"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Necmeddin Bilal ve muhalif gençler

Ahmet BATTAL
23 Ocak 2026, Cuma
Memleket meseleleriyle ilgilenen gençlerin oranı hızla azalıyor. Kanaatimizce 12 Eylül 1980 sonrası darbecilerce kurgulanıp yaşatılan on yıllık apolitizasyon süreci döneminden dahi az.

Bugünkü bu sonuç siyasetin ve idarenin kirliliğinden de kaynaklanıyor. 

Basitçe söyleyelim. Hukuk fakültesi öğrencisi olup da “bilhassa bu dönemde hakim-savcı olmayı düşünmüyorum” diyen gençler hayli fazla.

Partiler genel olarak gençliksiz. 

Bu yokluktan en büyük nasip AKP’ye düşüyor. İktidar nimetleri hatırına “partiliymiş gibi” görünen gençlerin gerçekte idealist bir “partili” olmadığını, en iyi, o paraları ve kadroları dağıtanlar biliyor. 

Yaşlıların MHP’si de gençlerle bağını hızla kaybediyor. Bilhassa “bebek katili Apo”dan “kurucu önder Öcalan”a geçişle birlikte herkes ve bilhassa Ülkücü gençler “ne adına ve ne uğruna” diyerek hem kendi kendilerini, hem de ideallerini ve partilerini sorguluyorlar. 

Siyasetle ilişkili gençler de genel olarak muhalif bir duruş benimsiyorlar. 

Gençliksizliğin zirvesindeki CHP’nin, “İmamoğlu Suç Örgütü(!)” operasyonları sonrasındaki gösterilerle bir muhalif gençlik kitlesi ve örgütü de oluşturduğunu bilhassa bu bağlamda hesaba katmak lâzım. Zira gözaltına alınmayı göze alarak mitinge katılan ve oradan gözaltına alınan, jop yiyen, gaz soluyan her muhalif genç daha fazla politize oluyor, CHP’ye daha fazla bağlanıyor. 

Bir zamanlar “mücahid Necmeddin”ci dindarların yaşadıkları itilmişlikten kaynaklanan “muhalif politik duruş”ları, şimdilerde bu “CHP’li” gençlerde kendisini gösteriyor. Sağcı ya da solcu değiller. İdeolojik hiç değiller. Genellikle Kemalizm de umurlarında değil. Sadece “haksızlığa ve hukuksuzluğa karşı duruş” anlamında muhalif olmayı benimsiyorlar.  

Bu tabloyu okuyan her siyasetçi kendince çözüm arıyor. 

Bunlardan biri de 1981 doğumlu Necmeddin Bilal Erdoğan. 

Geçtiğimiz günlerde “Türkiye Gençlik STK’ları Platformu (TGSP)” Genel Kurulundaki konuşmasında gençlerin muhalifliğinden şikâyet etmiş ve bulduğu çözümü paylaşmıştı. 

İlginçtir, çoğu “gidelim görünelim” diyerek toplantıya gelenlerin yaş ortalaması, kendisini de ihtiyar sayan Bilal Erdoğan’ın yaşına denk sayılabilirdi. 

Partisinin teşkilatlarında da görülen bu durumun aslında genel olarak gençlerin muhalifliğinden kaynaklandığının da farkında olmalı ki şunları söyledi: 

“Genç muhalif olmayı sever. Genç için muhalif olmak havalıdır. Annesine babasına muhaliftir. Öğretmenine muhaliftir. Okul müdürüne muhaliftir. Tamam. İktidara da muhalif olmak istiyor. Onu da anlıyorum. Ama dünyadaki kokuşmuş düzene muhalif bir iktidar varsa Türkiye’de, buna muhalif olmak yerine hep birlikte o dünyanın bozuk düzenine muhalif olmayı biz bu gençlerimize öğretemez miyiz? (Alkışlar…) Onun için gençliğe diyeceğiz ki; ‘muhalif mi olacaksın? Tayyip Erdoğan da muhalif, gel hep beraber muhalefetimizi bu dünyanın bozuk düzenine karşı yapalım.’ Bunun da hem bu ülkenin istikrarı için, ayakta kalması için hem de dünyanın selâmeti için çok önemli olduğunu düşünüyorum.”

Bu teklif tutar mı? 

“Tayyip Erdoğan da muhalif, gel ona destek ol” denilen gençler “dıj düjman”cı bu sözleri duyunca ne düşünür?

O gençler, “dünyadaki adaletsizliklere muhalif olalım, tamam ama bunun için önce kendi ülkemizdeki liyakatsizlikleri ve adaletsizlikleri görüp bitirmemiz gerekmez mi” demeyecek midir? 

Yerleşim yeri/yuva olarak gözünü ABD, Kanada ya da Avrupa-AB ülkelerine diken gençler, bunu sadece daha iyi maddî şartlar için mi yapıyor? 

Okunma Sayısı: 2370
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Selim C.

    23.01.2026 16:09:22

    Hocam Akademik çevrede öğrencileri organize edecek kişiler lazım, sol görüşlü hocaların yaptığı gibi bu tip Eylemleri organize edilmesinde katıklarınızı bekleriz. Biz hazırız....

  • Enes

    23.01.2026 09:39:31

    Orda burda eylem yapan gençler zamanlarını boşa harcıyor. Ne kendilerine ne ülkeye bir faydaları dokunmuyor. Gezi daha dün oldu. Neye yaradı? Nefsin sefih istekleri peşinde gençler heba ediliyor. Asıl örnek alınması gereken gençler NUR TALEBELERİ olanlardır. Dersanelerde RİSALE-İ NUR okuyarak zaman harcayan gençlerdir.

  • S. Pelin Kurukahveci

    23.01.2026 07:11:07

    Solcu gençleri pek bir övüyorsunuz hocam da hiç onlarla teşrik-i mesai ettiniz mi acaba? Biz Nurcular olarak bu gençlerle ortak bir noktada buluşabilir miyiz? Seküler, kemalist laik bir zihniyetin taşıyıcılığını yapıyorlar. Tek adamlık, yolsuzluk, haksızlık, yalancılık, algı operasyonu yapanlara evrensel bir tepki veriyorlar nı sizce? Öyleyse bayraktarlıklarını yaptıkları zihniyetin çarpıklıklarına dair neden bir eleşririlerini göremiyoruz?

  • Abdullah

    23.01.2026 06:51:04

    Gençler ve siyaset ilişkisi,gençlerin siyasete ilgisiz kalmaları, siyasi partilerde gençlerin azalması İlginç bir sosyolojik tespittir.Galibe Türk siyaset tarihinde bu tablonun bir benzeri yok. Siyasetten soğumuş veya ürkmüş bir nesil yetişiyor.Bu konu çok önemli Enine, boyuna incelenebilir ve incelen melidir.Cemaatlara baktığımızda ben zer bir manzara var.Gençler azalmış . İşte felaketin büyüyü bu Sadece midesini düşünen, lüks hayata gözünü dikmiş bir gençlik yetişiyor. Bunlar nasıl bu hale geldiler? Kimler sebep oldu.Gençlerin iç dünyalarındaki tahribat nasıl olmuş? Kalp ve ruhların daki değişim ve dönüşümü derinden incelemek lazım. Evvelâ teşhis, sonra tedavi cihetine gidilmelidir.Kısaca yangın var.İmanlar tutuşup yanıyor. Gençlerin imanı gidiyor.Dün bu yangın vardı.Bugün de var.Hatta daha şiddetlisi var.Bediüzzaman Hazretleri buna işaret ediyor.1950'nin başlarında yazılmış bir mektubu var.Elli sene son ra isanların % de 90''nı nefsine tabi ol ma ihtimali kuvvetlidir diyor.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı