"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Felaket asrında Asr-ı Saadet bayramı nasıl yaşanır?

Ali FERŞADOĞLU
04 Haziran 2019, Salı
Bayram, sabırla tutulan bir aylık orucun, toplu iftar sevinci, neşesi, kutlamasıdır. Bütün ibadetler gibi, oruç da sabır ister. Hatta, sair kulluktan daha fazla… Sabrettik ve bu sabır imtihanını kazandık inşallah!

Bir gün önce yemek gündüz vakti yemek yasaktı, haramdı; birgün sonra oruç tutmak yasak, haram, hatta yememek haram! İşte kulluğun sırrı: Allah yemeyi nehyeder haram olur, yasak olur; yemeyi emreder helal olur, sevap olur ve bayram o bayram olur!

Bayramların daha nice manevi getirileri, gelirleri vardır ki, saymakla bitmez. Mesela, bayramlar, ferdler, aieler ve toplumlar arası sevgi, kaynaşma, dayanışma maddi-manevi alış-veriş zaman dilimleridir.

Sadece diriler arasında değil bunlar: Ölülerimizle de paylaşma ve hedileşme günüdür. Kabir ziyaretleriyle ebedi aleme göçmüş olanlara Kur’ân ve Fatihalar okumak, hediyeler gönderme zamanlarıdır.

Evet, istikbalde muvakkaten yerleşeceğimiz kabir istasyonu, bekleme salonuna hazırlanma günüdür.  

Ramazan bayramına tatlı yiyerek başlardı Peygamberimiz (asm): Şeker ve tatlı yapıp dağıtılma bunun için adet olmuştur. Yalnızca “Şeker Bayramı” tabiri yanlış... Şeker bayramı, et bayramı, tatlı bayramı değil, Ramazan bayramı, Kurban bayramı…

Bayram; neşe ve sevinçten kendini kaybetme değil, kendine gelme, kendini bulma günüdür. Bayram gecesi Peygamberimiz (asm), ibadetle geçirirdi. Ve “Uyanık olanın, kalbi uyanık olur!” buyururdu. “Bu geceyi ihya eden, kalblerin öldüğü gün, kalbi ölmez!” diye teşvik de ederdi. (İbn-i Mace, Sıyam, 67.)

Asr-ı Saadette bayram neşe ve saadet içinde geçerdi. Bayram sevinç ve saadet günüdür. O gün, meşru eğlencelere daha ziyade teşvik edilir ve izin verilirdi.

Bununla ilgili Müslim’de özel bir “bab/bölüm” bile ayrılmıştır. Hz. Aişe (ra) birisini şöyle anlatıyor: “Habişliler mızrak ve kalkanlarıyla gösteri yapıpraksederken, Peygamberimiz (asm) beni çağırdı. Başımı omuzuna koydum, izledim. Ta, onlara bakmaktan ilk vaz geçen ben oluncaya kadar!” (Müslim, Salati’l-Iydeyn, 20.)

Evet, bayramlar Allah’ın bize ihsan ettiği bir ziyafettir. Ancak, taşkınlık yapmamalı, gayr-i meşruya yönelmemelidir.

Bayram, sırf, yeme, içme, eğlenme zamanı olduğunu düşünüp gaflete düşmemelidir. Bayrama ve bu nimetlerden dolayı derin bir haz duyarak teşekkür ve tefekkür etmeli. Verilen nimetler şükür ister, tezekkür ister; şükür görmezse gider.

Evet, birçok muhteşem manaların tecelli ettiği bayramları da vesile ederek küskünlükler de giderilmeli. 

Bu vesileyle, Mübarek Ramazan Bayramınızı tebrik eder; milletimiz, özellikle İslam alemi için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ederim.

Okunma Sayısı: 875
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı