor. İdarecilerin aleyhinde gözüken, hakikatte lehlerinde olan yerinde bu uyarılardan hiç bir Nur Talebesi rahatsız olmaması lazımdır.

  • S.topuz

    3.02.2026 11:39:07

    Baştakileri 25 senedir yaşayarak gördük.Olmuyor, yapamadılar,beceremediler.Yapabilecekleri de mümkün gö-rünmüyor! O halde "Muhale-fete", acele bir ŞANS vereceğiz. Vereceğiz ki,görelim boylarının ÖLÇÜSÜ-NÜ! Beceremezlerse başka bir alternatif seçenek buluruz. Öküz'ün TİREN'E baktığı gibi bekleyecek değiliz ya! ANALAR ne "ER" ler doğurmuş ve doğuruyor. Ümitsizliğe yer yok! "Demokrasi'lerde ÇARE tükenmez!" Vesselâm! Allah c.c. yâr ve yardımcımız olsun inşâallah,Amiiin. 😢🇹🇷😪🙌🌹🤲🌹☝️🌙🕋😭😭😭🕊🕊🕊🌍🇪🇺🕋😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

  • S.topuz

    3.02.2026 11:29:30

    SUÇU, Zulmü kim irtikab edip işlediyse O meselede O müs-tebit şahıs ve alkış tutanlar mes'uldür! Birisinin işlediği bir suçun cezasını, başka birisi çekemez. Suçun ŞAHSÎLÎĞİ temel esastır.Âyetlerle sabit-tir! "Velâ teziru vâziratun vizra uhrâ!" Hem insanoğlu hata da yapabilir. Hatasını anlayan ve pişman olanlar,affa mustehak tır. Çünkü; Cenab-u Allah (c.c.) siz affederseniz, Ben'de SİZİ affederim demiyor mu? Sayın KLIÇDAROĞLU hayli zamandır samimî bir şekilde, Vatandaş-lardan "HELALLİK" almak için kendi siyasî kariyerini bile ris-ke attı!Şimdi neticeyi görüyor-sunuz. Fakat,Sayın KLIÇDAR-OĞLU asla PES etmemeli.Doğ ru yolda ilerledi, ilerlemeye devam etmeli,diğer DEMOK-RATLARLA el ele vererek Va-tan, Memleket, HAK, HUKUK ve ADÂLET için. Allah muvaf-fak eder inşâallah! Kimin samî mi, kimin gayr-ı samîmi oldu-ğunu zaman,icraatlarla göste-recek."Ainesi işidir kişinin, lafa bakılmaz." Baştakileri 25 sene dir yaşayarak gördük.Olmuyor, olmuyor, ol-mu-yooorrr!..😢🇹🇷

  • Hasan Karakaya

    3.02.2026 09:26:50

    Sayın Battal hocam bu tür yazılara gerek var mı? Kime faydası var? Neye hizmet ediyor? Çok anlamlı gelmiyor.

  • S. Pelin Kurukahveci

    3.02.2026 08:23:23

    Hocam muhalefet dediğiniz halk partisi gençlere ne vadediyor? Kemalist, dinden uzak, tarikat ve cemaatlerin yok edildiği bir Türkiye vadediyor. Bu faydalı bir vaat mi?

  • Osman Yıldırım

    3.02.2026 00:34:44

    Ülkeyi çeyrek asırdır yöneten mevcut iktidara bu ülkenin çok önemli gerekleri olan hürriyet,adalet,ve liyakatı tesis etmiş olsaydı bu ülke kaçınılmaz bir ülke değil kalınacak bir ülke olabilirdi. Ancak ne yazık ki bir çeyrek asırda bu zaruri olan değerler tesis edilemeyen bu ülkenin her şeyi tekadamın pınarı için heba edildi,yani omuzların tek adamından ik8binlerin tekadamına geçildi ve devletin herşeyi o adama feda edildi ,sonuçta bu ülkeye yıllarca emek vermiş yer aitmiş olan emeklisine SEFALET ÜCTETİ layık görülmüş ve gençlerde yurttaşın kapağı atmayı hedeflemiştir. Bu bakımdan Bu iktidar ve bu iktidarın tekadamı kafasını iki elinin arasına alıp düşünmeli ve gençleri neden ülkede tutmadığının muhasebesini yapmalı.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı

En Çok Okunanlar