Okullardaki şiddet olaylarının eğitimdeki boşlukları gösterdiğine dikkat çeken Halide Keçeli, "Karşımızda bir yangın var. Hep birlikte o yangını söndürmek için dertlenmemiz gerekir” dedi.
Mehtap Yıldırım Yükselten-İstanbul
Sosyolog ve aile danışmanı Halide Keçeli, son dönemde yaşanan okul saldırıları hakkında sorularımızı cevapladı ve değerlendirmelerde bulundu.
Her kalpte bir yasakçı olmalı
* Yaşanan acı hadiseler neyin göstergesidir?
Her olayın kendine has sebepleri bulunsa da bu vakalar aynı zamanda çocukların manevî, ahlâkî ve duygusal eğitiminde yaşanan boşlukların bir göstergesidir. Bediüzzaman’ın, “İman her kalpte bir manevî yasakçı bırakır” tesbiti bu noktada son derece önemlidir. Kanun ve güvenlik görevlisi insanı dışarıdan denetler; iman ise kişi yalnızken dahi vicdanını harekete geçirir. Allah’a ve ahirete inanan insan, yaptığı kötülüğün hem başkasının hakkına tecavüz hem de İlahi huzurda sorumluluk olduğunu bilir. Bu sebeple maddî tedbirlerle birlikte çocuğun kalbine merhamet, sorumluluk, kul hakkı ve hesap verme bilinci de yerleştirilmelidir.
Çocuklar ne ister?
*Çocukların en önemli ihtiyacı nedir?
Bediüzzaman çocukların zayıflık ve güçsüzlükleri sebebiyle şefkat ve merhamete ihtiyaç duyduklarını ifade eder. Çocuk, “merhametkâr ve kudretli bir Hâlıkı” tanıdığında ruhen güven kazanır. Dünyanın korkutucu hadiseleri karşısında dayanabileceği bir “nokta-i istinad”, yardım isteyebileceği tükenmez bir “nokta-i istimdad” bulur. Dolayısıyla çocuğu yalnızca dış tehlikelerden korumak yetmez; korku, öfke, yalnızlık ve anlamsızlık karşısında onun iç dünyasını da güçlendirmek gerekir. Çocuğun görülmeye, dinlenmeye, ait olmaya ve hayatını anlamlı bulmaya ihtiyacı vardır.
Yangını hep birlikte söndürmeliyiz
Bediüzzaman çocuğun yalnızca “cesedini besleyip” aklını ve kalbini ihmal eden bir eğitim anlayışının gerçek şefkat olmadığını vurgular. Çocuğa yalnızca akademik başarı ve rekabet öğretilirken vicdan, merhamet, sabır ve sorumluluk öğretilmezse eğitim tek kanatlı kalır. Bir insanın yetişmesinde elbette öncelikle aile sorumludur. Fakat eğitimi sadece aile ve okula bırakmak da toplumsal olarak nemelazımcılığın bir göstergesidir. Karşımızda bir yangın var ve alevleri yükseliyor o halde hep birlikte o yangını söndürmek için dertlenmemiz gerekir.
Çocuğa sağlam bir dayanak gerek
* Okullardaki şiddet olaylarının son bulması ve çocukları korumak için neler yapılmalıdır?
Silaha erişim kesin biçimde engellenmeli, okulların ve okul çevrelerinin risk haritaları çıkarılmalı, tehditler ciddiyetle değerlendirilmelidir. Öğrencilerin zorbalık ve tehditleri korkmadan bildirebileceği güvenilir mekanizmalar kurulmalıdır. Çocuklara öfke kontrolü, empati, çatışma çözme, dijital ahlâk ve kul hakkı bilinci kazandırılmalıdır. Çocuğun iyi bir insan olabilmesi için yalnızca dünyevi bilgiyle donatılması yetmez. Çünkü çocuk hayatın sıkıntılarıyla karşılaşacak, kalbinde büyük arzular ve zihninde büyük sorular taşıyacaktır. Ona iman-ı billah ve iman-ı bilâhiret kazandırmak; sığınabileceği sağlam bir dayanak, ümit edebileceği sonsuz bir yardım kapısı göstermektir.