"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Helâlleşme” takdir görürken

Cevher İLHAN
30 Kasım 2021, Salı
Her ne kadar Cumhurbaşkanı “bozmak” olarak karalasa da “helâlleşme” konusu son günlerin önemli bir tartışması olarak devam ediyor.

Öncelikle “helâlleşme”yi gündeme getiren ana muhalefet liderinin defalarca “helâlleşme”nin “yüzleşmek” ve “barışabilmek” olduğunu ve asla “suç işleyenlerin cezânlandırılması, yolsuzluk, hısızlık, rüşvet, ihaleye fesad karıştırmanın, milletin malının hortumlanmasının, yağma ve talanın soruşturulmaması” ve haksızlık ve hukuksuzlukla milletin hakkını gasbın ve zulümlerin hesâbının sorulmaması” olmadığını izâh etse de özellikle bazı mahfillerde kasten çarpıtılmaya devam ediliyor.

Çarpıcı olan, sözde AKP karşıtı” olduklarını ileri süren bazı mahfillerin perde altında iflas eden “tek kişilik yönetim”in ikamesine yarayan suiistimal ve istismar eden yanıltmalarla bu saptırmaların başını çekmesi.

CİNÂYETLER ELBETTE CEZÂLANDIRILMALI…

650 bin kişi gözaltına alındığı, 1 milyon 683 bin vatandaşın fişlendiği, açılan 210 bin dâvâda 230 bin kişinin “yargılandığı”, 98 bin 404 kişinin “örgüt üyesi olmak”la suçlandığı; 73 kişiye “doğal ölüm” raporu verilirken 43 kişinin intihar ettiği, 14 kişinin “açlık grevi”nde, 16 kişinin “kaçarken”, 95 kişinin “çatışmada” öldüğü bildirilirken 7 bin kişiye idam cezası istenerek darbecilerin hukuktan bibehre “bir sağdan, bir soldan asacaksın!” sakimliğiyle 259 kişinin idamının Meclis’e gönderilip 50’sinin infaz edildiği; 171 kişinin işkenceden öldüğünün belgelendiği, 300 kişinin şüpheli bir şekilde öldüğü, cezaevlerinde 299 tutuklu-mahkûmun öldüğü, 23 bin 677 derneğin faaliyetinin durdurulduğu, 3 bin 854 öğretmenin, 120 öğretim üyesi ile 47 hâkimin işine son verildiği, 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendiği, 31 gazetecinin hapse konulduğu, 300 gazetecinin saldırıya uğrayıp üç gazetecinin silâhla öldürüldüğü, darbe dayatmalarına karşı çıkan Yeni Asya’nın 470 gün kapatılarak en ağır baskılara mâruz bırakıldığı; 14 bin kişinin vatandaşlıktan çıkarılıp 30 bininin yurtdışına kaçmak zorunda kaldığı 12 Eylül darbesinin hesâbı elbette sorulmalı.  

Keza yüz binlerce vatandaşı “irticacı” diye fişleyip psikolojik baskı ve işkenceye tabi tutan, evinde “heykel” ve “biblo” bulundurmayıp eşi başörtülü ya da namaz kılan devlet memurlarını, odasında ilâhî dinleyen yargıçları “irticaî karakter taşıyor” diye jurnalleyenler mutlaka yargı önüne çıkarılmalı. 

15 Temmuz Hadisesi’nin ardından 20 Temmuz’da dayatılan ve görünürde sona ermesine rağmen hâlâ devam ettirilen, hukuku geriye doğru işleten OHAL KHK’leriyle yüz binlerce vatandaşın “iltisak”-“irtibat”la, sahte ihbarlarla, istihbarat raporlarıyla, tek kelime ifâde ve savunmaları alınmadan bütün hakları gasp edilerek sorgusuz sualsiz kamudan ihracının, aralarında 17 bin kadın, 4 bin çocuk, bini bulan bebeğin bulunduğu 50 binden fazla insanın yargısız infazla yıllardır tutukluluklarının sürdürülmesinin, on binlerce iş yerinin kapısına kilit vurulmasının, yüzlerce vakıf ve derneğin, onlarca televizyon, gazete, haber ajansının yasaklanmasının da hesâbı verilmeli.

DEMOKRATİK BARIŞA ZEMİN HAZIRLAMA

Ne var ki 12 Eylül darbecilerinin hesâbı sorulmazken, AKP iktidarında “28 Şubat postmodern darbe”sine açıkça payanda olan iş dünyası ayağı sorgulanmak bir yana, yüz milyarlarca dolarlık kredilerle âdeta ödüllendirildi. 

Çarpıklığa bakınız ki, hukuku “siyasetin sopası” haline getiren, yargının bağımsızlık ve tarafsızlığını berhava eden ve milletin bütünlüğünü dinamitleyen tahriklere, linçlere, saldırılara seyirci kalan, hatta ateşleyip arka çıkan “iktidar cephesi” helâlleşme hamlesini itibarsız hale getirme peşinde.

Ama iktidarın bu tavrına rağmen bir yandan hesâplaşıp yüzleşirken, diğer yandan haksızlık ve hukuksuzluklarla geniş kesimlerde meydana gelen kırgınlıkları gidermeyi, yirmi yıldır her fırsatta ötekileştirme ve düşmanlaştırma tahrikleriyle meydana getirilen kamplaşma ve kutuplaşmayı izâle etmeyi hedef alan ve iç barışla demokratik barışçı ortama zemin hazırlayan çok ciddi ve erdemli müsbet bir adım olarak “helâlleşme”  kamuoyunda büyük takdir görüyor.

Okunma Sayısı: 1382
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Asım parlak

    30.11.2021 08:41:29

    Akp nın helalleşme diye bir derdi yokki 20 yıldır dır izlediği politikaların tamamı ayrıştırıcı kutuplaştırıcı ve ötekileştiricilik üzerine kurulmuştur kendilerine oy vermeyen millete politikalarının yanlış olduğunu tenkit eden muhalefete ağır hakaretler etmekte ellerinden gelse hayat Hakkı tanımayacaklar..İslam geleneğinden geldiklerini ve dini siyasete alet etmek te hiç bir beis görmeyen bu zihniyet bırakın dine hizmet etmeyeyi 20 yıllık iktidarları döneminde berbat icraatlarıyla İslam'a ayna olmak yerine perde olmuşlar zaten maneviyatı zayıf olan insanların dinden,imandan soğumalarına neden olmuşlardır bundandırki İnsanlarımızın maneviyatı hep geriye gitmiştir bir müslüman yöneticide olmaması gereken vasıfların (haram yememek,iftira etmemek,bölücülük yapmamak v,s) tepeden tırnağa akp lilerde bulunmasından dolayı İslami değerleden uzaklaşmışlardır bütün bunlara sebep olan akp bugün de helalleşme kavramıyla dalga geçmek te ve ne kadar pişkinleştiğini göstermektedir .

  • Mehmet

    30.11.2021 08:27:53

    Bu günkü khk zulmü 12 eylül ve 28 şubat zulmünü de geçti.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı