"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Anarşi ve terör, imanla ve Risale-i Nur’la önlenir

Ali ATAÇ
25 Ekim 2019, Cuma
Bu zamanda ehl-i dünya olarak bildiğimiz Batı dünyası, geçmişinden dersler çıkarmış ve gün geçtikçe ideolojik ve felsefî akımlardan uzaklaşmış ve akla ve mantığa ve ilme daha çok yaklaşmayı başarmıştır.

İşte bugünkü başarısı bu birikimde saklıdır. Bunun en önemli örneği Avrupa Birliğidir.

Ehl-i iman için ise, dünya ve ahiret saadeti, başarısı Bediüzzaman Said Nursî’nin telif ettiği Gençlik Rehberi, Hizmet Rehberi, Meyve Risalesi, Şuâlar ve Asa-yı Musa’daki “Herkesin-iman mukabilinde- bu zemin yüzü kadar bağlar ve kasırlarla müzeyyen bâkî ve daimî bir tarla ve mülkü kazanmak ve kaybetmek dâvâsı başına açılmış’’1 olan iman vesikasında aranabilir. Çünkü ’’Eğer iman vesikasını sağlam elde etmezse, kaybedecektir.’’ 2 Bu ehl-i imanının her bir ferdi için böyle olduğu gibi; toplumun bütün kesimleri içinde böyledir.

Evet Bediüzzaman Said Nursî diyor ki ’’Risale-i Nur’a ait dâvâ ve itiraz, cüz’î bir hâdise ve şahsî bir mes’ele değil ki çok ehemmiyet verilmesin. Belki bu milleti ve memleketi ve hükümeti ciddî alâkadar edecek ve dolayısıyla âlem-i İslâmın nazar-ı dikkatini ehemmiyetli bir surette celb edecek bir küllî hâdise hükmünde ve umumî bir meselesidir.’’ 3

Demek ki bu ehl-i imanın her bir ferdi ve toplumun bütün kesimini ilgilendiren hem dünyasını hem de ahiretini içine alan en mühim meseledir. Bu gerçek ortada var iken, devletçe ve milletçe yarım asırdır anarşi ve terörle amansız bir mücadele verilmektedir. Mücadelenin kalıcı değeri ve başarısı bunun sonucunda saklı ve bunda aranmalı.

Anarşi ve terörü önlemenin çaresi ancak Risale-i Nur’la Kur’ân’a ve imana hizmetle olabilir. 

Yani sahada elde edilen başarı masada iman hizmetiyle yani Risale-i Nur’la Kur’ân’a ve imana hizmetle taçlandırılmalıdır. Ancak bununla daha çabuk daha kalıcı sonuç alınabilir.

Çünkü: “Bir Müslüman, başka milletler gibi değil. Eğer dinini bıraksa anarşist olur, hiçbir kayıt altında kalamaz; istibdad-ı mutlaktan (sınırsız otoriteden), rüşvet-i mutlakadan (sınırsız taviz vermeden) başka hiçbir terbiye ve tedbirle idare edilmez.” 4

Dipnotlar:

1- Hizmet Rehberi s. 53.

2- Aynı eser aynı sayfa.

3- Aynı eser s. 52. Kastamonu Lâhikası s. 90.

4- Emirdağ Lâhikası.

Okunma Sayısı: 946
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı