"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İktidarı yerinde tuttunuz, ya cemaatleri?

Ahmet BATTAL
21 Ocak 2026, Çarşamba
Geçtiğimiz günlerde, resmî vasıfsız veliaht Bilal Erdoğan’ın “Türkiye Gençlik STK’ları Platformu (TGSP)” Genel Kurulunda epeyce tartışılan bir ifadesi olmuştu:

Önce “Gençliği çok sıkıntılı bir durumda değerlendiren söylemler ve devamlı topluma karamsarlığı empoze eden bir diskur yaygın. Bundan kurtulunması gerektiğini önemle vurgulamak istiyorum” diyerek olumsuzluk fikrinin bir algıdan ibaret olduğunu savunup bu algıyı yıkmak gerektiğini belirttikten sonra şunları da söyleyivermişti:

“Hem herkese hitap edeceğiz. Hem kendi kimliğimizle hitap edeceğiz. Ama nedir? Yeniden bu toplumda ‘dindar olan insan iyidir’ yargısını güçlendirmek zorundayız. ‘Yaa biz ne dindarlar biliyoruz, biz ne namaz kılanlar biliyoruz, ne hocalar hacılar gördük’ meselesini bitirmenin yolu, Müslümanlar olarak bizim dinimizi doğru temsil etmemizin yolu, bu toplumda iyiliklerin kaynağının yine Müslüman insanlardan ve yine dindar insanlardan geldiğini muhakkak ciddi şekilde yerleştirmekten geçiyor.”

Bu sözler birilerine göre basitçe bir gaf idi, ama aslında dindarlar ve din hizmetleri için işlerin kötüye gittiğini gösteren açık bir itiraf idi. 

Bilal Erdoğan’a bu konuda bizce en nazik ve en iyi cevabı Ali Babacan vermişti. “Benim kendisine tavsiyem, bu konuda sevgili pederiyle şöyle samimi bir hasbihal etmesi. Toplumda dindarlarla ilgili yargılar niçin bozuldu? Bu yargıları kim bozdu? Başlarını ellerinin arasına alıp, bu konuyu ciddi bir biçimde düşünmeleri lâzım.” 

“Görünüşte dindarlar”ı da kuşatan yolsuzluk, fuhuş, uyuşturucu operasyonları, vs. gösteriyor ki iyi durumda değiliz. 

Gelinen halden memnun musunuz ve çıkış yolunuz var mı ey muktedir dindar dostlar?

Biliyorsunuz ki “devlet kesesinden mal bağışlayan” dindarlar AKP döneminde çoğaldı. 

AKP’nin elindeki devlet, “Ben kendi din hizmetimi yapıyorum, hürriyetime dokunma, gölge etme, başka ihsan istemez” diyenlere hep şüpheyle baktı. 

“Din hizmeti yapacağım, para ve imkân lâzım, senden de gelse kabulümdür” diyenlere ise kesenin ağzını açtı. Tek şartı vardı: Kayıtsız şartsız biat. 

“Akıl verme, rey ve destek ver, kendi ortamlarında benim propagandamı yap ve yaptır, ben de sana destek vereyim; önünü açayım, ardını temizleyeyim, kirlerini yıkayayım” diyor. 

Bu konu Bülent Arınç’ın 2014’te söylediği -ama belki de sonradan pişman olduğu- “Her şeyin garantisi biziz. O cemaatler beni çok iyi bilir, ben onları çok iyi biliyorum. Bursa’dan bu cümleme dikkat etsinler; ‘Biz varsak siz varsınız, biz yoksak siz de yoksunuz.” sözleriyle literatürümüze kazandırdığı “öcü gösterme” prensibini de hatırlatıyor.  

Sivillik, sivil toplum, “devletten uzak olan Allah’a yakın olur” ya da “kurb-u sultan, ateş-i suzan” gibi hakikatler yer altına indi. 

Cemaat kavramının kendisi dahi ölümcül yara aldı. Bizler riski gördük ve feryat ettik ama dinletemedik. 

Bunun da sonucu olarak “cemaatlerin ayakta kalabilmesi için AKP de iktidarda kalmalıdır” diyenler var ve halen de çoklar maalesef. 

Peki, yeniden iyi duruma gidebilmemiz için AKP’nin kalması mı, gitmesi mi lâzım? 

Kaldı böyle oldu. Gidince ne olacağını gidince görürüz. Hem, “Giderse daha kötü oluruz” diyenler, en azından kader inancımıza aykırı bir şey söyleyerek yanılıyor. 

Demek, cemaatleri canlandırmak isteyenlerin önce cemaatleri devletten uzaklaştırması lâzım. Ama cemaatleri ve din hizmetlerini kendi tekeline almayı hizmet sanan partiyi devletten uzaklaştırmadan cemaatleri devletten uzaklaştırmak da devleti cemaatlerden uzaklaştırmak da mümkün değil.

Okunma Sayısı: 2369
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin ilhan

    22.01.2026 05:23:40

    28 ŞUBAT sürecinde kadın,erkek her müslüman mağdur oldu. Ancak bu mağduriyetin de balını,kaymağını yiyen ve yine de Müslümana zarar veren AKP iktidarıdır. Başörtüsü serbest diyerek dini tahrif ve tahribatı göremeyen lütfen bir daha düşünsün. Tarihimizde faizi kumarı,israfı,ahlaksızlığı teşvik ve adaletsizliği,hırsızlık,dolandırıcılık yapmada AKP iktidarı ile yarış yapan görmedim. Keza muslumanlari katledenlere de AKP iktidarı kadar destek veren de olmadı. 2milyonu aşkın muslumanin katline iktidar suç ortağıdır. Muslumanlari terörist olarak gören,gösteren de AKP iktidarı ve lideridir. Belgeleri varken hala inkar edenlere şaşıyorum.

  • S. Pelin Kurukahveci

    21.01.2026 23:45:50

    Osman bey siz erkek olduğunuz için pek hissetmemiş olabilirsiniz. 28 şubat sürecinde cefayı biz çektik. Başı kapalı diye hastaneye almamaya kadar işi ilerletmişlerdi. Ben siyasal islamcı falan bilmem. İktidar sağda olmalıdır. Bu ülkede iktidara solcular, kemalistler asla ve kata gelmemelidir. Yoksa solcuların uğraşacakları ilk iş bizim başörtümüz olacaktır. Bunu biz istemeyiz. Sizde istemeyin.

  • S.topuz

    21.01.2026 23:28:54

    Kişinin ayinesidir işi -icraatı, lafa ve SIYASÎ propagandaya bakılmaz! Yoksa daha çoook çekeceğiz demektir! Allah c.c. yâr ve yardımcımız olsun inşaallah, Amiiin! 😪🇹🇷😭🕋😭🇵🇸😭🇮🇷🙌🌹🤲🌹🌙☝️🕋😭😭😭🕊🕊🕊🌍🕋🇪🇺🇹🇷🇩🇪🇷🇺😭🇺🇦😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭

  • Ahmet Zeki

    21.01.2026 22:04:22

    Allah milletimizin basiretini arttırsın.

  • Yusuf

    21.01.2026 17:35:13

    Eda hocam doğruyu söylemiş. A partisi giderse şöyle olur dememiş. Chp gelirse şöyle olur demiş. Haksız mı? Chp iktidara geldi de dindarlar rahat etti dediğiniz bir dönem varsa buyrun. Aynı delikten on kere ısırılmayız inşallah.

  • Osman Yıldırım

    21.01.2026 12:27:58

    Dindarlar gerçek dindar olsalar ve İslam dininin gereklerini samimiane yaşasalar iktidarda kim olursa olsun samimi dindarlara hiç bir şey yapamaz dindarlık adına her türlü pespayeliği topluma yaşatmak dine vurulan en büyük darbedir, " Dinin umumun mal ı mukaddesidir, hiç bir partiye,zümreye ve topluluğa inhisar edilemez, yeterli dinin hakikatlerini hayatımıza hakim kılalım, efendin A partisi iktidardan giderse dinin başına neler gelir demek siyasetfuruşluktur, dine ve dindarlığı en büyük darbeyi bu anlayış vurmaktadır.

  • Tilmiz

    21.01.2026 08:34:29

    Hasar o kadar büyük ki!.. Rabb'im yardımcımız olsun.

  • Eda Gül Beyaz

    21.01.2026 00:22:06

    1- Hocam mevcut iktidar gidince cemaatlerin başına ne geleceğini Allah bilir. Ancak CHP iktidara gelirse ne geleceği "mümin feraseti" ile bilinebilir. Yine "mümin bir delikten iki kere sokulmaz" prensibi de ortada durmaktadır. Mesele iktidarın gitmesi değil, CHP'nin iktidar gücünü eline geçirmeme meselesidir. Yoksa dindarlar kara kaşı kara gmzü için iktidara destek veriyor değiller. İktidar gidecek diye kim gelirse gelsin, isterse CHP gelsin demek tarihten ibret almamak demektir.

  • Osman Yıldırım

    21.01.2026 00:19:53

    Cemaatler dindar iktidar dindar hükumet diyerek baltayı kendi ayaklarına vurdular,oysaki din hizmeti hükumetlerle değil,dinin güzelliklerini yaşamak ve yapmakla gerçekleşir. Yaklaşık çeyrek asırdır iktidarda olan sözde dindarlar tüm cemaatleri arkasına alarak din hizmetlerini ve dindarlığı ne hale getirdiklerini ibretle herkes görmektedir. Tarikat ve cemaatler adete birer holdinge çevrildi din hizmeti yerine ticari faaliyetlere dönüştürüldü ve bunun sonucunda cemaat ve tarikatlar kendi aralarında birbirlerine düşman hale getirildi ve bölünmelerle karşı karşıya gelindi. Bu bakımdan din hizmetlerini siyasetten değil bizzat cemaat ve tarikatların kendileri yapmalı ve hiç bir siyasete ve iktidara biat etmemelidirler. Aksi durumda bugün yaşanan sıkıntılar büyüyerek devam eder.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı