"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sahte siyasî saptırmalarla...

Cevher İLHAN
14 Nisan 2026, Salı
Yürütme, yasama ve yargıda “partili Cumhurbaşkanı”nın hükmettiği, Saray danışmalarının ikrarıyla “tek kişilik hükûmet”te tam bir çöküş yaşanıyor.

“Demokratikleşme” nutuklarının aksine demokrasinden daha da uzaklaşıp otoriterleşen, onca iddialı “yargı paketleri”ne rağmen hukukun “siyasetin sopası” haline getirildiği “ucûbe otoriter rejim”de ekonomiden dış politikaya her alandaki yıkım karambola getiriliyor.

Hesap veremeyen Saray iktidarında sürekli “düşman” icâdıyla siyasî kutuplaştırma tahrikli çatışmalarla siyaset zehirlendiriliyor. Politik rant hesapları uğruna toplum “cepheleştiriliyor.”

33 MİYON VATANDAŞIN İRÂDESİ GASBEDİLİYOR…

Ülkenin petrolde yüzde 89, doğalgazda yüzde 96 dışa bağımlı olmasına karşı önce “Gabar’da petrol fışkıracak!”, “Karadeniz’de gaz bulundu!” benzeri “müjdeler”le, algı operasyonlarıyla uzun süre kamuoyu oyalandı.

Bütün bunların fos çıkması üzerine muhalefet belediyelerine operasyonlar devreye sokuldu. Bu arada ortaya atılan “terörsüz Türkiye” sloganıyla “terör örgütünün silah bırakması” perdesinde âlây-ı vâlâ ile propaganda edilen “süreç”te başarısızlıkla çakılma sinyallerine karşı yeniden 19 Mart operasyonlarına dönüldü.

Haklarında Anayasa Mahkemesi’nin, AİHM’nin defalarca “hak ihlâli”yle “derhal tahliye kararları”nı bildirdiği seçilmiş siyasetçilerin hukuksuz tutuklulukları sürdürülürken, “süreç komisyonu”nda koşulan “kayyım atamaları”na, belediyeleri işgale son verilmesi sözde kaldı.

Özellikle İBB ve muhalefet belediyeleri davalarında, şantajlarla “etkin pişmanlık”tan yararlandırılarak “itirafçı” durumuna düşürülen ve “bazen yalan söyleyebiliriz” diyen sanıkların, duruşmalarda ifadelerini değiştirmeleri, iftiralarından vazgeçmeleri üzerine yanıltmalı “yeni tertipler”e başvuruluyor.

Belediye başkanlarının, her operasyonda onlarca - yüzlerce çalışanın derdest edilip hapse atılmasıyla kalınmıyor, “kayyım” atamalarıyla yetinilmiyor; belediye meclisi üyeleri ya tutuklanmaları ya da iktidar partisine geçmeleriyle, yüz binlerce oy farkıyla seçilmiş belediye başkanlarının yerine “yandaşlar” getiriliyor!

Yargısız infazla siyasî rakiplerini tutuklattığı operasyonlar tam gaz sürdürülüyor. Seçilmiş il-ilçe-büyükşehir belediye başkanlarıyla kadrolarının tutuklanmasıyla 33 milyon vatandaşın, Türkiye’nin üçte ikisinin irâdesi gasbediliyor.

“İKTİDAR PARTİSİNE TRANSFER” TEHDİTLERİYLE…

Hukukun temel kurallarının başında gelen “yargılanmadan herkesin mâsum olduğu”, “suçun şahsiliği” ve “suç ve cezada eşitlik” gibi adâletin esasını oluşturan prensipler hiçe sayılıyor. Bu yüzden Türkiye “demokrasi endeksi”nde “kötü demokrasi”lerden “otoriter demokrasiler” arasına, “hukukun üstünlüğü”nde 118. sıraya geriliyor. 

Ve iktidar belediyelerinde yolsuzluğa, hırsızlığa, rüşvete, kamu malını yandaşlara peşkeşe, irtikâba, ihaleye fesad karıştırmaya dair yüzlerce dosyanın savcılıklarda, İçişleri Bakanlığı’nda sümen altı edilerek bir teki dahi soruşturulmazken, muhalefet belediyelerine çoğu “demişlerdi”, “duymuştum”, “sanmıştım”, “düşünüyordum” isnatlarıyla “çifte standartlı yargılama” çarpıklığı her haliyle sırıtıyor.  

Sözkonusu operasyonların ve yargılamaların, terörist başı üzerinden DEM’i “cumhur ittifakı”na devşirme maksatlı “süreç” gibi Cumhurbaşkanı’nın “ömür boyu iktidar koltuğunda kalma” hesaplı “kumpaslar” gün geçtikçe açığa çıkıyor.

Belli ki “iktidar bloğu”, “bir-iki sene içeride tutalım, belki birileri sırf cezaevinden kurtulmak için ithamları kabul ederler” tezgâhıyla yeni oyunlar peşinde. Bundandır ki aylardır ağır baskılara, “iktidar partisine transfer” tehditlerine direnen belediye başkanlarıyla bürokratlarının sabahın köründe baskınlarla “gözaltı işkencesi”ne tabi tutulup tutuklanıyor.

Özetle, kamuoyu araştırmalarıyla demokrasi ve hukuk dışı çarpıklıkların millet nezdinde inandırıcılığının olmaması karşısında iktidar mahfilleri şaşkına dönüp bocalıyor.

Muhalefetin “ara seçim” - “erken seçim” çağrılarına, Cumhurbaşkanıyla iktidar sözcülerinin “gündemimizde yok” telâşlı çıkışları, “gereğini yapmakla görevli ‘iktidara iliştirilmiş yandaş medya yorumcuları”nın canhıraş uyduruk propagandalarla sahte siyasî saptırmaları bundan.

“Belki tutar” beklentisiyle…

Okunma Sayısı: 847
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Savaş

    14.04.2026 23:03:03

    Cezaları amellerinin cinsinden olacak. Kul zulüm eder. Kader adalet eder. Sünnetullah değişmez. Kaderin fetvasını beklesinler. Aldatan bizden değildir.

  • Ömer

    14.04.2026 14:05:09

    Özetle, kamuoyu araştırmalarıyla demokrasi ve hukuk dışı çarpıklıkların millet nezdinde inandırıcılığının olmaması karşısında iktidar mahfilleri şaşkına dönüp bocalıyor.Öyle böyle sandık geliyor. Kaleminize sağlık tebrikler 👏👏👏🌅

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı