"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nur Talebeleri de enaniyetten avlanabilir

Ali FERŞADOĞLU
23 Mayıs 2019, Perşembe
Dünyevî ve resmî makamlarda vazife yapan ve bilhassa siyasetin içinde yer alan dindar kardeşlerimize çok acımalı ve duâ etmeliyiz!

Neden? Siyaset ve iktidar zaten ateşten bir gömlektir. En küçük müdürlükten başlayarak yükselen makamlardaki cazibedar şeyler, onların kalblerini ifsat eder, akıllarını alır ve başlarını döndürür!

Dayanmak çok zor!

Nur Talebelerini kıyaslayarak meseleyi biraz daha anlamaya çalışalım:

Nur Talebeleri nasıl bir hayat atmosferi içindedir. 

Şöyle ki:

- Günlük ibadetlerini aksatmadan yerine getirir.

Devamlı iman, Kur’ân hakikatlerini terennüm eder, sohbetlere, derslere gider, en az 15 günde bir defa İhlâs Risalesi’ni okur, kameti ve gücü miktarınca bu hakikatleri başkalarına aktarmaya ve hizmet etmeye çalışır, evini dershaneye (medrese-i Nuriyeye) çevirir, içtimaî hayatta da sık sık dini bir atmosfer içinde bulunur.

Buna rağmen Üstad onları şöyle ikaz eder: “Sizlerin kalb ve ruh ve aklınızı itham etmem. Risale-i Nur’un verdiği tesire binaen itimad ediyorum. Fakat nefis ve hevâ ve his ve vehim bazen aldatıyorlar. Onun için bazen şiddetli ikaz olunuyorsunuz. Bu şiddet, nefis ve hevâ ve his ve vehme bakıyor; ihtiyatlı davranınız. ‘Bazen vehim ve heva ve his ve nefsin aldatıyor” 1

Ve keza, “Kur’ân-ı Hâkimin hadimlerini ve tilmizlerini aldanmamak için yazılmıştır” 2 diyerek aldatılabileceklerine vurgu yapar. 

Hatta bir yerde şu çarpıcı cümleyi kullanır:

“Sizi enaniyetinizden avlayıp çok fena şeyler yaptırabilirler.”  3 

Bunun dehşetli örneklerini görmüşsünüzdür!

Deccalizmin/Süfyanizmin kolları olan “ifsat, ahlâksızlık, dinsizlik, zındıka ve mason komiteleri” bilhassa “âlimleri, dindarları ve dini”, hatta, “Kur’ân’ın hizmetkârları ve talebelerini bile şu desiselerle / tuzaklarla, oyunlarla, hilelerle aldatır:

● Hubb-u cah (siyasî, içtimaî makam, mevkî sevgisi),

● Havf damarı,

● Tama (aşırı açgözlülük, maişet noktasında hırs),

● Asabiyet/milliyetçilik damarı,

● Enaniyet, 

● Tenperverlik: Yalnız kendini düşünme. 4 

Bediüzzaman, Hücumat-ı Sitte isimli eserinde bu şeytanî tuzaklarla insanların aldatılabileceğine işaret eder ve bu tuzaklara düşmemenin formüllerini verir.

Ya siyasetçileri, makam ve mevki peşinde koşan ve bu uğurda yanıp tutuşanları ne hale getirirler!

Onun için onlara acımalı ve daima duâ etmeliyiz! Ta ki, o canavarların pençelerinden yakalarını kurtarsınlar!

Dipnotlar:

1- Bediüzzaman, Lem’alar, s. 170.  2- Bediüzzaman, Mektubat, s. 401. 3- Bediüzzaman, Mektubat, s. 413. 4- Bediüzzaman, Mektûbât, 401-414.

Okunma Sayısı: 880
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı