"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Daha ne istiyorsun ey Müslüman?

Ali FERŞADOĞLU
23 Ekim 2020, Cuma
İslâm dışında kalan günümüz medeni toplumları zengin, ama mutsuz. Alkol ve uyuşturucu ile boğuşuyorlar. Temel hastalık egoizm ve sonucu yalnızlık. O da alkole, uyuşturucu bataklığına atıyor.

Gayr-i meşrû çocuklar, meşrû çocuklardan kat kat fazla! Bazı gençler babalarını tanımadan sokaklarda dolaşıyor! Aileler darmadağın! Sokaklar fakir, yaşlı ve hasta insanlar dolu. Kimse kimseye el uzatmıyor, yardım etmiyor! Kıyas yapmak ister misiniz? İslâma kavuşanların Müslümanlığı bulma maceralarını okuyunuz, izleyiniz…  

Sonsuz kudret sahibi Allah her yerde hazır ve nazırdır. Perdesiz, vasıtasız, engelsiz istediğin zaman onunla konuşabilirsin Kur’ân okuyarak, namaz kılarak. İstediğin zaman O’na duânla ulaşabilirsin… O sana senden daha yakın! Güneş gibi…  

Hiçbir şey başıboş ve tesadüfi değil ki, korkasın! Hafaza melekleri dahil her yerde mevcutlar. Sana ilham verir ve seni korurlar; kâinatı idare ederler. Ailen var, anne-baban var, akrabaların var, komşuların var, arkadaşların var! Ve bütün Müslümanlar kardeşlerindir. Alkol almazsın, kumar oynamazsın ne kadar huzurlu ve mutlusun.  

Ölüm ebedî âleme göç için bir pasaporttur, bir vizedir. Mezar sonsuz mutluluk âlemine açılan bir kapıdır, ne mutlusun.  

“İman-ı tahkiki ve istikamet dairesine girsen, iman nuruyla göreceksin ki, o geçmiş zaman-ı mazi mâdum ve herşeyi çürüten bir mezaristan değil, belki mevcut ve istikbale inkılâp eden nuranî bir âlem ve bâki ruhların istikbaldeki saadet saraylarına girmelerine bir intizar salonu görünmesi haysiyetiyle, değil elem, belki imanın kuvvetine göre Cennetin bir nevi mânevî lezzetini dünyada dahi tattırdığı gibi gelecek istikbal zamanı, değil vahşetgâh ve karanlık, belki iman gözüyle görünür ki, saadet-i ebediye saraylarında hadsiz rahmeti ve keremi bulunan ve her bahar ve yazı birer sofra yapan ve nimetlerle dolduran bir Rahmân-ı Rahîm-i Zülcelâli ve’l-İkramın ziyafetleri kurulmuş ve ihsanlarının sergileri açılmış, oraya sevkiyat var diye iman sinemasıyla müşahede ettiğinden, derecesine göre bâki âlemin bir nevi lezzetini hissedebilir. Demek hakikî ve elemsiz lezzet yalnız imanda ve iman ile olabilir.” (Bediüzzaman, Asay-ı Musa, s. 18) 

İmanlıyız, umutluyuz, o halde daha ne istiyoruz? Bu sayısız nimetlerin şükrünü eda etmemiz gerekmez mi?

Okunma Sayısı: 1186
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı