"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Kanûn-ı Esâsî Şeriatın ebedî olduğunu tasdik ettirdi”

Ali FERŞADOĞLU
13 Ekim 2021, Çarşamba
Bir kardeşimiz, “Üstad Kanun-i Esasi için, ‘Şahs-ı manevi-i hükümeti Müslüman gösteren; ve Kanun-i Esasi’nin ruhu ve On Birinci Maddeyi muhafaza eden; ve Avrupa’nın eski zann-ı fasitlerini tekzip eden; ve Muhammed’i (asm) hatem-i enbiya ve şeriatın ebedî olduğunu tasdik ettiren…” (Eski Said Dönem Eserleri, s. 37) diyor. 11. Madde nedir?” diye sordu.

“Meşrûtiyet ve Kânûn-ı Esâsî (temel kanun, anayasa) denilen adalet ve meşveret’in” özellik, güzellik ve faydalarını anlatan Bediüzzaman, adeta Şeriatın meşrûtiyete, kanun-i esasiye, anayasaya bakış manifestosu verir. 

II. Abdülhamid, 24 Temmuz 1908’de yayınladığı bir tebliğle 1876 Anayasası’nı yeniden yürürlüğe soktu. 119 maddeden oluşan Kânûn-ı Esâsî’nin 11. Maddesi şöyledir:  

“Devleti Osmaniyenin dini, din-i İslâmdır. Bu esası vikaye ile beraber asayişi (düzen ve güvenlik içinde bulunma) halkı ve adabı umumiyeyi ihlâl etmemek şartı ile memalik-i Osmaniyede (Osmanlı Devleti’nde) maruf olan bilcümle edyanın (bilinen bütün dinlerin) serbesti-i icrası (icrası) ve cemaatı muhtelifiye verilmiş olan imtiyazatı mezhebiyenin kemakân (eskisi gibi) cereyanı Devletin taht-ı himayetindedir (koruması altındadır). (Mehmet Akif Aydın, İslâm Ansiklopedisi) 

Kânûn-ı Esâsî büyük bir heyecan ve hürriyet zemininde yapılan genel seçimlerden sonra 17 Aralık 1908’de Meclis-i Mebusan toplanmış. 

Meşrûtiyet, 23 Aralık 1876’da ilân edilmiş, 1878’de II. Abdülhamid rafından askıya alınmış, 24 Temmuz 1908 ihtilâli sonucunda yeniden yürürlüğe girmiştir. 1921 Anayasası’nın (Teşkîlât-ı Esâsîye Kanunu) kabul edildiği 20 Ocak 1921 tarihi ile 1924 Anayasası’nın yürürlüğe girdiği 24 Mayıs 1924 tarihi arasında ise kısmen yürürlükte kalmıştır. 20 Nisan 1924’te yürürlüğe giren yeni Anayasa ile 1876 Anayasası tümüyle kaldırılmış oldu. (https://tr.wikipedia.org) 

Enteresandır ki, “Hürriyetin İlânı” diye anılan bu hadisenin yıl dönümleri, 1930’lu yıllara dek resmî bayram olarak kutlandı.  

Bediüzzaman, “Meşrûtiyet ve kanun-u esasî (temel kanun, anayasa) işittiğiniz mesele ise, hakikî adalet ve meşveret-i şer’iyeden ibarettir; hüsn-ü telâkki ediniz (iyi niyetle güzel kabul ediniz). Muhafazasına çalışınız. Zira dünyevî saadetimiz Meşrûtiyettedir. Ve istibdattan herkesten ziyade biz zarardîdeyiz.” (Divan-ı Harb-i Örfi, s. 21) tavsiyesini yerine getiremediğimizden baştan ayağa yasaklarla dolu darbeler anayasası halen yürürlükte! Özellikle “siyasal dinciler” sayesinde! 

Okunma Sayısı: 633
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • selim

    13.10.2021 12:50:58

    Ali bey makalede soruyu karşılayacak yeterli cevap göremedim.. daha önce müslüman değilmi idi? avrupayı nasıl tekzip eder? nübüvveti ve şeriatın ebediyetini nasıl tasdik ettirir? Üstadın özlü makalesini ve soruları sonraki makalelerinizde izah ederseniz memnun oluruz...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı