"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Adil ol, adil kal!

Faruk ÇAKIR
13 Şubat 2026, Cuma
Adalet mülkün temeli olduğuna göre ‘hak, hukuk ve adalet’ten bahsedilmesi ‘fazla’ bulunmamalı.

Keşke ülkemiz ‘adalet ligi’nde ilk sıralarda olsa, adalet hızlı ve doğru olarak tecelli etse, dünyada ‘adil ülke’ olarak parmakla gösterilsek ve başka ülkelerce de ‘adalet sistemi’miz örnek alınmış olsa... Böyle bir hedefe ulaşmaktan dolayı kim sevinmez ki?

Türkiye’nin elbette başka önemli meseleleri de vardır, ancak adalet meselesi ertelenemez, ötelenemez ve hafife de alınamaz. Çünkü adaletin iyi işlemediği ve doğru tecelli etmediği bir ülkede, bir yerde, bir memlekette başka işlerin iyi ve düzenli olması da mümkün değil. Zaten öyle olsa, “Adalet mülkün temelidir” denilmezdi.

Tabiî ki ülkemizdeki ‘adalet sistemi’nden memnun olanlar da vardır. Kusura bakılmasın, ama bunların çoğu “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın”  tavrı sergileyenlerdir. Meselâ, adalet sistemine işi düşmeyen, düşse de bir şekilde işini görenler nezdinde bir sıkıntı olmaz. Düşünün ki bir kişi hiç hasta olmadı ve hastaneye müracaat etmedi. Böyle bir kişi hastane kuyruklarında bekleyen ya da muayene randevusu alamayan, ya da 3 ay sonraya tomografi randevusu alan hastaların yaşadıklarını anlayabilir mi?

Ülkemizde hukukun iyi işlemediğini gösteren çok bariz, çok açık deliller vardır. Bir ülkede yürürlükteki kanunlar tam olarak uygulanmıyorsa, bazı mahkeme kararları hayata geçmiyorsa, “birinin hatasıyla çoluğu, çocuğu vs.” suçlanıyorsa orada adaletten bahsedilebilir mi? Ki, “Birinin hatasıyla başkası suçlanamaz” en temel kurallardan biridir. Maalesef çoğu zaman bu en temek kural dahi uygulanmıyor.

Yapılan büyük hatalardan biri de hak, hukuk ve adaleti herkes için istememektir. Zaten “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” demenin temelinde de bu anlayış yatmıyor mu? Diyelim ki Türkiye’nin yüzde 50 ya da 60’ına adaletli davranılıyor. Geriye kalanlara adil davranılmıyorsa yine yanlış var demektir. Bazılarının, bir kısım insanlara adil davranmasıyla adalet tecelli etmiş olmaz ve böyle bir ülke de ‘adil ülke’ olarak vasıflandırılamaz.

Bu bakımdan Türkiye’yi idare edenlere her zaman ve her yerde “adil ol, adil kal” demek önemli bir vazifedir. Hiç kimse “Dün adildim” diye övünemez. Bugün de, yarın da adil olmak ve adil kalmak şarttır. 

Bu vesile ile bir defa daha hep birlikte Türkiye’yi idare edenlere seslenelim: Adil olun, adaletten ayrılmayın. Adaletten ayrılanlar, zulüm ve haksızlık edenler en nihayet kaybetmeye mahkumdur vesselam. 

Okunma Sayısı: 174
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı