"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Takanak

Ali Rıza AYDIN
12 Mart 2026, Perşembe
İnsanın moralini alt üst eden borçluluk duygusu ne zor şey!

Satın alınan bir malın ya da bir hizmetin karşılığı olan bedeli ödemek, alıcının boynunun borcu. Bunu, ya peşinen öder, kurtulur veya belirlenen şartlar çerçevesinde vadeli olarak öder.

Ama öder. 

Ödenmemiş borç, kişinin korkusu. Diğer bir deyişle, yürek çarpıntısı!

Kişi, ola ki, aldığı bir malın taksitini geciktirecek olsa; o mağazanın önünden geçemez olur, mağaza sahibiyle karşılaşır da mahcup olurum endişesiyle.

“Borçlu, borcundan dolayı ölmez, ama benzi sararır” diyen, ne güzel demiş.  

Esasen, üç kuruşluk dünya metaı yüzünden çekilen ve hayatın tadını tuzunu kaçıran bu korku, yüreklere bâr olur.

İşin maddî yönü, böyle!

Mükellef olup, muktedir olamadığımız ya da ihmallerimiz neticesinde içine düştüğümüz manevî borçlarımız ne olacak?

Maddî borcu, dolayısıyla alacaklısı karşısında rengi sararan kimsenin ibadet borcu, kul hakkı, göz hakkı, komşu hakkı, ana baba hukuku; harama tevessül gibi birçok eksik-gedik ve problemli davranışlarla ortaya çıkan borç-alacak hesaplaşması karşısında hâlimiz ne olacak?

Çabalama, bu konuda olmalı.

“Korkunun ecele faydası yok” atasözüyle, “İnsan, korkmakla başına gelecekleri önleyemez” denmektedir. Bundan alınacak ders; korkuya, endişeye sevk eden ve külfet getiren hatalardan, yanlışlardan uzak durmak gerektiğidir. Çünkü:

Ahirette, mağazanın önünden geçmek yok. Tut ki, ondan kurtulduk.

Ama sırattan geçmek var. Mülk Sahibi, başında!

Onu ne edeceğiz?

Orada benizler sararır mı, kararır mı; aklanır mı pakların mı bilinmez.

Onu, orada göreceğiz.

Âlemlerin Rabbi, bir hadîs-i kudsîde; “Rahmetim gazabımı geçti” buyuruyor. Amenna.

Fakat bu, hiç kimseyi “Saldım çayıra Mevlâ’m kayıra” anlayışına sevk etmemeli; yani bu düşünce, sorumluktan kurtulmuşçasına, “bundan sonrasını ben bilmem Mevlâ’m bilir” deyip olanları, olayları kendi haline bırakarak, gayretsizliğe yöneltmemeli.

Zira yolcuya düşen, yolunu; borçluya düşen de borcunu düşünmek olmalı. Nefes varken, tedbirini almalı.

Aksi hâlde, takanak, endişenin büyüğü!

Dileğimiz:

Yüce Mevlâ’m, bizleri ne dünyada ne ukbada mahcup etmez, inşaallah.

Okunma Sayısı: 143
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı