Bugün çoğu genç, kendini başkalarına göstermek zorunda hissediyor.
Sosyal medyada daha çok beğeni almak, daha başarılı görünmek, daha güçlü durmak… Sanki insanın değeri bunlarla ölçülüyormuş gibi bir hava var. Fakat Risale-i Nur bize çok farklı bir hakikati anlatır: İnsan aslında güçlü ve kusursuz bir varlık değil; aciz ve muhtaç bir kuldur. İşte insanın gerçek değeri de burada gizlidir.
Risale-i Nur’da insanın en büyük kuvvetinin, aczini ve fakrını bilmesi olduğu anlatılır.1 Yani insan, zayıf olduğunu kabul ettikçe Allah’a daha çok yaklaşır. Çünkü insanın her şeyi eksiktir; gücü sınırlı, ömrü kısa, bilgisi azdır. Ama Allah sonsuz kudret ve rahmet sahibidir. İnsan bunu fark ettiğinde gururdan kurtulur ve gerçek huzuru bulur.
Gurur, insanın içindeki en tehlikeli hastalıklardan biridir. Bir insan yaptığı ibadetle övünmeye başlarsa, aslında o ibadetin ruhunu kaybeder. Çünkü ibadet, Allah’a karşı bir ihtiyaçtır; bir üstünlük sebebi değildir. İnsan ne kadar namaz kılsa, ne kadar iyilik yapsa, yine de Allah’ın verdiği nimetlerin karşılığını ödeyemez. Bu yüzden kusurunu bilip tevazu gösteren bir kul, gurura giren bir kuldan daha makbuldür.
Bunu anlatan ibretli bir kıssa vardır. Bir adam sabah namazını cemaatle kılmak için erkenden yola çıkar. Fakat yolda ayağı kayar, çamura düşer. Üzeri kirlenince eve dönmek zorunda kalır. Bu duruma çok üzülür ve ağlayarak şöyle dua eder: “Ya Rabbi, senin rızan için yola çıktım, ama kusurum yüzünden cemaat sevabını kaçırdım.” Onun bu samimî pişmanlığı ve tevazusu, Allah katında çok kıymetli olur. Rivayete göre Allah ona, cemaat sevabından bile daha fazla sevap verir. Şeytan bunu görünce şaşırır ve “Eğer camiye gitseydi sadece cemaat sevabı alacaktı, ama bu gözyaşıyla daha büyük sevap kazandı” der. Bunun üzerine bir daha böyle bir kazanç elde etmemesi için yolunu aydınlatmaya çalışır.
Bu hikâye bize şunu öğretir: Allah katında en değerli şey, kalbin samimiyetidir. İnsan kusurunu bilip Allah’a yöneldiğinde çok daha büyük kazanç elde eder.
O hâlde her genç kendine şu soruyu sormalıdır: Ben kimim? Güçlü, kusursuz ve her şeyi başaran biri mi? Yoksa aciz, muhtaç ve Rabbine ihtiyaç duyan bir kul mu?
Gerçek cevap ikincisidir. Ve insan bunu anladığında gururdan kurtulur, kalbi huzur bulur, ibadetleri de anlam kazanır. Çünkü insanın en büyük gücü, Allah’a muhtaç olduğunu bilmesidir.
Dipnot:
1- Sözler, 23. Söz, İkinci Mebhas. Üçüncü nükte