"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Amerikan rüyası

Ahmet Cemil Çökren
11 Ağustos 2020, Salı 01:34
2008 yılında başlayan ve “too big to fail” denen, yani batmasına izin verilmeyecek kadar büyük finans kredi kuruluşları yada finans sağlayıcıları battı.

Fakat hâlâ bizim ülkemizde banka yoluyla ev alma (Mortgage) tüm hızıyla devam ediyor. Bu konuda size bir temsili hikaye anlatmak istiyorum, şöyle ki:

Amerika’da iki üniversiteli genç okullarından mezun olduktan sonra iş bulup, evlenirler. Rüyalarını gerçekleştirmek için bir bankaya giderler. Banka memuruna: “Bize bir ev ve iki araba lazım” derler. Bankacı “kaç senede ödeyeceksiniz” der. Yeni evli çift “30 senede” der. Ve bankacı istedikleri evi ve arabaların parasını onlara verir. Artık onların rüyası başlamış olur. 

Aradan 10 sene geçer. Adam iş yerinde huzursuzdur. Zira patron kötü davranmakta ve terfisini ertelemektedir. Bir gün tam sert çıkışacaktır ki, aklına ev ve araçların kredi borçları gelir ve vazgeçer. Evde hanımı ile konuşur. Hanımı sabırlı olması gerektiğini, aksi halde bankanın, kovulduğu anda ev ve arabaları elinden alacağını söyler. Aradan biraz daha zaman geçer. İmtihan bu ya! Patron bu sefer haklı olmasına rağmen adamı fırçalar, adamda dayanamayıp, patlar. Patron tabi affetmez ve kovar. İşten kovulan adam eve gelir. Ve banka arabalarına ve evine el koyarlar. 

Adam: “10 sene boyunca ödediğim ne oldu?” der. Banka haciz memurları “Ödediğin taksitler ilk olarak faizden düşer, siz anca faizi ödediniz, ana para duruyor” derler. Bu arada eşi sabırlı olmadığı ve işinden olduğu için boşar. Adam kaldırımda valiziyle birlikte kala kalır. İşte adam artık rüyadan uyanmıştır. 

Bu Amerikan filmlerine konu olan hayatları yaklaşık 15 senedir, bizim hayatlarımıza da mâlesef enjekte ettiler. Âdeta evin ve araban yoksa, bir hiçsin. Ne yazık ki kirada oturmak aptallık sayıldı. Hele akrabaya eşe dosta el açmak ve onlardan akıl almaktansa bankalara el açtık. Sineğin ısırmasından kaçıp yılanın ısırmasına razı geldik. Ve bize Amerikan rüyasını iliklerimize kadar enjekte ettiler. Hatta çalışan eş almayanlar enayi oldular. Anne babalar “Siz çalışın, çocuklarınıza biz bakarız” dediler. 

“İşaratü’l-İ’caz”da isbat edildiği gibi; bütün ihtilalat-ı beşeriyenin (insanlığın isyanının) madeni bir kelime olduğu gibi, bütün ahlâk-ı seyyienin (kötü ahlakın) menbaı dahi bir kelimedir.    Birinci kelime: “Ben tok olayım, başkası açlıktan ölse bana ne. “İkinci kelime: “Sen çalış, ben yiyeyim.”...

“...İkinci kelime, avamı kine, hasede, mübarezeye sevkedip rahat-ı beşeriyeyi (insanlığın rahatını) birkaç asırdır selbettiği (kaldırdığı) gibi; şu asırda sa’y (emek), sermaye ile mübareze (kavga) neticesi herkesçe malûm olan Avrupa hâdisat-ı azîmesi meydana geldi... 

“....İkinci kelimenin esasını “hurmet-i riba” (faizin haram olması) ile kal’edip (kökünden söküp) tedavi eder. Evet, âyet-i Kur’aniye âlem kapısında durup ribaya (faize) yasaktır der. “Kavga kapısını kapamak için banka kapısını kapayınız” diyerek insanlara ferman eder. Şakirdlerine “Girmeyiniz” emreder.” 1

Ayrıca peygamberlerimizin (s.a.v.) bir hadisini hatırlatalım “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ribâyı / fâizi yiyene, yedirene, (sözleşmesini) yazana, şahidine lanet etti ve ‘Onlar müsâvîdirler /eşittirler.’ dedi.” 2

O yüzden şimdilerde kredi oranlarının havalarda uçuştuğu ve sürekli kredi oranlarını yükselterek âdeta insanları kampanya bitiyor algısı ile bir an önce ev aldırmaya çalışanların oyunlarına gelmeyelim. 

Dipnotlar

1)Sözler, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 2019, s. 549.

2)Müslim, Musakaat, 106

Okunma Sayısı: 1264
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Murat

    12.8.2020 18:26:49

    O zaman katılım bankaları da mı faiz ya da onlardan borçlanma yolu ile konut almak caiz degilmi. Bu sorulara esaslı bir yazı daha bekliyoruz. Belki sizden değil ama konu hakkında uzman kişi, diğer bir yazarımız Ahmet Battal beyefendiden. Bu konuyu çok net izah etmek üzerinize şart oldu.

  • barış

    11.8.2020 14:53:50

    Gerçekten kutlarım bu yazı bu gün yaşadığımız tüm sorunların altındaki zihniyet yapısını anlatmış. özeti ve çekirdeğide başlık olmuş anlayana. Allah bu ruyadan uyandırıp hakka yöneltsin

  • Ahmet Cemil Çökren

    11.8.2020 12:30:09

    Bu anlamda ata erkil aile geleneğinden gelen sağlam aile yapımız var. Fakat İstanbul Sözleşmesi dahil zındıka komitesi geniş aile hayatımızı bitiyor. Malesef islami dayanışma platformları bir süre sonra bankalara dayanamayıp dejenere olma yolunda hızla ilerliyor.

  • Hüseyin

    11.8.2020 10:46:00

    Tebrik ediyorum sizi! Keske müslümanlar faiz sisteminin etki alanlarini müsahede edebilseler. Tüketim gücünü idrak edip daha suurlu tüketim edebilsek müslüman olarak. Islam aleminde bu anlamda alternatif varmi?

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı