"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Siz bilmezsiniz...

Hikmet Günaydın
05 Mayıs 2024, Pazar
Risâle-i Nur’da çokça geçer; hapis musibetlerinde ve diğer sıkıntılarda Üstadımız Bakara Suresi 216. Âyet’i nazara verir: “Siz bilmezsiniz, hoşlanmadığınız şeyler belki hakkınızda daha hayırlıdır.”

Böyle bir hâdiseyi 1997 yılında bir hastalık vasıtasıyla yaşadım ancak bunun hakkımda hayırlı olduğunu yıllar sonra anlayabildim.

Halsizlik nedeniyle yoğun iş temposunda hastaneye gittim. Doktor beni muayene etti, bazı sorular sordu, gözlerimin içine dikkatlice baktı ve beni hemen servise yatıracağını söyledi.

Kendisine, hazırlıksız olduğumu hiç değilse eve kadar gidip eşyalarımı alıp gelmek istediğimi söyledim ama bana kızdı ve “Hemen servise gitmezsen polis çağıracağım.” dedi. Mecburen servise yöneldim, altı kişilik en kalabalık odaya (o zamanlar öyleydi) aldılar ve hemen serum bağladılar.

Yatan diğer hastalar ile kısa bir tanışma oldu, devamında “Ben namaz kılayım.” dedim.

-Nasıl kılacaksın? Kolunda serum var!

-Bakın nasıl kılıyorum.

Duvarda teyemmüm yapıp yattığım yerden öğlen namazını kıldım.

-Allah kabul etsin ama oldu mu?

-Oldu; ben hastayım, dînimizin bu gibi durumlar için şahane kolaylıkları var.

Hasta yatanlardan biri köyümüzün damadı olup hoca olarak biliniyor ama namaz kılmıyor, hastalık bahanesiyle şeytanın hilesine düşmüş.

Asıl konuya gelelim. Anladım ki buradan kafama göre çıkamayacağım, beni orada tutacaklar. Ağır aksak da olsa Risâle okuyordum ama o zamana kadar külliyatı tam olarak bitirip hatmedememiştim. Hanımdan külliyatı hastaneye istedim, her fırsatta okumaya başladım. Hastanede kaldığım yirmi bir günde tamamını okudum elhamdülillah.

Okuduğum kitaplar diğer hasta kardeşlerin de ilgisini çekti, “Sesli oku biz de dinleyelim.” dediler. Birkaç gün sonra diğer odalardan gelen hastaların da iştirakiyle dinleyici mevcudu çoğaldı. Ders sonrası herkes gelen meyveleri ve hediyeleri ortaya koyuyor, birlikte yiyor, sohbetler ediyoruz. Günler çok güzel geçmeye başladı. Hatta fazla rakı içmekten karaciğeri rahatsız olmuş bir öğretmen kardeşimiz de bize katılmıştı.

-Camideki hocalar senin gibi anlatsa namaz kılmayan kalmaz, dedi.

-Kardeşim, kendimizde bir şey yok, Risâle-i Nur’dan okuyoruz.

Bir de Temel Abimiz vardı, Kuba Camii dernek başkanıydı. Cami yaptırıyor, çok güzel hizmetleri var ve hacca da gitmiş, oralardan hatıralar anlatıyor ama namaz kılmıyor.

Zaman içinde öğretmen kardeşimiz dahil diğer hastalar taburcu oldular, biz Temel Abi ile ikimiz kaldık. Bir ikindi namazı sonrası ders yaptık, yattığı yerden diyor ki: “Aslında namaza başlayacağım ama üstüm kirli, temiz kıyafetler gelsin başlarım.”

-Temel abi, iç çamaşırında necaset var mı?

-Yok ama kirli, değiştirmem lazım.

-Bu şeytanın hilesi Abi. Namazın farzlarını bir gözden geçirelim bakalım, bu durum namaza engel mi? Tek tek inceledik; bir engel yok. Kirli elbise ile namaz kılınmaz diye bir yasak yok.

-Abi, sana bir senaryo anlatayım da dinle!

- Anlat kardeşim.

-Bizden öncekiler gibi biz de öleceğiz. Bizi sorgulayacaklar. Bana diyecekler ki “Niçin namaz kılmadın?”

Bahaneler geçersiz olunca kafaya tokmağı bir vuracaklar 10 arşın yerin dibine geçirecekler.

Devam ettim: “Abi sen de öleceksin, sana da aynısını soracaklar ve diyecekler ki ‘Sen hem hacca gittin, hem Kâbe’yi gördün, hem tavaf ettin, hem Hacer-ül Esved’e elini sürdün, hâlâ niçin kılmadın?’ Sonra kafaya öyle vuracaklar ki 100 arşın yerin dibine geçeceksin.”

Yataktan bir fırladı, “Ben namaza başlıyorum.” dedi. Abdest aldı ve boştaki sünger yatağın üzerinde ikindi namazını eda etti. Sonra temiz kıyafet için dışarıya telefon etmeye gitti.

Ertesi sabah yanıma tesettürlü, düzgün giyimli bir bayan yaklaşıp “Kardeşim, Hikmet sen misin?” dedi. Evet, dedim.

-Ben buna yıllardır söylüyorum, namazda tembellik ediyor, şimdi başlamaya karar verdi. Sen ona ne söylüyorsan aynı şekilde devam et, bir daha bırakmasın.

Netice Cenâb-ı Hakk’a ait olduğundan sevimsiz görülen hastalık hem Külliyatı hatmetmeme hem oradaki muhtaçların iman hakikatlerini tanımasına hem de bazılarının namaza başlamasına vesile oldu; Bakara Suresi 216. Âyet’in manası tam olarak tahakkuk etti elhamdülillah.

Bu durumun çok geç farkına vardığım için yazmak bugüne nasip oldu. Allah hayırlara vesile eylesin.

Sağlıcakla kalın!

Okunma Sayısı: 1049
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı