"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Yapay zekâda duygu ve vicdan yok”

30 Eylül 2026, Çarşamba
Yeni Asya İstanbul ile Asya Kültür ve Medeniyet Derneği tarafından düzenlenen aylık seminerler kapsamında bu ay “Dijital Çağda Yapay Zekâ ve Gençlik” konusu ele alındı. Seminere Prof. Dr. Hacı Yunus Taş konuşmacı olarak katıldı.

İstanbul - Seyhan Şentürk

Yeni Asya İstanbul ile Asya Kültür ve Medeniyet Derneği tarafından düzenlenen aylık seminerler kapsamında bu ay “Dijital Çağda Yapay Zekâ ve Gençlik” konusu ele alındı. Adem Tekle’nin moderatörlüğünde gerçekleştirilen seminere Prof. Dr. Hacı Yunus Taş konuşmacı olarak katıldı. Program, Mustafa Başkarcı’nın Kur’ân-ı Kerîm tilavetiyle başladı. Tilavetin ardından Prof. Dr. Hacı Yunus Taş’ın takdimi yapıldı.

Seminerde yapay zekânın tanımı, tarihî gelişimi, sağladığı imkânlar, muhtemel zararları ve toplum hayatında nasıl daha verimli kullanılabileceği üzerinde duruldu. Konuya teknik ayrıntılardan ziyade sosyal açıdan yaklaşan Prof. Dr. Taş, yapay zekânın özellikle akıllı telefonlar aracılığıyla insanların günlük hayatına önemli ölçüde girdiğine dikkat çekti.

Yapay zekânın insanların verdiği bilgileri işleyerek değerlendirme ve sonuçlandırma imkânı sunduğunu belirten Taş, “Elbette ki biz bundan uzak duramayız ve duramıyoruz da. Bunun çok faydaları olduğu gibi zararlı yönleri de var. Yapay zekânın toplumsal hayatta ne ölçüde ve hangi sınırlar içerisinde kullanılması gerektiğinin üzerinde düşünülmesi gerekiyor” dedi.

“Yapay zekâya mutlaka bir fren koymak gerek”

Yapay zekâ alanının çok geniş ve sürekli gelişen bir alan olduğunu ifade eden Prof. Dr. Taş, “Bu alan çok derin, bir okyanus gibi. Her gün gelişiyor. Dünyada çok sayıda şirket ve platform yapay zekâ alanında çalışmalar yürütüyor. Teknolojinin gelişiminin kontrolsüz biçimde ilerlemesi çeşitli riskleri beraberinde getiriyor” dedi.

Yapay zekâya bir sınır ve kontrol mekanizması getirilmesi gerektiğini vurgulayan Taş, “Yapay zekâya mutlaka bir fren koymak gerek. İleride ne olacağını tahmin edemeyeceğimiz bir teknoloji. Yapay zekâ frensiz bir araca benzetilebilir. Özellikle devletlerin güvenlik sistemleri, finansal altyapılar ve benzeri kritik alanlarda kötü niyetli kullanım ihtimalinin göz önünde bulundurulması gerekiyor” dedi.

“Esas zekâ bizde”

Seminerde insan beyni ile yapay zekâ arasındaki farklılıklara da değinen Prof. Dr. Taş, yapay zekânın insan tarafından oluşturulmuş bir sistem olduğunu vurguladı ve sinir sistemi alanındaki çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın’ın insan beyninin çalışma biçimine ilişkin değerlendirmelerinden söz etti:

“İnsan beyninin bilgiyi işleme ve hatırlama kabiliyetinin son derece gelişmiştir. Konuşmalarımız sırasında dahi beynin çok sayıda işlemi son derece hızlı biçimde gerçekleştirir. Esas zekâ bizdedir. Yapay zeka oluşturulmuş bir zekâdır. İnsan hafızasının yapay zekânın mevcut kapasitesiyle kıyaslanamayacak kadar farklı ve gelişmiş bir yapıdır.”

Yapay zekânın çalışması için gereken enerji ve soğutma ihtiyacına da değinen Taş, büyük yapay zekâ sistemlerinin önemli miktarda enerji tükettiğini ve bunların soğutulması için de kaynaklara ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Buna karşılık insan beyninin bu ölçekte bir enerji ve soğutma sistemine ihtiyaç duymadan çok hızlı şekilde çalıştığına dikkat çekti.

“Beynimiz çalışarak dinleniyor, çalışmazsa köreliyor”

İnsan hafızasının geçmişteki bilgilere çok hızlı şekilde ulaşabildiğini belirten Taş, insan beyninin çalışma biçiminin yapay zekâdan farklı olduğunu ifade etti. Beynin sürekli çalışmasının önemine de değinerek, “Beyin çalışarak dinleniyor, çalışmazsa köreliyor. Bu sebeple teknoloji insanın düşünme ve üretme kabiliyetinin yerine geçmemeli, aksine insanı düşünmeye ve üretmeye teşvik edecek şekilde kullanılması gerekir” dedi.

Yapay zekânın hayatı kolaylaştıran yönleri bulunduğunu belirten Prof. Dr. Taş, ”Yapay zekânın her işi insanın yerine yapması kişiyi tembelliğe itebilir. Yapay zekânın özellikle okullarda kullanımı, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) tarafından yapılan bir araştırmaya göre verimi düşürüyor, öğrencileri tembelliğe itiyor” dedi.

Yapay zekânın özellikle bilinen ve sınırları belirli konularda mevcut bilgileri ileri taşıma noktasında faydalı olabileceğini ifade eden Taş, “Yapay zekâ sınırlı bilgileri ileri taşıyabilir. Eğitim ve bilgi aktarımında yalnızca kuru bilgi değil, uygulama ve duygu da önem taşır, bunlara daha ziyade önem verilmeli” dedi.

“Yapay zekâda duygu ve vicdan yok”

Yapay zekânın insanın sahip olduğu duygu, vicdan ve muhakeme özelliklerinden farklı olduğuna dikkat çeken Taş, yapay zekânın ürettiği bilgilerin her zaman doğru kabul edilmemesi gerektiğini söyledi. “Yapay zekâda duygu yok, vicdan yok; yalan da söylüyor” ifadelerini kullanan Taş, yapay zekâ tarafından sunulan bilgilerin mutlaka filtrelerden geçirilmesi ve doğruluğunun kontrol edilmesi gerektiğini belirtti.

Yapay zekânın üretim süreçlerini hızlandırdığını ancak bunun her zaman müşteri veya insan odaklı bir gelişim anlamına gelmediğini ifade eden Taş, “Yapay zekâ üretimi büyüttü, müşteriyi değil” değerlendirmesinde bulundu.

Seminerde yapay zekânın insan ilişkileri üzerindeki muhtemel etkileri de ele alındı. İnsanların yapay zekâyı bir arkadaş veya sosyal çevrenin yerine koymasının sosyal ilişkiler açısından doğurabileceği sonuçlara dikkat çeken Prof. Dr. Taş, “Yapay zekâ ile arkadaşlık yapanlar arkadaşlarını kaybeder. Gerçek insan ilişkilerinin korunması gerek” dedi.

Seminerin son bölümünde katılımcıların sorularına geçildi. Dinleyiciler tarafından yöneltilen soruların cevaplandırıldığı seminerde yoğun katılım gözlenirken, yapay zekânın günlük hayat, gençlik, insan ilişkileri, eğitim ve toplum üzerindeki etkileri farklı yönleriyle ele alındı.

Hacı Yunus Taş Kimdir?

Profesör Dr. Hacı Yunus Taş, 1969 yılında Gaziantep’te doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Gaziantep’te tamamladı. Üniversite eğitimini Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü’nde tamamlayan Taş, daha sonra İstanbul Üniversitesi’nde çalışma ekonomisi alanında yüksek lisans ve doktora eğitimlerini gerçekleştirdi. Akademik yaşamı boyunca çalışma hayatı, istihdam, sosyal politika ve emek piyasaları üzerine çalışmalar yürütürken özellikle gençlerin çalışma hayatına katılımı, genç işsizliği, farklı kuşakların çalışma yaşamına bakışları ve teknolojik dönüşümün gençlerin gelecekteki çalışma hayatına etkileri üzerinde yoğunlaştı.

Uzun yıllardır akademik çalışmalarını Yalova Üniversitesi’nde sürdüren Prof. Dr. Hacı Yunus Taş, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri alanında profesör olarak görev yapmaktadır. Prof. Dr. Taş; gençlerin geleceğin çalışma hayatındaki konumunun yalnızca iş bulma sorunu üzerinden değil, eğitim, beceri, girişimcilik, teknolojiye uyum, çalışma beklentileri ve sosyal politikalar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği üzerine çalışmalar yürütmektedir. Bu yönüyle gençlerin çalışma hayatına geçişi, genç işsizliği, Z kuşağının beklentileri ve Endüstri 4.0’ın gençler üzerindeki muhtemel etkileri gibi konu başlıkları yer almaktadır. Evli ve iki çocuk babası olan Pof. Dr. Hacı Yunus Taş çalışmalarına halen Yalova Üniversitesinde devam etmektedir.

Okunma Sayısı: 185
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı