"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Dış güçlere âlet olmak” ve asıl “mandacılık”

Cevher İLHAN
26 Kasım 2021, Cuma
Ekonomik yıkımda dolar ve dövizin tarihi rekorunu kırmasıyla Cumhurbaşkanı’nın muhalefeti “dış mihrakların âleti olmak” ve “mandacılık”la ithamı dikkat çekici.

Siyasi iktidarın kontrolü kaybettiği vartada yaman çelişkili medyatik demagojilerle hâlâ “ekonominin iyi gittiği” ve “başarılı oldukları” algı operasyonları yapılırken daha önce “onların doları varsa!”  tepkisini veren Cumhurbaşkanı’nın “bize diz çöktürmeye çalışıyorlar” çıkışı çarpıcı.

Doğrusu “dış güçler” yakınması, AKP iktidarında içteki devlet ihalelerini bile dolara-euroya bağlayıp ekonominin dışa bağımlı hale getirilmesiyle “ecnebilerin parmak karıştırmalarına zemin hazırlayan” hegemonya ve tefrika operasyonlarına teşne hale getiriliyor.

Gerçekten, TL’nin kısa sürede değer kaybetmesi “dış güçler”in işi ise, Ankara’dakilerin Dünya Bankası’ndan 400 milyon dolarlık iki ayrı krediyi ve pandemide 1.5 milyar dolarlık desteği alması; onlarca milyar dolarlık ihaleleri dövize endeksleyip İngiltere’deki yabancı mahkemeleri yetkili kabul etmesi nedir? New York baronlarından, Londra tefecilerinden yüksek faizle borçlanması neyi nesidir?

TÜRKİYE “DOLARLA TERBİYE” KISKACINDA…

Doğrusu 2.5 milyar dolar ödediği, ancak S-400 füzelerinin ABD’nin “isteğiyle” hangarlarda bekletilmesi ve 1.4 milyar dolar ödenen altı adet F-35 savaş uçağının verilmeyip üretim programından çıkarılmasıyla Türkiye’nin uğradığı 4 milyar dolar zararla birlikte F-16 savaş uçaklarıyla yedek parçalarının temin edilememesi, ekonominin rehin alındığının açık göstergesi.

Aslında Cumhurbaşkanı’nın en son “Rusya'dan S-400 aldık. ABD ‘bunu geri iade edin’ diyor. Kendilerine ‘bize verdiniz de biz almadık mı?’ dedik. Yine F-35'lerde 1 milyar 400 milyon dolar ödeme yaptık, ama F-35'ler bize verilmedi…” hayıflanması bu gerçeğin teyidi.  

Bu arada Türkiye’ye 40 milyar ceza kesilmesi eşiğine gelen Halk Bank davası ile Türkiye’dekilere 800 milyon dolar rüşvet verdiğini ihbar edip Ankara’yı zora sokan itiraflarla serbest bırakılarak milyonlarca dolarlık evler almasına, at çiftliği kurmasına izin verilen Zarrap’ın kullanıldığı “dava”da da Türkiye “dolarla terbiye kıskacı”na alınmış, ifşa edilecek “gizli tutanaklar”la tehdit ediliyor. 

Trump’ın “ekonominizi mahvederim!” tehdit tweetleri, “akıllı ol, aptal olma!” tahkirli “mektubu” üzerine Cumhurbaşkanı’nın “Bu fakir bu görevde olduğu müddetçe o teröristi alamazsın!” dediği, casusluktan 35 yıl hapisle yargılanan Rahip Brunson’un apar topar cezaevinden çıkarılıp aynı gün Amerika’ya uçmasının sağlanması; keza “Gazeteci değil terörist, bu makamda olduğum sürece asla iâde edilmeyecek!” restini çektiği Alman vatandaşı Deniz Yücel’in Merkel’in telefonuyla alelacele hapisten çıkarılıp birkaç saat içinde Almanya’ya iâdesi de bu “kıskac”ın sonucu. 

“EKONOMİK MANDA” DURUMUNA DÜŞÜRÜLMÜŞ!

Bundandır ki “Amerika’nın hasımlarıyla yaptırımlar yoluyla mücadele (CAATSA)” kapsamında dayatılan “ağır ekonomik yaptırımlar”a yenileri ekleniyor. 

Yine Ege’de on sekiz adanın Yunan işgaline seyirci kalan Ankara’dakiler, emperyallerin oyununa gelerek Türkiye’yi Doğu Akdeniz’deki doğalgaz ve petrol arama ve sondajı çalışmalarından çekmiş. 

Türk askeri, Suriye’nin kuzeyinde Fırat’ın doğusunda BOP projesi ile ülkenin bölünüp parçalanması hesâbına “koridor devlet” kurma peşindeki PYD/YPG’yi her türlü silâh ve lojistik destekle silâhlandıran ABD ile ortak askeri devriye yapıyor. Fırat’ın batısında ABD ve küresel güçler adına “vekâlet savaşı”nda Suriye ordusuyla savaşan taşeron radikal örgütlerin cirit attığı “uçuşa yasaklı” bölgede Mehmetçik fevkalâde tehlikeli riske atılıyor.

Şu çarpıklığa bakın ki, ülkeyi emperyal ecnebilerin komplolarına teşne hale getirenler, “ekonomik İstiklâl Savaşı veriyoruz” diyorlar! TL’yi yerlerde süründürmekle Türkiye’yi “ecnebilerin projelerine teşne hale getirdiği” ikazını yapanlara “dış güçlerin âleti” isnadında bulunuyorlar!

Savurganlıkla ülke kaynaklarının tüketildiği, satılacak kaynağın kalmadığı, artık sıcak paranın gelmediği vartada “yolun sonu”nu gören iktidar, bu panikle muhalefeti “mandacılık”la suçluyor!

Bu bakımdan “dış güçlerin âleti olmak”, Türkiye’yi ham ve ara maddelerde dışa bağımlı hale getiren “ithal politikalar”ın inadına sürdürülmesiyle Bangladeş’ten ucuz işçilik cennetine çevrilmesi, asgari ücretin 250 doların altına indirilmesiyle Çin’in gerisine düşürülmesidir.

Asıl “mandacılık”, ufuksuz politikalarla doların 1 lira 80 kuruştan alıp 12.40’a katlanması vahametine yol açmaktır. Üç ay sonra telefonuna dönen Biden’le bir fotoğraf vermek için çırpınmaktır. Yabancı banka ve bankerlerden dolarla borç dilenip ülkeyi ağır borç altına sokmaktır. 

Ve asıl “mandacı”lar ise Türkiye’yi “ekonomik manda” durumuna düşürenlerdir…

Okunma Sayısı: 1128
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • H.ibrahim Karahan

    26.11.2021 02:46:09

    Allah razı olsun

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı