Cumhurbaşkanlığı himayesinde, IRCICA tarafından organize edilen; Konya Büyükşehir Belediyesinin de sponsor olduğu 5 dilde “Uluslararası Naat-ı Şerif” yarışmasına katılımı kabul edilen ve Resûl-i Ekrem Efendimiz’e (asm) olan yakînimizi ifade eden bu nâçiz çalışmamız Leyle-i Mi’rac münasebetiyle umum ümmete ve kârilerimize arzımızdır.
NEBÎLER NEBÎSİ
Adın Ahmed, dahi Mehmed, Muhammed,
Varlığınla, kalktı cehûl, müebbed.
İlk nefeste, ümmetini ünledin,
Ümmetinsiz hiçbir zaman, gülmedin.
Cemâlinle, Yusuflardan güzeldin,
Hasretinle, yıllar yılı, özlendin.
Yeryüzünün beklediği, son Nebî,
Hoşâmedî edildin, hep, edebî.
Tavzîfine, nail oldun; Allah’ın,
Devri bitti, evsâfı put ilâhın.
Kitabın nûr, hitabın nûr, zâtın nûr,
Tevellüdün, âlem içre, bir sürûr.
İns ve cinne geldi, Furkân, seninle,
Cuş-u huruş; bütün cihan, sevginle.
Dünyalara, tebşîr ettin, Cenneti,
Cennet gibi, bir mübeccel nimeti.
Şakk-ı kamer, mucizendi; göründü,
Nücûm dahi, te’yîdine, büründü.
Bir gece de oldun, O’na, mülâkî,
Sevgisini, serd eyledi, İlâhi.
Ferişteler alkışlarken, Mi’râcı,
Ol makamda, oldun, cihan sertâcı.
Niyaz için uzattığın elleri,
Boş çevirip üzer mi, hiç, serveri.
İşhadındı yerler, gökler âlemde,
Lütfedilen muradına, o demde.
Ahlâkınla, cümle cana, can kattın,
Şefkatinle, mahlûkâtı, kuşattın.
Eminiydin, her akvâmın, serâser,
Tatlı dilin, güler yüzün bir kevser.
İncittiğin canlı bir kul, bilinmez,
Sen olmazsan, Cennetlere girilmez.
Marziyatı bildirdin, hep, kullara,
Her hâlinle hâmî oldun, onlara.
Kul olmayı öğrendiler, dilinden,
Beş musluklu çeşme aktı, elinden.
Bir hayat ki, şems-i tâbân olarak,
Cümle nâdân doğru yolu bularak.
İnsanlığı, insanlara, bellettin,
Batıl olan her ne varsa, nesh ettin.
Nesim oldun gönüllere, o günde,
Doğdu, güneş; huzur geldi, beldende.
Sanemlerden kurtarınca, beşeri,
Hak dininin şavkı sardı, her yeri.
Hemdem oldu dağlar taşlar, dünyada,
Gündüz, hülya; gecesinde, rüyada.
Sıbgan ile, sahabeler, boyandı,
Boyanmayan, şeytanlara dayandı.
Emsalin yok, sahâvette, beşerde,
Mucizâtın, tergîb oldu, her ferde.
Lütfeyledi yüce Mevlâ’m, avnini,
Mesrûr etti, seferlerde, kalbini.
Rahmeten lil’âlemin’sin, ezelden,
Kasaveti ref eyledin, ümemden.
Evvel âhir, şâh-ı resul idin, sen,
Bizim, sana, sevdâmızı bir bilsen.
Na’ta sığmaz evsafın, ne peykerin,
Şerefisin, şânın ile, her serin.
Vasfedemez seni, yerde, şol kelâm,
Efendimiz! Sana, candan, es-selâm.